YENİ ŞAFAK
 
Nihayet Lin-Yutang ile tanışmayı başardım. Kitaplarından bir kaçını büyük ilgi ile okumuştum. Ömrümde rastladığım bu en akıllı Çinli'den vatanı üzerine son görüşlerini öğrenmek istiyordum. Lin-Yutang açık ve samimi bir insan. Sorularıma bir giriş, bir önsöz yapmadan karşılık verdi. Çin, milleti, dedi, dünyanın en tehlikeli milletidir. Onun için yeryüzüne hakim olması mukadderdir. Asırlar boyunca muazzam imparatorluğunun sınırlarına kapanıp kaldı, çünkü gen kalan yerlerin önemi olabileceğine inanmıyordu Fakat Avrupalılar, sonra da Japonlar onun gözlerini, kulaklarının cezasını çekecektir. Bir asırdan beri Çinliler intikam saatini bekliyor ve intikamlarını alacaklar. 1900'da de komünist oldu. Gerçekte Çinliler ne muhafazakâr, ne demokrat, ne de komünisttirler Sadece Çinlidirler yani, politik ideolojilerden ziyade biolojik zorunluluklarla dünyada yaşamak ve kalmak isteyen, çoğalan, yayılan bir başka cins insanlardır. 

Çin Milleti, başında kim olursa olsun kendi kendine eşit ve ölümsüzdür. Ne Tatarlar, ne Japonlar, ne Amerikalılar, ne de Ruslar onu değiştirmeyi başarabilmişlerdir ve başaramayacaklar da. O kalın, inatçı bir dev ahtapot gibi yayılır, çoğalır, hiç bir yabancı kuvvet kendisine zarar veremez. Onu istilalar sindiremedi, kaybettiği savaşlarda yenik çıkmadı, kıtlıklar parçalayamadı, salgın hastalıklar eritemedi, Afyon sersem edemedi, ayaklanmalar sarsamadı. Hiç bir millet boyunduruk altına almayı veya sınır çizmeği düşünemez Çin Milleti amacına ulaşmak için zaman, zaman yalan veya kuvvet kullanmasını bilen mahir ve gaddar, tüccar ve dolandırıcı, haydut ve cellat bir millettir.

Onun     için   dünya  hâkimi olacaktır. Çünkü öteki milletler saf ve ondan iyidirler Çin maksadına ulaşmak için gerektiği kadar bekleyecektir, gelecek onundur. Yarım asırdan fazla oluyor, İmparator Guillaume II "Sarı Tehlike" den bahsettiği zaman ömründeki en büyük dehâ pırıltısını çaktırmıştır. O zaman bu şom ağızlı haşmetli kuşla alay etmişlerdi, amma tarih onu haklı çıkarmağa hazırlanıyor. 

Çinli'ler dünyanın her tarafında, Asya'nın hemen her köşesine, Malezya'ya, Endonezya'ya öncüler göndermekle işe başladılar. San Fransisco'da, New- York'ta Londra ve Paris'te koskoca Çin mahalleleri vardır. İlk dünya savaşı sonraları Berlin, Roma, Madrid ve Kahire sokaklarında yabancı inci satmak bahanesiyle birçok Çinli göçebe belirdi. Bunlar büyük akımın öncüleri idi. Çinliler eski Mançu İmparatorluğumun tufeliliğinden kurtarmak için Sunyastsen'in Cumhuriyetini kullandılar. Burjua Cumhuriyet tufeylilerinden kurtulmak için de bolşevizmi kullanıyorlar. Bir gün gelecek, işlerine gelen bayrak altına toplanmak için komünist tufeylilerini atacaklardı. Çinliler hiç bir fikre bağlanmazlar, onları kullanırlar, kaldırıp atarlar. Size söylüyorum dünya zamanla onların eline geçecektir. Çinlilerin, sonraki muazzam kitleleri için tek düşünceleri çocuk yetiştirme ve onları besleyecek kadar pirinç bulmaktır. Üst tarafı laf, safsatadır. Memleketleri büyük, fakat fakirdir: Onun için yavaş, yavaş başka memleketleri işgal etmek durumundadırlar. Tibet, Kore, Hint Çini, Malaka yarımadası ilk lokmaları olacak. Ama iştiha yedikçe gelişir, en modern silahları ele geçirince bu kurnaz, zalim beş yüz milyon aç sürüsünü hiçbir şey, iki yüz milyonluk Slav sürüsü bile durduramayacaktır. Vaktiyle, Orta Çağda Mongollar Rusya'yı fethedip İtalya sınırlarına dayanmışlardır.

Hazırlanmakta olan modern Orta Çağ'da, Çinliler bütün Avrupa'ya taşacaklardır. Amerika kendini kurtarabilecek, ama sonuna kadar değil. " Sarı Tehlike " bir kaç kuşak sonra " Sarı İmparatorluk " olacak. Siz batılılar için sarı, haset ve kin rengidir. Sarılar kendilerinden üstün bir ırk tanımazlar, hepsini boyunduruk altına alacaklardır. Bu, hiç de rahat ve dayanılması kolay olmayacak ve doğan Güneş İmparatorluğu, her şeye rağmen ve ne kadar uzak olursa olsun bir gün, güneşin asla doğup batmadığı bir İmparatorluk haline gelecektir.

Lin-Yutan'a sordum. Ciddimi söylüyorsunuz? 
Dâhi Çinli:
Tamamen ciddi, Mr. Gog.
Giovanni Papini

  • 1750 defa okundu.