1911-1915 YILLARI ARASINDA DOĞU TÜRKİSTAN AYAKLANMALARI (7)

İLYAS KARA
Mimarsinan Üni.Yük.Lis.Ögr.
İstanbul Şehremini Lis.Tarih Öğret.

Osman Batur ve Mücadelesi
Altay Kazakları’ndan İslam Bey’in oğlu olan Osman İSLAM 1899’da doğdu. Bozkırın sert ve acımasız şartları Osman’ı çok kısa bir sürede usta bir binici ve avcı yaptı. 12 yaşında Kazakların efsanevi kahramanı Böke BATUR’la tanışması Osman’ın hayatının dönüm noktası oldu(130). Böke Batur, Osman’daki yeteneğini gördüğünden, ona çete savaşlarının bütün inceliklerini öğretti. Osman’ı çok iyi bir silahşör olarak yetiştiren Böke Batur O’na müthiş bir Çin düşmanlığı ve nefretini de aşıladı(131). Osman henüz 15 yaşına geldiğinde Böke Batur’u kaybetti. Çinliler’e yenilen Böke Batur Türkiye’ye gelmeye çalışırken Tibet’te yakalandı ve idam edildi.
Osman Batur bundan sonra Böke Batur sonra Böke Batur’un vasiyetine uyararak O’nun ve kendi askerlerini birleştirerek Çin’e karşı harekete geçti. 1,85 boyunda, kalın yapılı, esmer, gözleri kısık, az konuşan bir komutandı. Hızırbek Gayretullah, Osman Batur’un idealinin Cengiz Han çağındaki gibi bütün Türk Yurdu’nun Çin ve Rus’tan temizlenmesi olduğunu(132) ifade etmektedir.
Osman Batur Çinliler’in ve Ruslar’ın hiçbir barış teklifini kabul etmedi. Çünkü sözlerinde durmuyorlardı. Osman Batur’un bu savaşta bir vardı. O da Sovyetlerin II. Dünya harbine yoğunlaşması ve Doğu Türkistan’la ilgilenememesiydi. Rusların hiçbir barış teklifini kabul etmeyen Osman Batur bütün çabalarına rağmen Rusların Altay bölgesindeki volfram ve altın ocaklarını işletmelerine engel olamadı. II. Dünya Savaşı bitince serbest kalan Rusya, bütün ağırlığını Doğu Türkistan’a vermeye başladı. Nitekim 1947 yılının başlarında Rusya ve Moğolistan hava kuvvetleri Osman Batur’un ayaklandığı bölgeleri hava bombardımanına tuttu(133). Zorda kalan Osman Batur da ilk kez Çin’den yardım istedi Urumçi Çin Hükümeti Osman Batur’un Mayıs 1947’de Ruslar’ı Altay, İli ve Targabatay bölgelerinden atmak için istediği silah
1951-1955 ARASI DOĞU TÜRKİSTAN OLAYLARI
Doğu Türkistan 1951 yılından itibaren de Rusya ve Çinlilerin zulmüne maruz kalmaya devam etti. Türkler bu dönemde her türlü olumsuzluklara rağmen yine direndiler ve kahramanlar çıkardılar. Bunları burada kısaca zikretmekte fayda mülahaza ediyoruz.
A- ORAZ BAY ÇETESİ
Oraz bay, Kutubi, Kazak aşiretlerinin lideri, aydın bir kişi idi. Çin'nin Doğu Türkistan’ı işgaline asla tahammül edemiyordu. Bu amaçla İli, Çöğeçek, Altay mıntıkasını kontrol altına alıp Çin kuvvetlerine sık sık hücum ederek dehşet saçıyordu. Ruslar’ın devreye girmesi Oraz Bay’ın sonu oldu. Ruslar’ın takibi sonucu çetesini kaybetti. Ve 21 Mart 1951’de yakalandı. Üç gün sonra da Urumçi’de 24 adamı ile beraber idam edildi.
B- RAHMANOĞLU ÇETESİ
Arif Rahmanoğlu İli isyanına subay olarak iştirak etmiş değerli ve yiğit bir askerdi. Komünizme tam anlamıyla düşman olan Rahmanoğlu 100 kadar adamı ile Ruslara ve Çin’e isyan etti. Gulca şehrine kadar giren ve buradaki garnizonu basıp hükümet askerlerini öldüren Rahmanoğlu, Osman Batur ile temasa geçti. Ama 1951 Haziran’ının başındayken yakalandı ve 22 Haziran’da 80 arkadaşı ile beraber idam edildi.
C- ŞARKİ TÜRKİSTAN PARTİZANLARI

Bu teşkilat, Kuça gençlerinden Muhammet Niyazi’nin başkanlığında kuruldu. Kaşgar’da 6 kez ayaklanma çıkardılar. Yeni Hisar ve Urumçi’de de Çin’in kabusu oldular. Bu teşkilatın mensubu diye tam 13.56, kişi yakalandı; ama Muhammet Niyazi asla ele geçirilemedi.
Yine bu dönemde 1000 adamı ile dağa çıkıp Çin garnizonlarına ve askeri birliklerine baskınlar veren Ali bey ve 300 kişilik kuvveti ile Çin’i uzun müddet uğraştıran Hüseyin Teyci de önemli yer tutmaktadır.
Ayrıca Urumçi radyosunun verdiği habere göre bölgede 1949-1951 yılları arasında 66 muhabere, 222 suikast vuku bulmuş, 30 teşkilat ortaya çıkarılmıştır. Urumçi valisi Seyfettin Azizi de 1955’in 26 Temmuz2un da yaptığı bir konuşmada 1954 yılında Hoten’de bir ihtilal teşebbüsünde bulunulduğunu belirtmektedir.
SONUÇ
Doğu Türkistan köklü bir tarih ve kültür birikimine sahip bir coğrafya ve Türklüğün anayurdudur. Mete Han’dan günümüze dek uzanan süreçte hep sıcak olaylara ev sahipliği yapmıştır. Bu mücadelede taraflar doğal olarak, Türkler ve Çinlilerdir. Bu mücadeleye daha sonra Sovyet Rusya da iştirak edecektir. Doğu Türkistan özellikle son 250 yılda büyük olaylara ve çatışmalara sahne olmuştur.
1750’li yıllardan itibaren Çin’in baskısını üzerinde hisseden bölge, Yakup Han’ın ölümüyle iyice Çin boyunduruğuna girmiştir. B,r müddet Çin’in baskısı ve ekonomik sömürüsüne maruz kalan bölge halkı 1911 yılından itibaren açıkça isyan bayrağını çekmiş ve ayaklanmıştır. Gerçi daha önceki tarihlerde de ayaklanmalar vuku bulmuş ama hiç biri 1911-1955 yılları arasındaki kadar şiddetli olmamıştır. Özellikle 1931 yılı Kumul isyanından sonra iyice alevlenen çatışmalar 1951 yılında Osman Batur’un öldürülüşüne kadar bütün hızıyla devam etmiştir.
İşte bu çalışmamızın 1911-1955 yıllarını ele aldık. Çin’in ve Sovyetler Birliği’nin nasıl insan haklarını ve uluslar arası hukuku hiçe sayarak bir bölgeyi işgal ettiğini, ekonomik olarak nasıl sömürdüğünü ve insanlık dışı nasıl zulümlerde bulunduklarını göstermeye çalıştık.

130 Gayretullah, Osman Batur, Sh, 4.
131 Gayretullah, Altaylarda Kanlı Günler, Sh, 102.
132 Gayretullah, Altaylarda Kanlı Günler, Sh, 103.
133 Hayit, age, Sh, 329.

  • 1761 defa okundu.