AYRILIK VAKTİ GELDİ..(2)

Çalışmaların açıktan açığa yürütülmesi sonucu daha geniş halk topluluğuna mümkün olmuştur.Bunun yanında,seyahat özgürlüğünün olmaması ve haberleşmenin sıkı şekilde kontrol edilmesi nedeniyle,antlaşma,ülkenin diğer bölgelerinde halen duyulmamıştır.Ayrıca,bu çalışmalar yürütülürken,hiçbir Afganistan hükümet görevlisinin bölgeye gelmemiş olmamasıdır.
Bütün bu çalışmalar olurken,şehri ileri gelenlerinden biri olan Abdulvelilhan hocam,Yarkent,Yenişehir Büyük Camiinde imamlık yapmaktadır.Abdulvelilhan hocam,çalışmaları duyduktan hemen sonra,Mehmet Kerim ile aynı düşünceler içinde dilekçesini yazar ve pek çok kişinin bu yönde hareket etmesini sağlar.Bu arada Abdulvelilhan hocam için anlatılan ilginç bir olayı anlatmakta yarar var.
Komünist Çin hükümeti karşılarında en büyük engel olarak gördükleri İslam'ı ve inanç birliğini yıkmak için 8 aylık ügünüş (8 aylık eğitim) adı altında bir kamp oluşturur.Eğitim ile hiçbir alakası olmayan bu kamplarda ,bütün imamlar,dini görüşlerini açıklamak zorunda bırakılırlar.Başta,kimseye bir şey olmayacağını sadece fikir alış verişi yapılacağı,kimsenin fikrinden dolayı suçlanmayacağı teminatı veren bu toplantıda,imamların gerçek fikirleri öğrenilmiş ve tehlikeli gördükleri imamlar sisteme karşı geldikleri ve halkların kardeşliğine zarar verdikleri gerekçesiyle tutuklanmıştır.Halk tarafından sevilen ve sayılan imamlar,daha sonraları çeşitli tehditlerle İslam aleyhinde propaganda yapmaya zorlanmışlardır.Abdulvelilhan hocamda bu toplantıya katılmamak ve köy köy dolanarak İslam aleyhinde propaganda yapmamak için,sahte bir kaza sonucu topal kalma numarası yapmış bir yıl topal gezmiştir.
Bu tür eğitim kamplarında biri de 6 aylık ügünüş (6aylık eğitim) adı altında öğretmenler ve aydınlar için düzenlenmiştir.Aynı yöntem izlenerek,Türk Milliyetçisi olanlar tutuklanmış ve idam edilmiş veya zorla Komünizm propagandası yaptırılmıştır.Çok iyi bir öğretmen ve ileri görüşü bir aydın olan ve Mehmet Kerim'in ‘Onun gibi birkaç kişi daha olsaydı,vatanımız bu hale düşmezdi'' dediği Ömer Kurban,toplantılara katılmamak için her yolu denemiş ve sonunda boğazını ustura ile keserek intihara zorlanmıştır.Ve aynı sebepten dolayı Kabul Razi adında bir öğretmende Konuşeher camiinin minaresinden atlatarak intihara zorlanmıştır.
Müslüman-Türk halkının her şeyden aziz bildikleri vatanlarından ayrılmaları ve ayrılmaları ve yabancı bir ülkeye hicret etmelerinde bu tür acı olayların büyük etkisinin olduğu muhakkaktır.Hicretin temel sebeplerinden biri de bütün bu insanlık dışı muamelelerin özgür dünya kamuoyunda duyurulmasıdır.O dönemde Mekik'te öğretmenlik yapmakta olan Yusuf Ahun'da hicrete katılmış ve Yarkent'e gelerek çalışmalara iştirak etmiştir.
6 ayı gizli olmak üzere 20 ay kadar süren bu çalışmalar ve dilekçeler sonucunda,Afganistan Büyükelçiliğinden dilekçe yazanlar için formlar gönderilir.Bu formların doldurulup gönderilmesinden yaklaşık 1 ay sonra,mahalle karakolları tarafından dilekçe sahiplerine tebligat yapılır.Buna göre,hicrete katılacak olanlar üç kafileye ayrılmışlardı,ve ilk kafilenin 15 gün süre zarfında Yarkent,Toluk orta okulunda toplanmaları gerekmektedir.
17 Mayıs 1961 tarihinde ilk kafile,yüksek duvarlarla çevrili olan Toluk Orta (lise) okulun avlusunda toplanır.Toplanan halkın ellerinde tapuları alınır.Altın,gümüş vs. gibi değerli eşyalarına el konur.Parası olanlarda Afganistan'da geri almak koşuluyla paralarını Çin bankasına yatırmaya zorlanır.Kafileye katılanların yanlarında bir iki yatak yorgan ve kap kacak dışında hiçbir şeyleri yoktur.Yiyecek olarak ta karne ile aldıkları ekmeklerden,hicret için ayırdıkları kurutulmuş ekmekleri vardır.
17 Mayıs günü kafilenin toplanmasına rağmen,halk çeşitli bahanelerle,okul avlusunda bekletilir. Bu arada dışarı ile bağlantı kurmaları yasaklanır.Sürekli olarak polis yönetiminde tutulmaktadırlar.Önemli olan bir konuda,Doğu Türkistanlıların Karahıtay (Kısa Çinli) dedikleri bir komiserin bu yolculuk için Pekin'den gönderilmiş olmasıdır.Okul avlusunda,polis gözetiminde,günlerce bekletilen halk,sadece suda su da haşladıkları şalgam ve kuru ekmekle beslenirler.
Ayrıca okul bahçesinde kaldıkları 1 haftalık süre zarfında,kafilede bulunanlara komünizm lehinde propaganda yapılmış,zulüm altında,esaret altında yaşamaktansa vatanından,anne-babasın dan ve bütün dostlarından ayrılmaya göze alan halka,daha önce verilen vaatlerin hiç birini yerine getirmeyen komünist Çin hükümeti kalmaları için yeni vaatlerde bulunmuştur.Bunun yanında kampta bulunanların hepsinin,Doğu Türkistan'da kalan akrabalarının listesi alınarak endişe yaratılmaya çalışılmıştır.Nitekim,kafileye kocasını yanında katılan birkaç kadın,hicretlerinden sonra; anne ve babalarına kendileri yüzünden işkence edileceği endişesi ile kafiden ayrılmıştır.
Takvimler 24 Mayıs 1961 tarihini gösterirken,kafileyi Afganistan sınırına götürecek kamyonlar gelir.34 aileden meydana gelen 128 kişilik kafile eşyaları ile birlikte 4 kamyona sıkıştırırlar.Yanlarında Karahıtay ve 10 polis ile yola çıkmaya hazırdırlar.
Yarkent halkı meydana toplanmıştır.Uğurlanmaya gelenler,herhangi bir garantisi olmayan bu yolculuğa kardeşlerini uğurlamanın buruk sevincini ve endişesini taşımaktadır.Halk hala hangisinin daha iyi olduğuna karar verememiştir.Ağır bir zulmün bulunduğu vatanlarından yaşamak mı?daha zordu,yoksa,güvenilmezliğine pek çok kanıtlamış komünist Çin hükümetinin imzaladığı antlaşmaya sadık kalacağına umarak,yolculuk riskine atılmak mı?
O günlerde henüz 6 yaşlarında olan Oktay Razık (Bozkurt) hiç unutmadığı bir anısını şöyle anlatmaktadır.''Meydan da toplanan,bizi uğurlamaya gelen halk ve vatanlarından ayrılmak zorunda kalan bizler son derece üzgündük.Vedalaştıktan ve dualar okunduktan sonra,bizlere tahsis edilen kamyonlara bindik.Tam bu sırada Hesen Molla adında yaşlı biri bizlere yaklaştı,ve hiçbir zaman unutamadığım,hicretimizin gayesini özetleyen şu sözleri söyledi.
‘'Şimdi sizler özgür dünyaya,Kızıl Çin'in Doğu Türkistan halkına yaptığı zulümleri anlatmak ve bağımsız Doğu Türkistan'ı kurana kadar canla başla çalışmak için gidiyorsunuz.Fakat gün gelirde bu amacınızı ve biz kardeşlerinizi,unutacak olursanız;emin olunki,kıyamet gününde iki elimiz yakanızda olacaktır.'' 

GÖKBAYRAK DERGİSİ

ÜYE GİRİŞİ



Ücretsiz üye olmak için tıklayın.

Abonelik Başvuru Formu

TARİHTE BU AY

  • 01 Haziran 1996 - Almanya'da Doğu Türkistan Enformasyon Merkezinin Kuruluşu
  • 02 Haziran 1932 - İsa Bey Tarafından 1932 Yılında Çin Türkistanın Avazı Adlı Derginin Neşredilişi
  • 14 Haziran 1965 - M.emin Buğranin Vefati
  • 15 Haziran 2015 - Uygur Dilini Konuşma Günü
  • 16 Haziran 2124 - Ünlü Şair Abdulaziz Mahsun'un Vefatı
  • 30 Haziran 1951 - Doğu Türkistan'da Toprak Reformunun Başlatılması

SON YORUMLANANLAR

E-POSTA LİSTESİ


Sitemizdeki yeniliklerden haberdar olmak için e-posta listemize üye olabilirsiniz.

© 1999 - 2017 Doğu Türkistan Kültür ve Dayanışma Derneği Genel Merkezi. Tüm hakları saklıdır.

web tasarım