Şarkı Türkistan Tarihi

Yazan : M.Emin BUĞRA
Çeviri : Gökbayrak

Karahan Yusuf Kadirhan İle Sultan Mahmut Arasındaki Anlaşma

Yukarıdaki dile getirilen savaştan sonra , Sultan Mahmut Yusuf Kadirhan’in yine bir hücumunun akıbetinden gayet korkup , Karahan Yusuf Kadirhan'a , Ali İlkhan'a ve Tuğan İlkhan'a ayrı ayrı mektup yazarak elçiler göndermiş ve onlarla sulh edip , barış talebinde bulunmuştur .Yusuf Kadirhan bunu reddetse bile o savaşa göre sulhu çok severdi . Ali İlkhan ise savaş taraftarı idi . Tuğan İlkhan Sultan Mahmut'un teklifini kabul edip kendi arasında bir karara geldi ve hicri 400 – ( miladi 1009 - ) senesinde Sultan Mahmut'a direk elçi gönderip , onunla temasa geçti . Yusuf Kadirhan önceki savaşta Karahanların mağlup olmasına neden olduğundan dolayı Tuğan İlkhandan çok üzülmüştü. Bu defa onun bağımsız bir hükümdar gibi kendi başına iş yapıp Sultan Mahmut ile birleşmesine daha da kızarak onun cezasını vermek amacıyla büyük kardeşi Ali İlkhan'i hicri 401 senesinin kış ayında Semerkant'tan Balasağun'a yolladı .
Hava çok soğuk ve kar yağdığından dolayı , Ali Tekin Özkent'ten geçemedi durdu . Bu yürüyüşten haberdar olan Sultan Mahmut hemen Yusuf Kadirhan'a elçi gönderip , onun için geçerli olan uygun şartlar esasında sulh etmeyi teklif etti ve Tuğanhan'ın hatasını affetmesini istedi . Yusuf Kadirhan bu xertleri kendine faydali ve uygun gorup kabul etti. Ali İlkhan Tekin'e Semerkant'e dönmesini emretti ve kendisi de Özkent'ten Samerkent'e döndü . Ondan sonra , Yusuf Kadirhan ve Sultan Mahmut arasında , hem de onlardan sonraki evlatları arasında da bu dostluk ilişkisi devam etti .
Tuğan İlkhan ve Kıtan Savaşı
Hicri 408 (miladi 1018) senesinde Kıtan denilen bir Türk Kabilesi ( bunlar hakkında ilgili bölümde detaylı konuşulacaktır ) 100 bin atlı orduyla Altay dağlarını aşarak Doğu Türkistan'a hücum etti . " İki Oğuz " ( şuandaki Altay vilayeti ) ve İmil gibi yerleri işgal edip İli'ye doğru ilerleyip İli nehrine yaklaştı . Tuğan İlkhan o günlerde ağır hasta olduğundan dolayı Kıtanların yolunu kesmek üzere yollanan askerlerinin mağlubiyetini duyunca çok merak etmiş ve Tanrı'ya ağlayıp kendine şifa dilemişti . Bir gece Tuğanhan şifa bulup kısa bir zamanda kendine geldi . Karahan’dan ve başka taraflardan Balasağun'a yapılan yardımlarla gücünü arttırarak Kıtanların üzerine yürüyüş yaptı ve onların çok sayıdaki askerini öldürerek , kaçanların arkasından kovalayarak İmil'e geldi ve 10 binden fazla Kıtan askerini esir aldı . Kalanlarını püskürtüp Altay dağlarından geçirerek geri döndü . Bu defadaki savaşta sayısız hayvanın ganimet alındığı rivayet ediliyor .
Bu galibiyetten sora az vakit geçerkende Tuğanhan vefat etti . Onun yerine ise küçük kardeşi Arslanhan kuzey Türkistan'a İlkhan oldu . Bu kişiyi Arap tarihçileri " Arslan El Asim " diye yazıyor . Bir rivayette ise o Kıtan savaşı şu Arslanhan zamanında yapılmış denilir . Lakin , tarihçilerin çoğu dile getirilen o rivayeti tasdik ediyor . Bu mağlubiyetten sonra Kıtan devleti Karahan’lara vergi ödeme şartıyla tabii olmuşlardır.

Terim " İlkhan " Hakkınde
Çoğu zamanlarda İslam tarih kitaplarında Karahanlar devleti " İlkhanlar devleti " diye adlandırılarak " ayni zamanda en önemli ve güçlü İslam devleti " diye tarif edilir . İlkhanlarla ilgili olaylar bazen çok açıkça beyan edilse bile , bazen çok belirsiz bir halde konuşulur . Lakin İlkhan’ların ünvanının ne olduğunu , bu ünvanla adlandırılan zatların kim olduğunu , onların birkaç merkezlerden hükumranlık ettiklerini , çeşitli zamanlarda geçmiş birkaç zatın aslinde bir kişi mi yoksa başka başka kişilermi olduğunu ve bir devlet hanedan müessesesi olduğunu İslam tarihçilerinin çoğu bilmezler . Dolayısıyla bir çok yerde bu hususta ağır şüphe yaratır . Aşağıda o tarihçilerin dediklerinden nakil ederek , onların arasındaki bir birine benzemez tarafları gösterdikten sonra , kendi inceleme sonuçlarımı ortaya koyacağım .
" İlkhan hicri 407 – ( miladiye 1016 - ) senesinde Mavera unnehir'in bazı mantıklarında hükmediyordu .( Beyhekı , sayfa 744 )
" İlkhan hicri 408 – ( miladiye 1016 ) senesinde vefat etti , ( unbi , sayfa 291)
" İlkhan hicri 407 – senesine kadar yaşıyordu " , ( mosyu saçio , Harezim tarihi , 2- kısım , sayfa 120 )
" İlkhan " denilen bu kelime , Türkistan hakanı tarafından Semerkant ve Buhara'ya vali olan kişinin lakabı idi . bazı kişiler şüphelenmiş gibi İlkhan Hakan değildir . ( revze tussefa , sayfa 777 )
Revze yussanın yine bir yerinde " tarihlerde meşhur olan İlkhan'ın ismi Ali Tekin idi" , diye yazılmıştır .
Stanlıy Linpol " İslam hükümdarlarının şeceresi " adlı eserinin " İlkhanlar Devleti " denilen bir bölümünde Karahanlar'ı batı İlkhanlar'ı ve kuzey İlkhanlar'ı bir birinden ayırt etmeden onları tek bir olarak adlandırıp ) , onların adlarını , tahta çıkan ve vefat eden tarihlerini yazmıştır . Bu yerde aynı zamanda birkaç İlkhanların var olduğunu görebiliriz .
" Ali Tekin Buhara'ya hükümdar olan İlkhanlar ' dan idi . O Tuğan Han'ın küçük kardeşi , Buğrahan'ın yeğeni ve Sultan Mahmut Gaznevi hem de Karahan Yusuf Kadırhan'ınların zamandaşı idi . " (Bıritaniye İslam Kamusu , sayfa 297 )
" Ali Tekin , Kadirhan'ın dedesinin yeğeni idi " . ( Mecmua Ensaf , sayfa 297 )
" Hicri 462 senesinde Sultan Mesud'un huzuruna İlkhan'9n elçisi geldi . Ben ( Beyhekı ) o toplantıda hazır idim . Sultan Mesud elçiden : " Kardeşim İlkhan'ın durumu nasıl ? " diye sordu .Bu İlkhan Mesut Alinin oğluydu . " ( Beyheki , sayfa 431)
" Ali Tekin Buharayı'nın küçük kardeşi Tuğanhan , Kadirhan ile İlkhan'ın tahtını ele geçirmek üzere boğuşarak hicri 414 senesinde bir biriyle savaştı . Savaşta Tuğanhan yenerek İlkhan'ın başkentini ele geçirdi . " ( Beyheki , sayfa 655 )
İlkhan hicri 403 senesinde öldü . Onun yerine küçük kardeşi Ahmet Tuğanhan geçti . Ahmet Tuğanhan hicri 408 senesinde vefat etti . Onun yerine ise küçük kardeşi Ebu Mansur Arslanhan geçti ve kızını Sultan Mahmut'un oğlu Mesut ile evlendirdi . Oda hicri 414 senesinde vefat etti . Kadirhan ile Ali Tekin Buharayinin küçük kardeşi Tuğanhan onun tahtını ele geçirmek üzere savaştı . Savaşta Tuğanhanı yenerek , merhum Arslanhan'ın başkenti Balasağun'u ele geçirdi . " ( İbnulesir , 2 – kısım , sayfa 210 )
Unbi de kendi eserinin 293 – 294 – sayfalarında İbnulesir gibi zikrediyor . İşte bunlar eski ve şimdiki zaman İslam tarihlerindeki kişiyi şüphelendirici bazı beyanlardır . Yine birkaç İslam tarihlerinde " İlkhan " kelimesi bir Türk Şahının adı olarak kullanılmaktadır ve bunlara ait olaylar gayet tutarsız ve güvenilmez bir halde beyan edilmektedir . O yüzden , o kitaplardaki beyanları burada yazmayı istemedik .
Yukarıda adı geçen tarihçilerin şüphe yaratıcı bu beyanları ise onların , Karahanlar'ın devlet yapısı , mahiyeti ve devlet teşkilatı hakkında mükemmel bilgileri olmadığından dolayı meydana gelmiştir . Çünkü , onların çoğu Türkistan'ın asıl hükümdarlarının Kaşgar'daki " Karahanlar " olduğunu , onların hükümet şeklindeki kendilerine has özellikleri ve " İlkhan " ünvanlı kişilerin mezkur Karahan tarafından memleketin kuzey ve batı kısmına tayin edilerek gelen genel valileri olduğunu bilmezler . Karahanlar devletinin devlet teşkilatına uygun İlkhanlar olağan hukuk ve yeteneğe sahip olan valileri olduğunu bilmediğinden dolayı , onları bağımsız bir hükümdar diye şüphelenmiştir . Ben bu hususta uzun müddet inceleme – araştırma yaparak , bu hatayı düzeltmek için azda olsa gerçek mahiyeti bilmeye muvaffak oldum . Bunları muhterem okuyuculara aşağıda kısaca ortaya koymak , söylemek istiyorum .
Karahanlar devleti güçlenip , zemin alanı genişlendikten sonra iki yerde merkez kuruldu . Bunlardan biri asıl başkenti Kaşğar şehri idi ve Karahan çoğu zaman burada kalarak , altı şehir hanlıklarını direk kendi yönetiyordu . yine bir merkezi ise Balasağun idi . Orada Karahan hanedanından bir Tekin Karahan'ın (naibi) yani yardımcısı olarak , genel valilik sıfatıyla Tanrı dağının kuzeyindeki Türk hanlıklarını yönetiyordu . Bunlar " İlkhan " diye adlandırılırdı .

Not: AÇIKLAMA
(yukarıda soru işaretli yerin açıklamasıdır(Bazı tarihçilere göre ‘’Kıtan’Kıtay’’Çin diye isimlerde olup telafuzu değişerek zamanımıza gelen ve şu anda ( Çin) sözcüğü olarak kullanımı geçerli olmuştur.’’ Kıtan,Kıtay,yada Çinlar ve Hunlar toplumundaki gayri Türkler Katagorisinde gösterilir.

  • 1811 defa okundu.