Kafası Kılıçla kesilen şair;ABDÜLHALİK UYGUR

Yukarıdaki mısralar Abdülhalik Uygur'un 1921 yılında eski Uygur Medeniyet merkezlerinden biri olan Turfan şehrinde yazdığı "Uyan" şiirinden birkaç beyittir. Bu şiir mısraları, istikbali ve tarihin takdiri karşısında kaygılanan vatanperver bir şairin yürekli sesini ifadelendirmektedir.

23 Temmuz 2017, 21:29

Ey fakir Uygur! Uyan uykun yeter. Sende mal yok, şimdi gitse can gider.

Bu ölümden kendini kurtaramazsın. Ah..! senin halin hater, halin hater

 

Kalk, dedim başını kaldır... Uykunu aç! Rakibin başını kes, kanını saç!

Göz açıp etrafına iyice bakmazsan. Ölürsün armanda bir gün, yok ilaç!


Yukarıdaki mısralar Abdülhalik Uygur'un 1921 yılında eski Uygur Medeniyet merkezlerinden biri olan Turfan şehrinde yazdığı "Uyan" şiirinden birkaç beyittir. Bu şiir mısraları, istikbali ve tarihin takdiri karşısında kaygılanan vatanperver bir şairin yürekli sesini ifadelendirmektedir.

Uygur Türkleri, tarihin çeşitli devirlerinde aziz vatanın altın beşiğinde çağın şuurunu öz benliğinde hisseden devlet adamları; milletini, vatanını hakkıyla seven kahraman mücahitler; ünlü şair ve yazarlar yetiştirmiştir. Böyle münevverlerden biride Abdulhalik Uygur'dur. Kahraman, İnkılâpçı ve İktidarlı şairimiz. 1896 yılında Doğu Türkistan'ın Turfan şehrinde ikamet eden kültürlü bir tüccar ailesi içinde dünyaya geldi. Şair AbdulHalik mezun olduktan sonra babası tarafından Kara şehirde ki Moğol Okuluna verildi. Bu okulda Moğolcayı mükemmel bir şekilde öğrendi.

Şairin babası ilim ve irfan kıymetini bilen ağah(uyanık) bir insan idi. Ticaret işleriyle uğraşıyordu. Ticari münasebetlerini sadece Doğu Türkistan'ın vilayet ve şehirlerinde sürdürmekte kalmıyor Batı Türkistan ve Doğu Avrupa'nın şehirlerine kadar uzanıyordu. Abdurrahman Bey bir defa zeki oğlu Abdulhalik'i beraberinde götürmüştü. Şair bu seyahatlerinden birinde Batı Türkistan'ın Şemey şehrinde bir yıldan fazla kalıp Rus dilini öğrenmiştir. Abdülhalik babasının geniş maddi imkânları sayesinde Arapçayı, Farsçayı, Çinceyi, Rusça ve Moğolcayı iyice ilerletmiş; bunun yanında asrın modem ilimlerini takip edebilecek bilgiye sahip olmuştu.

Babası ile beraber Çin'i ve yabancı ülkeleri bir çok kere dolaşması şaire içtimai gelişmelerin çeşitli seviyelere ve çeşitli siyasi rejimler altında yaşayan milletler ile yakından tanışma imkânı verdi. Bu seyahatler neticesinde Doğu Türkistan halkının aynı asırdaki siyasi yerini ve içtima durumunu bütün ayrıntılarıyla tahlil etti. Öz vatanın siyasi, iktisadi ve medeni durumunu gezip gördüğü gelişmeye başlamış yabancı milletlerin durumu ile kıyaslayarak derin üzüntü duydu. Şair, Çin istibdadının zulmü yerli harap olan vatanına ve cehalet içinde yüzen ve geri kalmış milletlerin haline acıdı. Bu durum şairde kurtuluş ve demokrasi gayelerinin doğuşuna sebep oldu. Bu gayeler onu vatanını istiklali ve milletin hürriyeti için mücadele yoluna sürükledi. Şairin şiir anlayışı bu gayeler etrafında vücut oldu. Artık bundan sonra aziz vatanın ve milletinin devrin ilerlemelerinin çok gerisinde kaldığını bu durumu değiştirmek için mücadele yapmak gerektiğini konu alan şiirler yazdı.

 Ruzi Molla adındaki hain, 17 kişilik inkılâp azasının listesini işgal ordusu komutanı Şin-si-sey'e ihbar etmişti. Bu vakıadan haber olan Şair Abdülhalik'in dostları, akrabaları onu başka yere götürmek üzere zorla ata bindirmek istediler. Bütün ısrarlara rağmen "ne olursa olsun kalacağım" diyerek kaçmayı reddetti. Abdülhalik başkanlığındaki heyet haber alınmasından kısa süre sonra tutuklandı. Şing-si-sey tutukladığı merkez komuta azalarından 17'ini de Turfan- Yenişehir meydanında direklere bağlayıp, kafalarını kılıç ile keserek şehit edildi.(22.07.1933)

Abdülhalik Uygur, kuvvetli ateşler karşısında iradesine hâkim, vatanına, milletine sadık gibi bir yiğit idi. O, öz vatanın ve halkının gördüğü zulüm ve azaba karşı "ya ölüm, ya kalım" diye meydana çıkmış, aslan yürekli bir er idi.

Bu yolda şehit oldu. Silahlı ayaklanmayı başlatarak esaretten kurtuluş yolunu açtı. Fakat neticelerini görmeden gonca gülü hazan olup yüce bir istek ile bu âlemden göçtü.Korkmaz inkılapçı, halk kahramanı, kudretli halk şairi Abdülhalik Uygur, vatanının ve milletinin münevver bir evladı sıfatıyla tarih sayfalarında yer almaya münasip bir şahsiyettir. Onun cesareti, kahramanlığı Doğu Türkistan halkının zulme karşı, istiklal ve hürriyet için yürüttüğü mücadele tarihin altın sayfalarına yazılarak ebedileşecektir.

Doğu Türkistan halkı bu vatanperver ve öz evladının şehit edilişinin 84.yılında ebediyen unutmayacaktır. 

Bu makale http://www.gokbayrak.com/dergi_oku.asp?id=16&sid=48 sitesinde orjinalinden alınmıştır. prof.Dr.Sultan Mahmut Kaşgarlı hocamıza teşekkür ederiz.

Yorumlar

Bu haber için henüz yorum yazılmadı.


Bu Habere Yorum Yazın

Yorum yazabilmek için sitemize üye olmanız gerekmektedir. Bu sayfadan ücretsiz üye olabilir, zaten üyeyseniz bu sayfadan giriş yapabilirsiniz.

GÖKBAYRAK DERGİSİ

ÜYE GİRİŞİ



Ücretsiz üye olmak için tıklayın.

Abonelik Başvuru Formu

TARİHTE BU AY

  • 06 Ağustos 1947 - Ünlü Kazak Şair Tancarık Codıoğlunun Vefatı
  • 13 Ağustos 1966 - Çinlilerce Kültür Hareketinin Başlangıcı Yüzbinlerce El Yazması Kitapların Yakılması
  • 26 Ağustos 1970 - Polat Turfani'nin Vefatı
  • 27 Ağustos 1949 - Ahmet Can Kasim A.abbas Delil Han Şehit Edilişi

SON YORUMLANANLAR

E-POSTA LİSTESİ


Sitemizdeki yeniliklerden haberdar olmak için e-posta listemize üye olabilirsiniz.

© 1999 - 2017 Doğu Türkistan Kültür ve Dayanışma Derneği Genel Merkezi. Tüm hakları saklıdır.

web tasarım