Emrullah Efendigil
 
4-ŞENG Sİ-SAY VE RUS MEZALİMİ:
Doğu Türkistan'daki bu hareket esnasında Çinli idareciler birbirlerine düşmüşlerdi. Öte yandan Sovyet Rusya'da bu karışıklıktan istifade ederek Doğu Türkistan'ı ele geçirmek istemekte idi. Ruslar bu gayelerine ulaşmak için muhteris bir genelge olan ve Çin merkezi hükümeti ile arası açık bulunan Şenğ Şi-Say'ın Doğu Türkistan'a askeri genel vali olması için desteklediler. Gönderdikleri büyük çapta takviye kuvvetleri ile Doğu Türkistan Cumhuriyeti kuvvetlerini mağlup ederek Türkleri kalleşçe arkadan hançerlediler ve General Şenğ'in Doğu Türkistan'a hakim olmasını temin ettiler. Milli hükümetimizi dağıttılar. Bu suretle ana yurdumuz üzerinde birtakım menfaatler temin ettiler. Doğu Türkistan'ın bir çok idari ve mülki kadrolarına kendi ajanlarını yerleştirdiler. 1935 te G.P.U (Rus Gizli Polis Teşkilatı)nın bir benzeri olan siyasi polis teşkilatını kurdular. Rusya’nın gönderdikleri elemanlar vasıtası ile Türkistanlılara uygulanmak üzere Çinlilere masum insanları nasıl suçlayıp cezalandıracaklarını öğrettiler.

Bundan sonra Rus kuklası General Şenğ, 1937 den itibaren 300.000 den fazla insanı tevkif ettirdi. Hoca Niyazi Hacı, Sabit Damolla, Şerifhan Töre başta olmak üzere 100.000 den fazla Türk'ü 28 çeşit öldürme usulü ile şehit etti. Tevkif edilen kardeşlerimize 125 çeşit işkence metodu uyguladı. Her kazada (İlçede) mahkumlar için özel surette 500 er kişilik hapishaneler inşa ettirdi. Bu korkunç mezalim kasırgası 1943yılına kadar Doğu Türkistan'ı kan ve ölüme boğdu. Rusların himayesi sayesinde Doğu Türkistan'da keyfi idaresini sürdüren ve Milliyetçi Çin ile irtibatını tamamen kesen General Şenğ-Şi-Say 1943 yılında Almanların, Rusya'da ilerlemesi ve dahildeki milliyetçilik hareketlerinin gelişmesinden endişe ederek, Milliyetçi Çin'e yaklaşmaya mecbur kaldı. Rusları çok feci bir şekilde Doğu Türkistan'dan kovdu. Neticede Milliyetçi Çin hükümeti, Şenğ Şi Say'ı umumi valilikten azlederek yerine daha beter birini Cunğ-Şınğ'i tayin etti. 

5-MİLLİYETÇİ ÇİN DEVRİ: Yeni askeri vali Doğu Türkistanlıların milliyetlerini unutturmak onları Çinlileştirmek ve Doğu Türkistan'a Çinli göçmenler getirip yerleştirmek suretiyle imha politikası takip etmeye başlayınca milli ve manevi değerlerini her şeyden üstün tutan Doğu Türkistanlılar galeyana geldiler. Halk tarafından oldukça sevilen Milliyetçi bir din âlimi olan Alihan Töre öteden beri İli halkını istiklal mücadelesine hazırlıyordu. Bu arada Şenğ Şi Say'ın kendilerini Doğu Türkistan’dan kovmuş olmasından ve buranın nimetlerini sömürmekten mahrum bırakıldığı için Ruslar da Doğu Türkistanlıların ayaklanmasını arzu ediyorlardı. 

Ancak Ruslar istiklal hareketini kendi lehlerine çevirmek niyetinde idi. Zaten 1933 deki kalleş tutumlarının 1943 e kadar yürüttükleri imha politikasını fecaatini tüyleri ürpererek hatırlayan Türkistanlılar ve Liderleri Rusların kalleşliğinden endişeli idiler. Neticede 21.9.1944'de İli'de Alihan Töre mücadele bayrağını açtı.1940'dan beri mücadelesine devam etmekte olan Osman BATUR da bu harekete katıldı. İli, Altay ve Tarbagatay vilayetleri düşmandan kurtarıldı. 10 Kasım1944'de bağımsızlık ilan edildi. Alihan Töre Cumhurbaşkanı seçildi. Çinliler dehşet ve korku içinde paniğe kapıldılar. Doğu Türkistan'ın tamamen kurtulmasına ramak kalmıştı. Fakat Ruslar Doğu Türkistan'ın bağımsızlığını kendileri için tehlikeli görüyorlardı.

Neticede Milliyetçi Çin Hükümeti ile işbirliği yapıp Doğu Türkistan'daki Milli Mücahitlerin hareketlerini akamete uğrattılar. 2 OCAK ve 15 HAZİRAN 1946'da imzalan anlaşmalarla Doğu Türkistanlılar kısmi bir muhtariyet kazandılarsa da Rus ihaneti yüzünden kafi ve tam bir bağımsızlık sağlayamadılar. Teşekkül ettirilen karma hükümete Alihan Töre, Mehmet Emin BUĞRA, İsa Yusuf ALPTEKİN, Osman BATUR, Canımhan Hacı gibi şahsiyetlerde katıldılar. Fakat bir müddet sonra Ruslar Ali Han Töre'yi kaçırdılar. Doğu Türkistan'da Ruslar, Çinliler ve Türk'ler arasında çetin çekişmeler, propagandalar ve nümayişler başladı. Neticede 19.05.1947 de Doğu Türkistan'ın Çinli hükümet reisi yerine Türkiye'de tahsil görmüş koyu bir Milliyetçi olan Dr. Mesut Sabri Baykuzu'yu Çinli sekreter yerine de İsa Yusuf ALPTEKİN'İ Hükümet Genel Sekreterliğine getirmek zorunda kaldılar.

Bu sırada Çin'de Mao Ze Dunğ liderliğindeki Çin komünistleriyle Milliyetçi Çin kuvvetleri çarpışmak da idi. İkinci Cihan Harbi esnasında Çin'deki iç savaştan galip olarak çıkan Komünist Çin güçleri Doğu Türkistan'ı işgal ettiler.

  • 1412 defa okundu.