ELVEDA VATANIM ELVEDA (3)

Yarkent'den temin edilen kamyonlarla,aynı gün akşamı Kaşgar'a gelirler.ilk kafile nüfus olarak 135-140 kişi kadardır.Kaşgar'da,büyükelçiliklerin bulunduğu yer olan Çinebağ'daki eski İngiliz Büyükelçiliğine yerleştirilir.Bir hafta burada bekletilirler.Giriş ve çıkışları kontrol altındadır.Evrak,tapu veya komünistlerin yayın organına ait basın kupürleri toplanmaktadır.Bir hafta sonra,görevli polis ve memurlar tarafından tekrar kamyonlara bindirilirler.Afganistan,kısmen batı Türkistan sınırı olan ve Taşkorgan denen,huduttaki şehre doğru yola çıkardılar.
Kaşgar'dan ayrıldıkları günün gecesi,Opal Taşmelik denen yere gelirler.(Burası Kaşgarlı Mahmud'un türbesinin bulunduğu yerdir).Ertesi günden itibaren tamamen dağlık ve tepeli bölgelere ulaşırlar.Taşgorğan şehrinin kenarından geçtik ten sonra kamyonlardan indirilirler.Vasıtalar geri gider.O bölgenin,askeri karakolunda bulunan memur ve polisler gözetimde geceyi,orada geçirirler.Sabahleyin,kılavuzluk yapmaları için o bölgenin yerlisi olan ve dağlarda yaşayan bir grup insan getirirler.Gelen kılavuz grubun yardımı ile konakladıkları yerin ilerisinde bulunan,ırmağın üzerindeki köprüden geçerler.Köprüden geçiş oldukça zor olmuştur.Kullanılmayacak durumda olan bu asma köprüden,birer kişi olarak akşama kadar ancak geçiş sağlanmıştır.O geceyi ırmak kenarında geçirirler.Ertesi gün kılavuzlar,ailedeki nüfusu ve çocuk sayısını dikkate alarak herkesin,merkep satın almasını söylerler.Parası olanlar para karşılığı,parası olmayanlar ise ellerinde bulunan özellikle kumaş,kilim vb. gibi eşyalar karşılığında merkepleri satın almışlardır.
Maddi durumunun yetersizliğinden dolayı 6-7 nüfuslu aileler ikişer,4-5 nüfuslu ailelere birer merkep tahsis edilebilmiştir.Burada üç gün kalındıktan sonra Pamir yaylasına ,oradan da Afganistan hududuna doğru yola çıkarlar.Subaşı ve Çiçekdağı denen yerlerde Himalaya dağlarının uzantıları olan tepelerden,geçtik ten sonra Dikilitaş adlı tepeye gelirler.Tepenin üzerinde bulunan ve mezar taşını andıran sınır taşı üzerinde Çince ve İngilizce ibareler bulunmaktaydı.Memur ve polisler o tepeden aşağıyı göstererek,şu taraf Afganistan dedikten sonra kafileye,o yöne doğru gitmelerini söylediler.

Kılavuzsuz kalan kafile Afganistan diye gösterilen yöne doğru hareket eder.Sol taraflarında Himalaya dağları,sağ taraflarında ise kayalık bir tepe bulunan ve yeşil mera manzaralı bir alanda ilerler.Arkalarındaki tepeden Çinli memur ve Polisler kafileyi seyretmektedirler,bu arada havanın bozması nedeniyle tepedeki memurlar artık görülmez olmuşlardı.Karşılarına çıkan tepeye tırmanmaya çalışırken,Haziran ayı olmasına rağmen ,kar yağışı başlar.Kar yağışı dolayı herkes kendi derdine düşerek,ellerinde bulunan giyecek ve örtülerle soğuktan korunmaya çalışırlar.Diğer taraftan ise tepeyi biran önce aşarak sığınacak bir yer bulmayı arzulamaktadırlar.Tepeyi aştıktan sonra,1 km kadar yürürler,ileride eve benzer iki yapı görürler ve sevinçle oraya doğru ilerler.Oraya vardıklarında ise yapıların iki kümbet olduklarını görürler.Kümbetlerin durumlarından buraya yıllardır hiçbir canlının uğramadığını anlarlar,Kümbetin birini kadınlar,diğerini ise erkekleri yerleştirilirler,merkepleri ise kümbetlerin etrafına bağlarlar.
Kurt tehlikesine karşı,gençler merkeplerin başında nöbet tutarak geceyi dışarıda geçirirler.Sabah uyandıklarında ise yarım metre karla karşılaşırlar.Kafile uyandırılarak bir sayım yapılır,bu sayımda dilsiz bir gencin olmadığı fark edilir,tüm aramalara rağmen genci bulamazlar.Burada daha fazla kalmalarına imkan yoktur.Kafilenin ileri gelenleri bir araya gelerek,çözüm yolu ararlar.Kafilede bulunanlardan biri,küçük yaşta babasıyla Pamir yaylasına gelerek,Kırgız Türkleriyle ticaret yaptığını ve bölgeye yabancı olmadığını belirterek;''dört beş kişi benimle gelsin ileride belki bir insanoğluna rastlarız,ya da ölürüz veya başarırız'' der bunun üzerine,dört kişi ellerinde birer sopa alarak keşif yapmaya giderler.Bu kişiler zorlu dağ yollarında olağan üstü gayretle 4-5 km kadar ilerledikten sonra,bir tepenin arkasından duman yükseldiğini görürler.
İnsan oğlunu yaşadığı bir yer bulma sevinciyle o tarafa yönelirler.Oraya gittiklerin de ise 7-8 çadırlık bir oba görürler.Çadırlara 200 m. Kadar yaklaştıklarında ise ikisi genç biri ihtiyar üç Kırgız onları durdurarak;''siz kimlerdensiniz?ilerlerseniz vururuz''diyerek elerindeki silahları ile 10-25 m. Kadar yaklaşarak,''sizler in misiniz cin misiniz? İnsanmısınız?buraya 20 senedir hiçbir insanoğlu ayak basmamıştır''derler.Kaşgar'dan geldiklerini,yalnız olmadıklarının,130 kişinin kümbetlerde kaldığını ve hayatlarının tehlikede olduğunu anlatırlar.Kırgızlar ‘'Müslüman mısınız''?diye sorarlar.Onlarda Müslüman olduklarını söylerler.bunun üzerine Nas-Felak-İhlas-Tebbet sürelerini okurlar,bu olaydan hemen sonra Kırgızlar gelip onlara sarılırlar.Kızıl cehennemden kurtuldukları için tebrik ederler.Çadırlarına davet ederek,onlara süt,yoğurt,kaymak,yoğurt kurusu ve sütlü çay ikram ederler.Kümbette kalanlara acilen yardım gerektiğini söylediklerinde ise Kırgızlar;''Bizler,karşı tepenin arkasındaki ağanın çobanlarıyız,burada gördüğünüz ne var ise onundur.Bizim elimizden bir şey gelmez derler.''Bunun üzerine ,atlara binerek ağanın yanına doğru yola çıkarlar.
Tepeyi aştıktan sonra gösterişli kaç çadırla karşılaşırlar.Kırgız çobanlar durumu kadına anlatırlar,kadın dinledikten sonra,acele bir çay ikramında bulunur.Daha sonra 12 adet Tibet öküzü,10 adet at ve merkep,2 tulum kaymak,süt ve yoğurt kurusu yükleyerek,kümbetlere doğru kafileden gelen 4 kişiyle birlikte doğru yola koyulurlar.Kümbetlerin yanlarına vardıklarında kadın kendi elleriyle getirdikleri yiyecekleri oradakilere dağıtır.Daha sonra kayıp olan dilsiz genci aramak için iki kişiyi görevlendirir.Onlarda bir süre sonra bulamayarak geri dönerler.Çay ikramından sonra kadın,derhal yola çıkmayı önerir.Hemen hemen akşam namazı sıralarında Ağa hanımın çadırının bulunduğu bölgeye gelirler.Akşam yemeği olarak et,kaymak ve süt ikram edilir.O geceyi çadırlarda geçirirler.Sabah kahvaltıdan sonra Afganistan nüfus dairesinden memurların,Pamir yaylasında yaşayan Kırgız Türklerinin nüfusunu tetkik için geldiğini ve ilerde bir yerde olduklarını haber alırlar.Bir müddet sonra iki kişi gelerek,nüfus memurlarının kafileden 4-5 kişiyi çağırdıklarını söylerler.Kafilenin ileri gelenlerinden dört kişi nüfus memurlarının yanına gittiklerinde,memurların ilk sorusu şu olmuştur;'Hududu nasıl geçtiniz?,bu devleti sahipsizmi buldunuz?'' tehdit vari hiddet dolu sözler sarf ederler.İşin ciddiyetini anlayan Mehmet Kasım (Cantürk) Pekindeki Afganistan Büyükelçiliğinden gelen mektubu gösterip,orda bulunan memurlar elden ele alarak okurlar konuşmaları Fars çadır.Kafilede Farsça'yı bilen Mehmet Kasım (Cantürk)memurlara gerekli bilgileri verir.Memurların aldıkları cevaplardan sonra tavırları değişir.Bölgedeki ileri gelen Kırgızları toplayarak,kafileyi Taşığnan adlı bölgeye kadar ,kafilenin ihtiyaçlarını karşılamalarını ve her konuda yardımcı olarak resmi hükümet makamlarına ulaştırmalarını söylerler.Oradaki Kırgız Türklerinin lideri Rahman KULHAN ve mahiyeti Taşığnan'a kadar getirirler.Şiğnan'da hudut muhafız komutanlığına teslim ederek dönerler.
Şiğnan'da kafile bir hafta kalır.Sonra Bedahşan hudut kasabası olan Zeybeğ'e oradan da Bedahşan'a gelirler.Kafile Bedahşan'a gelirken,geçtikleri köy kasaba halkları,onlara kaysı,kavun üzüm,süt ve yoğurt ikram ederler.Ağustos ortalarında kafile Bedahşan'a gelir.Bedahşan da Hırka-i Şerif adlı ziyaret hanin yanında bulunan,büyük bir bağa kafile yerleştirilir.Ağustos sonuna kadar kafile Afgan hükümeti tarafından tahkikata tabi tutulur.Eylül ayının başlarında ikinci kafilenin geleceği söylenir 

GÖKBAYRAK DERGİSİ

ÜYE GİRİŞİ



Ücretsiz üye olmak için tıklayın.

Abonelik Başvuru Formu

TARİHTE BU AY

  • 01 Haziran 1996 - Almanya'da Doğu Türkistan Enformasyon Merkezinin Kuruluşu
  • 02 Haziran 1932 - İsa Bey Tarafından 1932 Yılında Çin Türkistanın Avazı Adlı Derginin Neşredilişi
  • 14 Haziran 1965 - M.emin Buğranin Vefati
  • 15 Haziran 2015 - Uygur Dilini Konuşma Günü
  • 16 Haziran 2124 - Ünlü Şair Abdulaziz Mahsun'un Vefatı
  • 30 Haziran 1951 - Doğu Türkistan'da Toprak Reformunun Başlatılması

SON YORUMLANANLAR

E-POSTA LİSTESİ


Sitemizdeki yeniliklerden haberdar olmak için e-posta listemize üye olabilirsiniz.

© 1999 - 2017 Doğu Türkistan Kültür ve Dayanışma Derneği Genel Merkezi. Tüm hakları saklıdır.

web tasarım