Türklerin yaşadığı ülke manasına gelen Türkistan'ın doğu bölgesini teşkil eden Doğu Türkistan'ın yüzölçümü 1.828.418 Km2 olup, bunu1/3 çöller, 90.000 Km2 sini ormanlıklar geri kalanını tarıma elverişli topraklar ve dağlık bölgeler teşkil eder. Doğu Türkistan'ın Kuzeyinde Altay dağları, güneyinde Karakum çölü ile Altundağı (Kuenlun) ve Pamir dağları yükselir. Ülkenin orta kısmında ise kendisinin boydan boya kesen Tanrı dağı silsilesi bulunur.bu dağ silsilesi ülkeyi kuzeyde Cungarya, Güneyde ise Tarım havzaları olmak üzere iki önemli kısma ayırır. Yüksekliği 4000 mt civarında olan Tanrı dağlarının orta kısmında ise Turfan çukurluğu yer alır. Tanrı dağlarının Doğudan Batıya uzunluğu 2500 km ‘dir. Bu dağ silsilesinin 1700 km'lik kısmı Doğu Türkistan'ın sınırları içerisinde kalır. Bu dağların kuzeyden güneye uzunluğu 2500-2700 km'yi bulur. Bir tarihi menkıbeye göre; bu heybeti dağ silsilesine insanlar, göğe yükselen ve çıkılması imkansız bir duygu veren bu dağlara Tanrı dağları adı vermişlerdir. Bundan dolayı Tanrı dağları Türk toplulukları tarafından kutsal bir dağ olarak görülmüştür. Tanrı dağlarının kapladığı geniş ve yüksek alan ülkenin iklimine de tesir etmiştir. Kuzeyden gelen nemli havanın güneye geçmesine mani olur. Dolayısıyla ülkenin güney kısımları daha kurak geçer. Yağmur ve kar olarak iyi yağış alan Tanrı dağları ormanlarla kaplıdır. Çoğunluğunu çam, ardıç, şimşir gibi ağaçların kapladığı ormanlar Tanrı dağlarına ayrı güzellik ve haşmet verir. Kapsadığı geniş alan dolayısıyla İli, Tokkuztara, Moğulküre,Turfan, Çongyultuz, Küçükyultuz gibi pek çok ovayı sinesinde barındırır. Tanrı dağları ülkeyi batıdan doğuya iki büyük havzaya böler. Bu havzalar Tarım ve Cungarya havzalarıdır.

a.Tarım Havzası :
900.000 km2 yüzölçümü ile Tarım havzası ülkenin yarısından fazla bir alanını kapsar. Tanrı dağları ile Karanlık dağları arasında uzanan havzanın 500.000 km2 alanı ile dünyanın en büyük çöllerinden biri olan Taklamakan çölü oluşturur. Tarım havzasının geri kalan kısmını 400.000 km2'lik ziraata uygun topraklar oluşturur. Havzanın doğudan batıya mesafesi 1000 km'dir. Havzanın denizden yüksekliği 280 ile 1300 mt arasında değişir. Tarım havzasının su ihtiyacını bilhassa ziraata elverişli yerlerde Tarım nehri karşılamaktadır. Birkaç koldan meydana gelen Tarım nehri havzanın doğu istikametine akar ve Karaburan (Lop) gölüne dökülür.

b.Cungarya Havzası :
Ülkenin ikinci büyük havzasını Tanrı dağları ile Altay dağları arasında kalan Cungarya havzası oluşturur. Yaklaşık 600.000 km2 yi bulan Cungarya havzası Tarım havzasına nispetle daha küçük, fakat daha verimli topraklardan meydana gelir. Doğu Türkistan'ın Kuzey bölgesini oluşturan Cungarya havzası yer yer engebeli bir arazi yapısına sahiptir. Havzanın güney kısımları sulanabilen arazilerden oluştuğu için oldukça verimlidir. Ayrıca otlak olarak geniş arazilerin bulunması Cungarya havzasını hayvancılık içinde cazip bir yer haline getirir. Bunlara ilaveten ülkeyi komşu memleketler ile Uzakdoğu ülkelerine bağlayan kara ve demir yollarının bu havzadan geçmesi diğer kısımlara nispeten bölgeyi her sahada kalkınmış duruma getirmiştir. Bugünkü Doğu Türkistan'ın başkenti Ürümçi de Cungarya havzası içerisinde yer alır.

c.Akarsular :
Doğu Türkistan'ın en önemli akarsuları tarım havzasını sulayan Tarım nehriyle Cungarya havzasını sulayan Bulungir, Kara İrtiş ve Hurungudu nehirleridir. Karakurum dağlarının doğu yamaçlarından doğan Tarım nehri güneye doğru akarak Doğu Türkistan ile Keşmir arasındaki sınıra kadar ulaşır ve oradan doğuya doğru yönelir ve Lop gölüne dökülür. Altı koldan meydana gelen Tarım nehrinin uzunluğu 1.600 km'dir. Tarım nehrini oluşturan kolların en önemlisi Kaşgar şehrinin bulunduğu vadiyi sulayan Kaşgar deryasıdır.
Güney batıdan gelen ve Yarkent vadisini sulayan Yarkent deryası ile güneyden gelen Hoten ovasını sulayan Hoten deryası ve Aksu bölgesini sulayan Aksu deryası, Tarım nehrinin diğer kollarını oluşturur. Bu büyük nehir ve kolları buz ile karların erimesinden ve daha ziyade ilkbaharda görülen yağışlardan beslenir. Modern sulama tekniği olmadığı için son derece basit usullerle yapılan sulamalar ile de ürünlerin yetişmesine kafi gelmemektedir. Ülkenin en doğusunda akan Bulungir ırmağı Urumçi'ye kadar olan bölgeyi sulayarak güneye doğru akar ve Yulutoy gölüne dökülür. Doğu Türkistan'ın doğu ve kuzey bölgelerini sulayan Kara İrtiş ve Hundügü nehirleri başta Turfan bölgesi olmak üzere, ülkenin kuzey bölgelerinde bol pamuk ve ipek yetişmesini sağlar Kara İrtiş nehri Kazakistan'da Zaysan gölüne dökülürken, Hurunduğu nehri vadilerde oluşan küçük göllerde kaybolur. Bu arada Doğu Türkistan'da fazla göl bulunmamaktadır. Ülkenin en önemli gölllerini oluşturan Bağraç ile Lop gölleri Tanrı dağlarının güneyinde ve güneydoğusunda bulunmaktadır. Ebi gölü ise Cungarya havzasında yer almaktadır. Bu göller, karların ve buzların erimesi ile oluşan küçük ırmak sularından beslenir. İli Deryası: Doğu Türkistan da su miktarı en bol olan nehirdir. Bu nehri oluşturan kolların en önemlileri olan Tikes deryası, Künes deryası ve Kaş deryası, Yamatu'da birleşirler. Yıllık akın miktarı 15 milyar 800 milyon m3 civarındadır. İli deryası ülkemiz genelindeki toplam akım miktarının %20 oluşturur. Ancak 12 milyar m3 su, ülke dışına yani kuzeybatıya yönelip (İli nehri) Kazakistan'daki Balkaş gölüne dökülür. İrtiş Deryası: Altay dağlarının güney eteklerinden başlar. İrtiş nehrinin önemli kolları ise Burçin deryası ve Kaba deryasıdır. İrtiş'in yıllık akın miktarı 12 milyar 600 milyon m3 olup 10 milyar m3 civarındaki su yurt dışına akmaktadır.
Komünist Çin birlikleri, Doğu Türkistan'ı kademeli olarak 1949 yılına kadar işgal ettiler ve zulüm idaresi başlatmak için ilk tedbirlerini almaya aldılar:
1. Ürünleri, hayvanları ve toprağın izinsiz satılması yasaklandı.
2. Halkın günlük kazancı, işyerlerine gelen banka görevlileri tarafından zorla alınarak bankaya yatırılmaya başlandı.
3. Vatansever, yüksek ahlaklı, itibar sahibi kimseler, düşük ahlaklı, zaaf sahibi insanlar belirlendi. Birinciler yok edildi, ikinciler ise halkın başına getirildi.
4. Her ailenin başına kötü ruhlu olan kimse, o seçilerek ailenin reisi tayin edildi.
5. Her şahıs, üç günde bir polis idaresine giderek üç gün içinde ne yaptığını anlatmak zorunda tutuldu.
6. Bir kimsenin başkasını ziyaret edeceği zaman polise baş vurması, ne zaman ve ne maksatlı gideceği, ne konuşacağı hakkında bilgi vermesi mecburi hale getirildi. İzin almadan bir köyden bir şehre veya başka bir köye taşınmak tamamen yasaklandı.
7. Herkes, birbirinin casusu haline getirildi. Ana-baba, çocuğunu; çocuklar, ana-babasını ispiyon etmekle vazifeli tutuldular. Kimsenin kimseye güveni kalmadı. İki kişinin bir araya gelmesi “Komünist aleyhtarı hareket”, üç kişinin bir araya gelmesi “isyan hazırlığı” sayıldı.
8. Postahanelerde yerleştirilen Çinli Komünistler, mektupları sıkı bir sansüre tabi tuttular. En küçük bir işaret veya okunaksız yazı, şifre kabul edilerek sahipleri cezalandırıldı.
9. Şeref ve haysiyetten yoksun, milli şuurdan habersiz, şefkat, merhamet, vicdan, din, insanlık gibi kavramlardan uzak, mevki ve zevk düşkünü, kumarbaz ve hain ruhlu, katil, esrarkeş olanlar toplanarak kurslara tabi tutuldular. Bunlara cinayet, zulüm ve işkence metotları öğretildi.

  • Etiketler: