HİCRET (8)

 

Mehmet CANTÜRK

 

Aylarca çalıştıktan sonra Türkiye'ye gelmek için kesin kararlı olan aile sayısı 71 idi. Geride kalanlar Türkiye aleyhinde yapılan propagandalara kanarak gelmeyeceklerini kesin olarak bildirmişlerdi. Bu 71 ailenin kesin kararını Konsolosluğa bildirdik. Kabil Büyükelçimizden ve bizlerden oluşan bir grup Birleşmiş Milletlerin Kabildeki UNESCO şubesine vardık Elçilik mensupları bizi göstererek, aile ve nüfus sayımızı belirterek Türkiye'ye mülteci olduğumuzu ve dünya kızıl hac teşkilatından Kabil'den Anakara'ya kadar gidebilmemiz için vasıta olarak uçak temin edilmesini istedi. Teşkilat görevlilerinden söz alınması üzerine sefaret erkânı ile birlikte sefarete döndük. Sefaret erkanı ve genel sekreter Kaya Toperi bize yolculuk için hazırlanmamızı söyledi. Bizler yolculuk için gerekli hazırlıklara başladık.

 

Bir süre sonra Kabil Büyükelçimiz ve Ankara yola çıkacağımız tarihi bildirdiler 8–10–12 Ekim 1965 tarihlerinde birer gün ara ile 3 uçakla gruplar halinde Türkiye'ye intikal edileceğimiz kesinlik kazanmıştı. Ayın sekizinde ilk kafile Elçilikle birlikte yaptığımız listeye göre eşyaları ile birlikte Bibi Mehru havaalanında hazır bulundular. Birinci kafileyi uçağa bindirerek Türkiye'ye yolladık. Ayın 10 da ikinci uçak yollandı. Bütün aile fertlerim ve akrabalarım bu iki kafilede yer alırken ben, Kaya Toperi'nin isteği ile 3. kafileyle Ayın 12 sinde gitmek için kaldım. Yolculuk zamanı gelmiş son kafile uçağa binerken, daha önceden menfi propagandalara kanan kalabalık bir grup aldatıldıklarını ve kalmaktan vazgeçtiklerini ve pişman olduklarını söylediler. Kendilerinin de kafileye dâhil edilmelerini isteyerek ağlamaya başladılar. Bunların hallerini gören elçilik erkânı "ne istiyorlar niçin ağlıyorlar" diye sordular. Bende Kaya Bey ve diğer görevlilere durumu izah ettim. Kaya beyde yapılan propagandalara kanmalarının normal olduğunu ve kalan kişilerin önde gelenlerinin kendisine takdim edildiği takdirde kendilerine buradan yardımcı olmaya çalışacaklarını söyledi. Benimde Türkiye'de buların kabulü için çalışmamı istedi. Bende Mensurcan ve Hasancan isminde iki kişiyi takdim ettim. Onlarla vedalaşarak uçağa bindim. Tahran’da yakıt ikmali yapıldı. Kalkıştan bir süre sonra uçak tekrar Tahran hava alanına iniş yaptı. Kaptan Pilot ve diğer görevliler bizlere geçmiş olsun dediler. Uçağın pervanesinde bir arızanın meydana geldiğini bu yüzden geri dönüldüğünü daha sonradan öğrendik. Durumun erken fark edilmesi üzerine büyük bir tehlike atlatmış olduk.

 

Bir gece iki gündüz Tahran'da otelde kaldık daha sonra Kabil'den gelen ayrı bir uçakla 14 Ekim günü Ankara'ya geldik. Ankara hava alanında yemek ve diğer ihtiyaçlarımız giderildikten sonra isim ve soy isim tesbiti yapıldı. Soyadlarımız yeniden verildi. Bu işlemler bittikten sonra otobüslerle Kayseri'ye doğru yol a çıktık. Kayseri'ye doğru ilçe ve kasabaları heyecanla seyrediyorduk. Himmetdede'ye geldiğimizde kalabalık bir topluluk bizleri askeri törenle karşıladılar. Askeri yetkili birinin kısa bir konuşmasından sonra tekrar arabalara binerek yolculuğumuza devam ettik. Kayseri'ye geldiğimizde Düvenönün de bulunan Meydan Otele yerleştirildik. Önceden gelen (8-10 Ekim) iki kafile Sivas ve Sakarya otellerine yerleştirilmişler.

 

Kayseri Toprak İskân Müdürlüğü tarafından iaşe ve diğer ihtiyaçlarımızla birlikte günlük yemek ihtiyacımız karşılandı. Diğer taraftan Anakara radyosu tarafından bizlerin Türkiye' ye intikal ettiğimiz her saat başı Türkiye'ye ve dünya'ya anons ediliyordu. Her gün çevre illerden ve ilçelerden ziyaretçiler gelmeye başladı. Bilhassa Adana, İzmir, Nevşehir, İstanbul, Ankara, Niğde, Aksaray, Konya'ya gelip yerleşen Doğu ve Batı Türkistanlılar ve Kırım Kafkas, İdil Ural, Azerbaycan'dan gelerek Türkiye'nin çeşitli illerinde yerleşenler tarafından akın, akın ziyaret ediliyorduk. Her üç otelde Toprak İskânın ve Polis teşkilatının gazetecileri mevcuttu. Gelen ziyaretçiler polis tarafından kimlik kontrolü yapıldıktan sonra görüşmelerine izin veriliyordu. Bu arada Cumhuriyet bayramı oldu. İlk kez hür bir Türk devletinin milli bayramına katılmış olduk Milli kıyafetlerimizle yaşlılar önde olmak üzere yaş hadlerimize göre sırayla meydandaki geçit törenine katıldık. Geçit töreni bittikten sonra gelen ziyaretçiler ile meydanda bulunan parkın içinde hatıra resimlerimiz çekildi. Yerli ve yabancı basın mensupları tarafından da resimlerimiz çekildi. O günün hatırası olan resimler arşivlerimizde mevcuttur. Meydanda dönemin belediye başkanı Rahmetli Nuh Mehmet Çalık ve Kayseri Müftülüğü tarafından bizlere karşı gösterilen alaka ve milliyetçi mukaddesatçıların gösterdiği ilgiden budan sonraki sayımızda bahsedeceğim.

GÖKBAYRAK DERGİSİ

ÜYE GİRİŞİ



Ücretsiz üye olmak için tıklayın.

Abonelik Başvuru Formu

TARİHTE BU AY

  • 01 Haziran 1996 - Almanya'da Doğu Türkistan Enformasyon Merkezinin Kuruluşu
  • 02 Haziran 1932 - İsa Bey Tarafından 1932 Yılında Çin Türkistanın Avazı Adlı Derginin Neşredilişi
  • 14 Haziran 1965 - M.emin Buğranin Vefati
  • 15 Haziran 2015 - Uygur Dilini Konuşma Günü
  • 16 Haziran 2124 - Ünlü Şair Abdulaziz Mahsun'un Vefatı
  • 30 Haziran 1951 - Doğu Türkistan'da Toprak Reformunun Başlatılması

SON YORUMLANANLAR

E-POSTA LİSTESİ


Sitemizdeki yeniliklerden haberdar olmak için e-posta listemize üye olabilirsiniz.

© 1999 - 2017 Doğu Türkistan Kültür ve Dayanışma Derneği Genel Merkezi. Tüm hakları saklıdır.

web tasarım