• 13.06.2017
  • 1675 defa okundu

Savaş görmeyen yiğit er olamaz
Meydanda at oynatmayan Türk olamaz..


Şarki Türkistan İslam Cumhuriyeti Kurucularından büyük devlet adamı siyasetçi, yazar Mehmet Enin Buğra''yı vefatının 52.yılında rahmetle anıyoruz.

Mehmet Emin Buğra, 1901 yılında Doğu Türkistan’ın Hoten şehrinde saygın bir müderris ailesin de dünyaya geldi. 9 yaşında Hoten’de ilk tahsilini yaparken 10 yaşında annesini kaybetti ve amcasının himayesine girdi. 22 yaşında ise Karakaş nahiyesindeki o devrin ünlü medreselerinde yüksek din tahsilini Arap ve Fars dillerinde tamamladı. 1922-1930 yılları arasında Hoten ve Karakaş Nahiyelerinde Tefsir ve Hadis konularında müderris olarak görev yaptı.

Mehmet Emin Buğra, Doğu Türkistan’da Mehmet Emin Hazretim olarak yâd edildi. Genç yaştayken Arapça ve Farsça dillerinde şiirler yazmağa başlamıştı. O dönemlerde Doğu Türkistan’da yeni yeni gelişmeye başlayan eğitim ve öğretimde muasırlaşma faaliyetlerine aktif olarak katıldı. Hatta kendisi de Türkiye’den gelen öğretmenlerden bir süre muasır ilim terbiyesi almıştı. 1930 yılının sonlarına doğru Hoten’de Mehmet Emin Buğra önderliğinde Milli inkılâp Teşkilatı kuruldu. 12 Kasım 1934 tarihinde Kaşgar’da kurulan Doğu Türkistan İslam Cumhuriyeti’nin tesisine büyük katkılarda bulundu. Afganistan’da 1942 yılına kadar Doğu Türkistan Tarihi üzerine bilimsel araştırma çalışmalarında bulundu ve tarihi eseri “Şark-ı Türkistan Tarihi “ni yazdı.

Dört senelik çileli yoğun çalışmalardan sonra emsalsiz eseri, “Şark_ı Türkistan Tarihi” milletine bir armağan olarak bırakmıştır. Bu eser Doğu Türkistan’ın hakiki tarihini öğrenmek açısından çok önemlidir. Çin hükümeti bu kitabın Doğu Türkistan’a sokulmasının büyük tehlike olarak niteleyip, bu kitabın girişini engellemektedir.

Mehmet Emin Buğra 1951 senesinde Türkiye’ye geldi. Türkiye’ye geldikten sonra da Doğu Türkistan davası için aktif şekilde siyasi ve sosyal faaliyetler içinde bulundu. İstanbul’da kaldığı 1951-1954 yıllarında Türkistan adlı bir dergi yayınlamıştır.

Hayatı boyunca Doğu Türkistan’ın Türk toprağı olduğunu savunan, o topraklarda yaşayan halkların bir olduğunu Çinlilere anlatmak için mücadele veren Buğra’nın gerçek bir vatanperver olmakla birlikte koyu bir Türk milliyetçisi olduğunu şiirlerinden de anlamak mümkündür. Zaten vatanperverlik ile milliyetçilik birbirine sıkı sıkıya bağlı ve birbirini tamamlayan kavramlardır. Vatanını sevmeyen milletini sevmez, milletini sevmeyen vatanını sevmez.

  • Kaynak:
  • Etiketler:

Son Eklenen Haberler

Yorumlar

Yorum Ekleyin

Yorum eklemek için lütfen üye girişi yapınız. Giriş yapmak için