HİCRET (6)

                                                                                                     Yazan:MEHMET CANTÜRK
 
Sefaret binasından çıkıp karşımıza gelen şahıs önümüzü keserek ne istiyorsunuz? Niye geldiniz? dedi. Biz Doğu Türkistan'dan  Pamir üzerinden 1961 Haziran ayında Afganistan'a geçerek Bedehşan'a geldiğimizi ve o tarihten Eylüle kadar 4 kafile halinde gelip Bedehşan'a yerleştiğimizi ertesi senesi Afgan makamlarınca 24 ailenin Çin'e iade edileceği meclisi şuranın kararıyla Gazni, Kandahar Mazarı Şeriflere gidip yerleşen ve Bedehşanda bulunan 24 aileyi toplayıp Bedahşan'ın Hırkayı Şerif adlı ziyaret yerinin avlusunda toplayarak 20 Eylül’de resmen Çin makamlarına verileceklerini ve bunları hudutlardan geçirip Çin'lilere teslim edecek muhafız ve vasıtaların hazır bulunduğu ertesi gün huduta götürülecekleri ve o andaki 24 ailenin feryadı figanlarından müteessir olan bizler Bedehşan Valisinin makamına giderek 24 ailenin Çin'e gönderilmemesini rica ettik. Valinin bize verdiği ifade aynen şöyledir. "Bu iş artık bizden çıkmıştır. Hudut komutanlığına havale edildi sizler direk hudut komutanlığına gidin, bizim yapabileceğimiz hiçbir şey yok" dedi. Bizde Bedehşan'da bulunan hudut komutanlığına gittik Komutan bizi kabul etti, ziyaret sebebimizi sordu. Durumu anlattık ve gözyaşları içinde komutandan 24 aile efradının durumunu görmesini istedik.

Eğer bizim bu topraklardan ihracımız gerekiyorsa siz bizleri kurşuna dizin kanımız helâl olsun. Siz sanmayınız ki bu gönderilen aileler hayatlarına devam edecek. Muhafızların gözü önünde Çin'liler kurşuna dizer, dedik. Komutanında anlattıklarımız karşısında gözleri yaşardı. Yaverini alıp 24 ailenin bulunduğu yere gelerek ailelerin durumlarını yerinde gördü. Bu manzaranın karşısında komutan ağlayarak muhafızların kışlalara gitmesini söyledi. Kabil'e merkeze telgraf çekerek ikinci bir emrin beklenmesini söyledi. Böylece bu tehlike geçici olarak atlatılmış oldu.24 aileyi evlere yerleştirdik. O günden itibaren imkan buldukça Bedehşan'dan Kabil'e taşınmaya başladık. Şimdi gene 1961 Haziran'ından 1961 Eylül sonuna kadar Afganistan hudutlarından geçen ne kadar nüfus varsa hepsinin tekrar iadesi söz konusu oluyor o yüzden geldik dedik. Bu anlattıklarımızı dinledikten sonra bizi karşılayan şahıs dedi ki: "Afgan topraklarına Pamir yaylasından geçtiğimiz gün ve saat den haberimiz var. Bedehşan'da başınıza gelenlerden de haberimiz var. Kabil ve başka vilayet, kazalarda kaç aile ve nüfus olduğunda da haberimiz var. Şu ana kadar kimse gelipte derdini anlatmadı. Biz elçilik olarak Katağan, Aybek, Mezari Şerif ve Gazne civarındaki ve yaylalardaki Türklerin çadırlarına gittik onlarla hasbıhalde bulunduk. Günlerce onların misafiri olduk. Sizler daha yeni geliyorsunuz dedi."Bizi elçilik binasına buyur etti. Genel sekreter odasında çay ikram etti.Kendisi "Ben elçiliğe geldiğinizi haber vereyim" diyerek yanımızdan ayrıldı. 15-20 dakika sonra tekrar odaya döndü ve "buyurun sizi büyük elçi kabul etti" diyerek bizleri elçinin yanına götürdü.Odaya girdik büyük elçi uzun boylu, zayıf, 60 yaşları civarında birisiydi. İsminin Talat olduğunu öğrendik. Elçi masasından kalkarak bizlere kaç aile olduğumuzu, nerelerde ikâmet ettiğimizi, niçin geldiğimizi. Doğu Türkistan'ın nüfusu, toprak genişliği ve diğer konularda bilgi aldı."Ne istiyorsunuz?" dedi. Bizde Bedehşan ve Kabil'de başımıza gelen Çin'e iade tehlikesinden dolayı Türkiye'ye gitmek için iltica talebimizi söyledik. Elçi" herkes bu görüşte mi" diye sordu. Hepimizin aynı görüşte olduğunu söyledik. Elçi, " sizler bahçede istirahat edin. Ben Afgan makamlarını dolaşıp geleyim." diyerek ayrıldı. Bizlerde bahçede elçiyi beklemeye başladık. Yaklaşık bir buçuk saat sonra makam aracının kapıdan girdiğini gördük. Arabaya doğru yürüdük. Elçi aracından inerek bizlere dedi ki ; " Bu iade tehlikesi artık yok. Afgan Hükümeti sizlere, vatandaşlık teskeresi verecek. Burada istediğiniz yerde yaşayabilirsiniz. Ben başbakan, iç işleri ve dış işleri bakanlarıyla görüştüm." dedi. yaptığı görüşmelerde bakanlara, bizim Türk olduğumuzu söylediğini belirtti. Afganlı bakanlar mahcup bir tavırla iade kararının Afgan meclisi'nin karan olduğunu, kendilerinin sadece bu karara uymak zorunlulukları olduğunu belirtmişler. Daha sonra Büyük elçiye bu kararı tekrar görüşülmesi için meclise götüreceklerine söz vermişler. Elçi " Bana, sizlerin istediğiniz yerde Afgan vatandaşı olarak yaşayabileceğiniz konusunda söz verdiler." diyerek sevinçli bir şekilde gülüyordu. Bizde kendisine bir sene önce ki 24 ailenin iade olayını ve şimdi hepimizin iade edilmesi yönünde çıkan meclis kararını anlattıktan sonra," bugün sizin hatırınız için, bu sözü vermiş olabilirler. Bizleri daha sonra parça parça ,iade edebilirler. Lütfen bize Türkiye'ye gidebilmemiz için yardımcı olun." dedik. Sefir , " O konuda bir şey diyemem. Fakat neden olmasın? Gelin görüşelim "diyerek, bizleri makamına davet etti.

Makamında, bizim Afganistan'ın nerelerine yerleştiğimiz hakkında detaylı bilgi aldı. Türkiye'ye gitme konusunda herkesin aynı fikirde olup olmadığını ısrarla sordu. Bizde herkesin hem fikir olduğunu tekrar tekrar beyan ettik. Daha sonra başkâtibini çağırarak, bir telgraf metni yazdırdı. Telgrafın içeriği aşağı yukarı bizim anlattığımızın özetiydi. Telgrafın cevabını 15 gün sonra alabileceğimizi söyledi. Biz de müsaade isteyerek ayrıldık. Büyükelçilik Genel Sekreteri bahçe kapısına kadar uğurladı. Adını sorduğumuzda " KAYA TOPERİ " olduğunu söyledi. Bizden ayrılırken her türlü sıkıntılarımızı kendilerine iletmemizi söyledi.

Bizler Kabil'e gelerek buradaki bütün hemşerilerimize durumu anlattık. Ankara'dan Kabil elçiliğine 15 gün sonra müracaatımız hakkında bilgi geleceğini söyledik. Artık bütün Doğu Türkistanlılar 15 gün sonra gelecek olan haberi merakla beklemeye başladık.

 

(SÜRECEK)

GÖKBAYRAK DERGİSİ

ÜYE GİRİŞİ



Ücretsiz üye olmak için tıklayın.

Abonelik Başvuru Formu

TARİHTE BU AY

  • 06 Ağustos 1947 - Ünlü Kazak Şair Tancarık Codıoğlunun Vefatı
  • 13 Ağustos 1966 - Çinlilerce Kültür Hareketinin Başlangıcı Yüzbinlerce El Yazması Kitapların Yakılması
  • 26 Ağustos 1970 - Polat Turfani'nin Vefatı
  • 27 Ağustos 1949 - Ahmet Can Kasim A.abbas Delil Han Şehit Edilişi

SON YORUMLANANLAR

E-POSTA LİSTESİ


Sitemizdeki yeniliklerden haberdar olmak için e-posta listemize üye olabilirsiniz.

© 1999 - 2017 Doğu Türkistan Kültür ve Dayanışma Derneği Genel Merkezi. Tüm hakları saklıdır.

web tasarım