Medeniyet-Senet

Doğu Türkistan, sahip olduğu geçmiş ve barındırdığı tarihi eserlere rağmen bugün maalesef unutulmaya yüz tutmuş eski medeniyet merkezlerinden biridir. Doğu Türkistan'daki kültürel birikimi gelecek nesillere aktarmak için ne yazık ki pek az şey yapılmaktadır. Türk dilinin alanlarında ilk sayılabilecek eserlerin vücuda getirildiği Doğu Türkistan, yeni Türk nesilleri tarafından tanınmamakta; bunları tanıtmak için de devlet ve eğitimcilerce herhangi bir girişimde bulunulmamaktadır. Oysa özellikle Türk edebiyatı, hatta Türk musikisi Doğu Türkistanlı alimlere pek çok şey borçludur.

Arkeologlar, 19. yüzyılın sonunda ve 20. yüzyılın ilk yıllarında İpek Yolu üzerindeki Doğu Türkistan topraklarında yapmış oldukları bilimsel araştırmalar ve arkeolojik kazılar sonucunda, tapınaklar, manastırlar, duvar resimleri, minyatürler, heykeller, freskler, el yazmaları, belgeler ve kitaplar ortaya çıkardılar.

Doğu Türkistan bütün Çin baskısına, unutulmuşluk ve kaderine terkedilmişliğine rağmen geçmişte yaşattığı medeniyetin kalıntılarını bugün bile barındırmaya ve korumaya çalışmaktadır. Türk edebiyatı ve İslam dini için pek çok önemli adım Doğu Türkistan'da atılmıştı ve İpek Yolu'nun kilit noktaları yine Doğu Türkistan'da bulunmaktaydı.

Örneğin, İslamiyet öncesinde Şamanizm, Budizm gibi dinlere inanan Doğu Türkistan Türklerine ait birçok ünlü manastırın kalıntısı günümüze kadar gelmiştir. Sadece Kuça şehrinde 50'den fazla Budist tapınağı, kütüphane ve yoksullar için çeşitli kurumlar mevcuttu. Hoten şehrinde ise 14 büyük tapınak bulunmaktaydı. 934 yılında Karahanlılar döneminde Satuk Buğra Han'ın İslamiyeti kabul etmesiyle de (bundan sonra Abdülkerim Satuk Buğra ismini alacaktır) Kaşgar'da 300'den fazla cami inşa edilmiştir. Abdülkerim Satuk Buğra Han, Orta Asya'da İslamiyet'i kabul eden ilk Türk liderdir ve onun sayesinde Kaşgar şehri başta olmak üzere Doğu Türkistan'daki medeniyetin gelişimi tamamen farklı bir seyir izlemeye başlamıştır. Kaşgar'da altı büyük medrese kurulmuş ve bu sayı daha sonra 18'e yükselmişti. Bu medreselere her yıl 2000 öğrenci kayıt yaptırabiliyordu. Aynı dönemde Kaşgar'da Eyidgah Camii'nin yanına açılan medresede din, tıp, astronomi, matematik, kimya ve felsefe gibi bilimlerin eğitimleri verilmiştir. O tarihlerde Doğu Türkistan yöneticileri ticaret veya farklı yollarla dünyada olup bitenlerden haberdar olmakta; diğer ülkeler ile kültürel bir etkileşim kurmaktaydılar. Moğol istilası ve Çağatay Hanlığı döneminde dahi devam eden bu durum, Mançu istilasından sonra gerilemeye başlamıştır. 15. yüzyılda inşa edilen Mesudi Kütüphanesi 200 binden fazla kitaba sahipti. Yine 12. yüzyılda yaşayan Kaşgarlı İmam Hüseyin Halef, Kuran-ı Kerim'i Türkçe'ye çeviren ilk Türk ilim adamıdır.

Türk edebiyatına gelince, Türkçe'deki ilk büyük eserler özellikle İslamiyet'in kabulünden sonraki Doğu Türkistan topraklarında, Kaşgar'da yazılmıştır. O dönemde yazıldığı tahmin edilen yüzlerce değerli eser olmasına rağmen ancak 130 eser çok sonradan keşfedilebilmiştir. Kaşgarlı Mahmut, Türk dilindeki ilk sözlüğü, Divan-ı Lugat-it Türk'ü kaleme almıştır. Ahmet Yükneki, Atabet'ül Hakayık ile bilinmektedir. Kutadgu Bilig'in yazarı Yusuf Has Hacip, Balasagun şehrinde doğup büyümüş önemli bir edebiyatçıdır. 1913 yılında Türkiye'den eğitim faaliyetleri için Doğu Türkistan'a gönderilen Ahmet Kemal İlkul, o dönemde bile Kaşgar'da 115 medresenin mevcut olduğunu bildirmiş ve her medresede 200'den fazla öğrencinin bulunduğunu belirtmiştir.

Bugün için diğer birçok alanda olduğu gibi, eğitim alanındaki istatistiklerin de birbirleriyle pek örtüşmediği görülmektedir. Çin hükümetinin resmi kayıtlarına göre, Doğu Türkistan'a tahsis edilen eğitim bütçesinin %70'i Doğu Türkistanlılara, %30'u ise Han Çinlilerine ayrılmıştır. Oysa görülen gerçek, belgelerdeki sayılardan çok uzaktır. Başka bir kaynağa göre uygulamada, bütçenin %70'i Han Çinlilerine, %30'u Doğu Türkistanlılara ayrılmaktadır. Çoğu köy ve kasabada okul bile olmadığı bilinmektedir ve mevcut okulların da, Çinlilerin eğitim gördüğü okulların aksine, oldukça sınırlı imkanlara sahip olduğu gözlemlenmektedir. Eğitim imkanlarındaki bu eşitsizlik, öğrencilerin yüksekokul ve dolayısıyla meslek hayatlarını da olumsuz etkilemektedir. Örneğin, Doğu Türkistan'ın tek üniversitesi olan Sincan Üniversitesi'nde okuyan öğrencilerin %80'i Çinli ve ancak %20'si Müslüman'dır. Sincan Üniversitesi dışında diğer il merkezlerinde de enstitüler bulunmaktadır. Okullardaki derslerin müfredatları ise gençlerin asıl öğrenmesi gereken Uygur İslam kültürü ve tarihine ilişkin bilgilerden ziyade Çin kültürünü dayatan unsurlar içermektedir. Doğu Türkistanlılar, ilkokullarda kendi dillerinde eğitim yapabilmekle beraber üniversitelerde Çince eğitime mecbur bırakılmaktadırlar. Örneğin, 2000 yılında Doğu Türkistanlı yazarlar tarafından hazırlanan üniversite kitapları öğretim programından kaldırılıp yerlerine Çinli yazarlar tarafından hazırlanan kitaplar konmuştur. On binlerce Uygur kitabı yasaklanmış ve yakılmış; Eylül 2002'den itibaren de Sincan Üniversitesi'nde birçok derste Uygurca eğitim dili olarak yasaklanmıştır.

Medyada da benzer bir eğilim söz konusudur; tamamen Çin yönetiminin denetimi altında olan Doğu Türkistan'da basın ve yayın dünyasında düşünce ve ifade özgürlüğünden bahsetmek mümkün değildir. Doğu Türkistan'da yaşayan Uygurların kendi dillerinde yaklaşık 100 süreli yayını bulunmaktadır. Günlük Sincan Gazetesi Uygurca, Kazakça ve Çince yayınlanmaktadır. Asya Kindiği, Urumçi Akşam Gazetesi gibi ülke genelinde dağıtılan gazetelerin yanı sıra yerel gazeteler de vardır. Öne çıkan dergiler arasında ise üç aylık edebi ve ilmi bir dergi olan Bulak (Kaynak), 1950'den beri yayımlanmakta olan aylık Tarım dergisi, iki aylık Sincan Medeniyeti edebi dergisi, Sincan Üniversitesi tarafından yayımlanan üç aylık Sincan Üniversitesi dergisi ve Çin politikasına ağırlık veren Sincan Tezkireciliği tarih dergisi bulunmaktadır.

Doğu Türkistan'da dini hayat, geçmişte olduğu gibi bugün de çeşitlilik arz etmektedir. Her ne kadar, dini yaşama ve ibadetleri yerine getirme konusunda Çin yönetimi tarafından büyük bir baskı uygulansa da, Doğu Türkistan topraklarında birçok farklı dine mensup insan, yüzyıllardır barış içinde bir arada yaşamaktadırlar. Bölgede halen varlığını sürdüren dinler İslamiyet, Lamaizm (Tibet Budizmi), Budizm, Taoizm, Katoliklik, Ortodoksluk ve Şamanizm'dir. İsmaili mezhebine bağlı Fars kökenli Tacikler haricinde farklı boylardan bütün Müslümanlar Sünni'dir. Hui, Salar, Dong Şiang ve Baoan milliyetlerinden halklar da İslam dininin mensuplarıdırlar.

Doğu Türkistan'da cami, Lamaist tapınağı ve Katolik kilisesi gibi ibadethanelerin toplamı 23 bin civarındadır. Bölgenin başlıca dini kurumları İslam Derneği, İslami Kutsal Eserler İnceleme Akademisi ve Budizm Derneği'dir.

Kök Bayraq Jornili

Abonelik Ba�vuru Formu

Tarihte Bu Gün

  • 01 Haziran 1996 - Almanya'da Doğu Türkistan Enformasyon Merkezinin Kuruluşu
  • 02 Haziran 1932 - İsa Bey Tarafından 1932 Yılında Çin Türkistanın Avazı Adlı Derginin Neşredilişi
  • 14 Haziran 1965 - M.emin Buğranin Vefati
  • 15 Haziran 2017 - Dünya Uygur Dilini Konuşma Günü
  • 15 Haziran 2015 - Dünya Uygur Dili Konuşma Günü
  • 16 Haziran 2124 - Ünlü Şair Abdulaziz Mahsun'un Vefatı
  • 30 Haziran 1951 - Doğu Türkistan'da Toprak Reformunun Başlatılması

Yéngi Pikirler

Kök Bayraq Zornili

E-Mail Listesi


Sitemizdeki yeniliklerden haberdar olmak için e-posta listemize üye olabilirsiniz.

© 1999 - 2017 East Turkestan. All rights reserved.

Web Design