HİCRET (10)

Mehmet Cantürk

Oturmakta olduğumuz evlerin tapuları verildi. Bitimi kış aylarına rastlayan evler rutubetli olduğundan Mayıs ve Haziran başlarına kadar sobalar kaldırılmadı. Sabah akşam soba yakmak mecburiyetinde idik...

Üç öğün yemeklerimiz Toprak İskân Müdürlüğü tarafından veriliyordu. O günlerde yine etraftan hoş geldine ve yerleştiğimize hayırlı olsun demek için misafirler devamlı geliyordu. Gelen misafirler çoğunlukla Adana, İzmir, Salihli, İstanbul, Niğde-Aksaray ve civarlarından geliyor ve bizlerden nasıl ve niçin hicret ettiğimizi soruyorlardı. DOĞU Türkistan'daki baskı ve zulmün Hangi derecelere ulaştığını bizlerden duydukların¬da ise gözyaşlarını tutamayanlar vardı.

Adreslerimizi alıyorlar zaman, zaman mektuplar yazıyorlar, hal ve hatırlarımızı sarıyorlardı. Bu arada mahallemizi temsilen 3–4 kişinin İstanbul'a gitmemiz gerekiyordu. İstanbul'a gitmek için merhum Mirahmet Han Hacim (Mirahmet Batur) Yusuf Ahun Ustam (Yusuf Batuhan) ve ben İstanbul'a vardık, direk olarak Sirkeci'deki Doğu Türkistan Göçmenler Cemiyetine gittik orada İsa Yusuf Alptekin Bey, Polat Kadir ve İlhan Musabay’larla görüştük. İsa Bey ve Merhum Polat Kadir bizleri bütün tanıdıkları ile tanıştırdı. Bunların içerisinde merhum Mehmet Emin Kaplan, Niyazi Yıldırım Genç Osmanoğlu ve Abdurrahim Baybeççe'ler da vardı. Abdurrahim Baybeççe hacımın sepetçi hana yakın bir yerdeki yazıhanesine gittik.

Yurdumun Kokusunu getirdiniz diye bizlere sarıldı ve ağladı. Doğu Türkistan'dan sordu sual etti sonrada kendi akrabalarından ve kaşkardaki yakınlarından söz açtı. Bende annemin Kaşkarlı olduğunu Tazğun ve Sirilama'da ve şehir orda Aldida Akrabalarımızın bulunduğunu söyledim.

1956-1957 yıllarındaki Kaşkar'daki medrese hayatımı anlatırken o yılarda Kaşkar'da mevcut medreseler ve müdderrislerden sordu bende sırası ile Abdul Damollam'dan, Artuş Emin Mevlevi'den merhum Abdulkadir Saidi Mahdum'dan, Tevekkül Ahun Halfetim'den, Süleyman Ahun Halfetim'den ve İnayethan Mahdumlardan bahsettim. Abdurrahim Baybeççe Hacim Abdulkadir Saidi Mahdum ile Anası tarafından akraba olduğunu, ana tarafı Artuş'lu olduğunu anlattı. O gün öğle ve Akşam yemeklerinde beraber olduk. Ondan sonrada sayın liderimiz İsa Yusuf Alptekin Beyin evine gittik. Merhum validemiz İsa Beyin eşi Fatma hanım ve kızı Gülten Hanım bizlere çeşitli ikramlarda bulundu.

O akşam Kayseri'ye dönmemiz icab ediyordu. O zamanlar Harem civarından vapurla karşıya geçiliyor ve valilik yakınlarından İstanbul'un diğer bölgelerine gidilirdi. Koca Mustafapaşa'da hayli Türkistanlı aileler vardı, günlerce dolaşılsa ancak oradaki hemşehriler ziyaret edilebilirdi. Onlardan birçoğu şu anda Hakkın rahmetine kavuştu. Şimdi ise eskiden gelen hemşehrilerden İsmail Hacim, abdulhekim Artuş hacim, Davut hacim, Niyaz hacim, Abdul Azizhan, Mehmet Emin Dağcı ve Zeytinburnu'ndaki diğer hemşehriler bulunmaktadırlar.

Biz Kayseri'deki Doğu Türkistanlılar arasında şehircilik taassubu yoktur. Esefle belirtmeliyim ki Doğu Türkistanlıların arasına serpilen tefrika tohumu işgalci Çin tarafından serpilen bir tohumdur. Bunun farkında olmayanlar zalim ve muin (yani zalimin yaltakçısıdırlar) Bir Kaşkarlı ve Gulca'lı, Yarkent'li, Kuçar'lı Aksu'lu kendisini bütün Doğu Türkistanlı saymadıkça onun Türkistanlı olduğundan şüphe etmemek mümkün değildir.

Hâlihazırda dahi "Ben Türküm" demek yasaktır. Müslüman’ım demek serbesttir. Zira Çin işgalcilerinin son tutumları Sinkiangda (Doğu Türkistan'da) müslüman vardır Türk yoktur şeklindedir. Belli ki tarihten beri Çinlilerin korkulu rüyası Türk mefhumu olmuştur. Nitekim Sovyetler Birliği yıkıldıktan sonra karşılaştığımız Türk asıllı Türk Cumhuriyetlerinden gelen talebeler bizde sizde Türk’üz dediğimiz de, "Hayır biz Türk değiliz biz Özbekiz, Kazak’ız veya Türkmen’iz demektedirler. Demek ki Rus ve Çin müstevlilerinin Türk'lük mefhumunu silebilmek için genç nesillere yönelik nasıl bir asimile planı uyguladıkları ortadadır.

GÖKBAYRAK DERGİSİ

ÜYE GİRİŞİ



Ücretsiz üye olmak için tıklayın.

Abonelik Başvuru Formu

TARİHTE BU AY

  • 06 Ağustos 1947 - Ünlü Kazak Şair Tancarık Codıoğlunun Vefatı
  • 13 Ağustos 1966 - Çinlilerce Kültür Hareketinin Başlangıcı Yüzbinlerce El Yazması Kitapların Yakılması
  • 26 Ağustos 1970 - Polat Turfani'nin Vefatı
  • 27 Ağustos 1949 - Ahmet Can Kasim A.abbas Delil Han Şehit Edilişi

SON YORUMLANANLAR

E-POSTA LİSTESİ


Sitemizdeki yeniliklerden haberdar olmak için e-posta listemize üye olabilirsiniz.

© 1999 - 2017 Doğu Türkistan Kültür ve Dayanışma Derneği Genel Merkezi. Tüm hakları saklıdır.

web tasarım