Yazar: Mehmet Emin BUĞRA 
Çeviri: Gökbayrak

Doğu Türkistan’ın Tekrar Çağatay Hanedanı Hakimiyeti Altına Girmesi 
Duvayhan Hicri 706 (Miladi 1306)’da tüm Doğu Türkistan’ı işgal etti. Beş yıl süren bu savaş sırasında İli, Yedisu ve Issıkgöl çevresindeki şehirler harabeye döndü, insanlar katliama uğradı. Duvay Çiçenhan bu işgal sırasında kendisine yardım eden Baydarhan’ı ödüllendirerek Issıkgöl çevresini, kuzeyde Tohmak’ı, Almaata ve doğuda Yedisu gibi yerleri Altı Şehir’deki Duğlat hakimiyetine verdi. Böylelikle Duğlat hakimiyeti geniş ve verimli topraklara sahip olup iyice güçlendi. Duğlat Hanedanı’nın güçlenmesi ve şöhrete kavuşması bu şekilde Baydarhan döneminden başlamıştır. Bu konu Duğlat Tarihi bölümünde daha detaylı ele alınacaktır.

Cengiz Han ve Oktay Kağan döneminde görece iyi durumda olan Doğu Türkistan’ın iktisadi durumu onlardan sonra gelen Moğol şehzadelerinin uzun süren çekişmeleri ve savaşları yüzünden tamamıyla kötüleşmişti. Bu durumun diğer bir nedeni ise Çağatay Ulusu diye adlandırılan Türkistan topraklarının denizle hiç sınırı olmaması ve çevresinin birbirine düşman Moğol idarecileri ile sarılmış olmasıdır. Bu durumda Türkistan halkı dışarıda ticaret yapma imkanına sahip olmadığı için bölgenin iktisadi iyice kötüleşti. Duvayhan bu durumu düzeltmek için tüm Cengiz Han oğulları arasında barış inşa etmeye çalışmış olsa da ömrü buna izin vermedi ve Hicri 707’de öldü. Oğlu Kancukhan yerine geçti. O da bir yıl sonra öldü ve Çağatay Hanedanından olan Talguhan tahta oturdu. Talgu öldükten sonra Duvayhan’ın ikinci oğlu Kepekhan ile kardeşi Esenboğahan arasında tahttan dolayı çekişme yaşandı ve Esenboğahan galip geldi. Böylece Esenboğahan Hicri 710’da hanlık tahtına oturdu.

Esenboğahan Türkistan’da kısa bir süre barış içinde hakimiyetini sürdürmüş olsa da onun döneminde Türkistan’da hiç görülmemiş felaketler meydana geldi.  Kubilayhan ve çocukları Çin’de bulunarak kendilerini tüm “Cengiz Han neslinin kağanı” olarak görse de Türkistan’daki Çağatay Hanedanı, Kıpçak yurdundaki Altın Ordu (Cuci) Hanedanı o kağanlara hiç itibar etmeden özgür yaşamışlardı. İran’daki İlhanlar (Hülaku Hanedanı) Kağana sadece sözde saygı gösterirdi. Bu sebeplerden dolayı Kağanlar her zaman Çağatay Hanedanını ve Altın Ordu Hanlarını itaat ettirme fırsatını kolluyorlardı. Esenboğahan’ın tahta oturduğu yıl Kubilay Hanın torunu Buyantu Kağan Moğol ve Çin askerlerinden oluşan büyük bir orduyla Türkistan’a savaş açtı. 

Esenboğahan ile Altın Ordu Hanı Toktay Han arasında husumet vardı. Bundan dolayı Altın Ordu Hanı Kağan tarafına geçerek 100 bin kişiden oluşan bir orduyla yardımda bulundu. Esenboğahan şiddetli savaşmayla konumunu muhafaza etmeye çalışmış olsa da sonunda yenilgiye uğradı ve bir kısım askeriyle birlikte dağlı bölgelere çekilerek kendisi ve askerlerini tehlikeden korumayı başardı. Buyantu Kağan Türkistan’da iki yıl kadar kaldı ve bu sürede katliam uyguladı, şehri yıkıp yaktı. Türkistan’da ağır derecede açlık meydana geldi, katliamdan kurtulanlar da dört bir yana kaçarak dağıldılar. Kağanın askerleri de açlıktan ölmeye başladı. Bunun sonucunda Kağan Çin’e dönmek zorunda kaldı. Kağan’ın Çin’e döndüğünü duyan Esenboğahan askerleriyle geri gelerek yurdu eline geçirdi ve Hicri 718’de vefat etti. 

Esenboğahan’ın yerine ağabeyi Kepekhan ikinci kez hanlık tahtına oturdu. Kepekhan Hicri 721’de öldü ve onun yerine kardeşi İlçikdayhan geçti. İlçikdayhan da altı ay sonra öldü. İlçikdayhan’ın yerine kardeşi Duvay Tömür Han geçti, Duvay Tömür Han da bir yıl sonra (Hicri 722’de) vefat etti. Duvay Tömür Han’ın yerine kardeşi Tarmaşırhan geçti. Tarmaşırhan  tahta  oturduktan   sonra İslamiyet ile şereflendi ve Alaiddin ismini aldı

  • 1935 defa okundu.