İç karışıklıklar sırasında zor durumda kalan Kalmuk beyi, Çin den yardım isteyince, tahtta bulunan Mançur'lar, bunu eşsiz bir fırsat saymışlardır. Ülkeye giren Çin kuvvetlerine karşı başarılı olamayan Kalmuk beyi Rusya'ya kaçtıktan sonra, toprakların savunması Burhaneddin Hoca ile kardeşi Hoca Cihan'a kaldı. Uzun mücadelelerden sonra yenik düşen bu iki kardeş, komşu Bedahşan'a iltica ettilerse de, buradaki emir onları idam ettirerek başlarını Çinli kumandana gönderdiler. Çinli general, Hoca Cihan'ın dul kalan eşi Dilşah Sultan'ın da kendisine gönderilmesini aksi taktirde Bedahşan'ı işgal ettireceğini bildirince emir onu da göndermek zorunda kaldı. General, Dilşad Sultan'ı zorla Pekine yolladı. Amacı, hem Dilşad Sultan'ı Türkistan'dan çıkarmak, muhtemel isyanları önlemek, hem de onu burada rehin olarak tutmaktı. Dilşad Sultan Pekin'e gelince, imparator onunla evlenmek istedi. Fakat, Dilşad Sultan buna şiddetler karşı koydu. Bir süre sonra da Çin imparatorunun anneis tarafından boğduruldu. Bu asil Türk kadını Çin'de ve Doğu Türkistan'da ifffet ve namusun sembolü sayıldı. Öldürülen kocası Hoca Cihan ile birlikte savaşlara katılmış yararlılıklar göstermiş Dilşat Sultan adına Çin'de ve Avrupa da ebedi eserler yazıldı. Çin'i yöneten Mançurlar, Doğu Türkistan'ı işgal edince (1763) burada bir genel valilik kurdular. Urumçi ve Barköl bölgelerini, Çin'e dahil Kansu'ya bağladılar. Diğer bölgelerde de sömürge yönetimi tesis ettiler.

  • Etiketler: