• 04.07.2017
  • 1094 defa okundu

Türklüğün ve İslamiyet’in beşiği sayılan aziz yurdumuz Doğu Türkistan’da acının, zulmün ve şiddetin ayyuka çıktığı 5 Temmuz 2009 Urumçi katliamının sekizinci yılında kalabalık ve amaçsız yığınlara inat. Demokrasi havarilerinin boş vermişliğine ve umarsızlığına inat kısık seslerimizle, inançla ve iman dolu yüreklerimizle burada Çin büyükelçiliği önündeyiz. Buradayız! Çünkü milyonlarca masum ve mazlum soydaşımızın katiline karşınızda hiç kimse veya hiçbir güç yok sanmayın yüce ALLAH’ın inanmış kulları olarak biz var demek için buradayız.

Bundan sekiz yıl önce Doğu Türkistan’ın başkenti Urumçi’de patlak veren hadiseler de binlerce soydaşımız Çin’in askeri gücü ve paramiliter kuvvetlerince şehit edilmiş aylarca süren operasyonlar sonrasında ise on binlerce insanımız sözde mahkemelerle idam sehpalarında can vermiş veya ömür boyu hapse mahkûm edilmiştir. Şimdi tarihin tozlu sahifelerinde unutulmaya veya unutturulmaya çalışan “Urumçi katliamı”nın yıl dönümünde dünyanın gözü önünde cereyan eden bu katliam ve vahşeti unutturmayacağımızı ifade ediyoruz. 5 Temmuz 2009 yılında Urumçi sokaklarında akan masum Uygur kanı hale tazedir ve akmaya devam etmektedir. Komünist Çin yönetimi Uygur halkının etnik kimliğine ve inancına olan saldırısının şiddetini her geçen gün arttırarak devam etmekte ve kendi halinde gelecek kaygısı ile hayata tutunmaya çalışan halkımızı tahrik etmektedir. Doğu Türkistan bölgesini sürekli olarak baskı altında tutan bu baskıcı zihniyetin tek bir amacı vardır. O da Doğu Türkistan’dan yeni bir Afganistan veya Suriye çıkarmak böylece Uygur halkını ve kimliğini kolayca yok etmektir. 2009 yılından bu güne kadar uygulanan ve halen uygulanmakta olan bu baskıcı politikanın bizlerce başkaca bir izahı yoktur.

                Son yıllarda başlayan Ramazan orucu yasağını iyice arttıran Çin yönetimi yeni kurallar getirerek halkımızın inanç ve kimliği üzerinden halkımızı tahrik etmektedir. Bu gün Doğu Türkistan’da camiler tutsak, din adamları komünist ideolojinin esiri olmuştur. Halkımızın milli kimliği Komünist Çin yönetiminin kirli ve kan kokan ayakları altında ezilmektedir. Müslüman Uygur Türklerine ait düğünler ve cenaze merasimleri dahi komünist parti ideolojisine göre düzenlenmekte Müslüman Türk çocuğuna İslam ve Türk’e ait isimler konulamamaktadır. Doğu Türkistan’ı yeni bir imha çemberinin içine alan Çin yönetimi dünya da esen İslamafobi’den ve radikal İslam kisvesi altında İslam’ın güzelliğini ve adaletini yok eden güruhların eylemlerden aldığı güçle Uygur Türklerine yönelik akıl almaz bir baskı politikasını hızla uygulamaktadır. Öyle ki bu gün Çin yönetimi yurt dışında bulunan Uygurlara ülkenize dönün çağrısı yapmaktadır. Üstelik bu çağrı devletin eliyle soydaşlarımızın akrabaları tarafından yapılmaktadır. Geri dönmeyen Uygurların ise yakın, uzak demeden çoluk, çocuk tüm akrabaları zindanlara atılmakta, elinde avucunda ne var ise Çin devleti tüm birikimlerine el koymaktadır. Son günlerde yaşanan bir başka hadise ise Mısır’ın cuntacı hükümeti eliyle ortaya konmaktadır. Mısır’da okumak veya çalışmak maksadı ile bulunan Uygur Türkleri Mısır hükümetince tutuklanmakta ve Çin’e iade edilmektedir. Bu durum sadece Mısır’la da sınırlı değildir nerede ise Çin dişini geçirdiği tüm devletler de bu işi kolayca yapmaktadır.

                Yukarı da belirttiğimiz gibi 5 Temmuz 2009’da başlayan katliam ve etnik temizlik gün geçtikçe artarak devam etmektedir. Doğu Türkistan’da yaşanan devlet terörü artık halkımızın sabrını taşırmaktadır. Uygur Türkleri adeta devlet eliyle terörize edilmektedir. Bu durum yaşanacak yeni Urumçi katliamlarına davetiye çıkarmaktadır. Buradan tüm dünyayı uyarıyoruz Doğu Türkistan’da yaşanacak yeni bir kıyımın ve vahşetin tek müsebbibi komünist Çin devletinden başkası değildir. Elinde ki masumların kanına bakmadan kendini aklamaya çalışan Çin devletinin bundan böyle yapacağı açıklamalar dikkatle incelenmeli ve okunmalıdır.

                5 Temmuz 2009 Urumçi katliamında, akabinde ve öncesinde devam yaşanmış tüm katliamlarda şehadete erişen soydaşlarımızı bir kez daha ALLAH’tan rahmet diliyor. Sesi kısılan ve zulme göğüs germeye devam eden Müslüman Uygur Türk’ünün sesi olmaya devam edeceğiz. Saygılarımla  05.07.2017    

                                                                                                                                                                       Seyit TÜMTÜRK

 

                                                                                                                                        DOĞU TÜRKİSTAN

                                                                                                                       KÜLTÜR ve DAYANIŞMA DERNEĞİ

                                                                                                                                         GENEL BAŞKANI

  • Kaynak:
  • Etiketler:

Son Eklenen Haberler

Yorumlar

Yorum Ekleyin

Yorum eklemek için lütfen üye girişi yapınız. Giriş yapmak için