İdeolojik Körlük ve Akıl Tutulması

Çin zulmünün ve Uygurların maruz kaldığı acıların bazıları tarafından inatla “anlaşılmamaya” çalışılmasıdır.

13 Nisan 2017, 19:16
İdeolojik körlük, insan evladının eklemlendiği ideolojinin kaplamını bütün dünyasına hâkim kılması, edindiği (edindiğini sandığı) ideolojik argümantasyonun kendisine çizdiği sınırlardan ötesini görme konusunda yeteneğini kaybederek zihinsel anlamda acziyete sürüklenmesi şeklinde tanımlanabilir........
...İdeoloji körleri, kendilerinin ve kendileri gibi olanların “hep iyi yönlerini” görme ve gösterme eğilimindeyken, “ötekilerin ve onlardan olanların” kötü yönlerinden başka bir taraflarına görme zahmetine katlanmaktan ölesiye kaçarlar. Bir tuhaf talihsizlik halidir bu körlük, herkese ve her şeye hep aynı zaviyeden bakmayı idealize eder.
Yukarıda gösterilen çabanın nedeni, birkaç yazımdan beri üzerinde durmaya çalıştığım Doğu Türkistan sorunudur. Önceki üç yazıda anlamaya ve anlatmaya çalıştığım Çin zulmünün ve Uygurların maruz kaldığı acıların bazıları tarafından inatla “anlaşılmamaya” çalışılmasıdır. İnatla ideolojik bir bağlam üzerinden algılanması ve “komünist olduğu zannedilen Çinlilerin pîr u pak olduklarının” ideolojik bir düşünme biçimiyle çıkarımlanmasıdır.
Çin’in Uygur Türklerine verdiği “ayrıcalıklardan” söz eden, 35 milyon Uygur’u katleden Çin’in Doğu Türkistan’a “doğum kontrolü yasağı” uygulamadığını söyleyerek “sınavlarda Uygur Türklerine verilen extra puanlardan” söz eden bazı kimselerin malul olduğu akıl tutulmasının nedenini ben başka bir nedene bağlamayı başaramadığım için ideolojik eğilimlerle açıklamak istiyorum. Çin’i ve kendisini komünist zanneden ve bu hat üzerinden Çinli yoldaşlar ile arasında empati kuran bu anlaşılmaz zihniyetin yaklaşımını başka türlü anlamlandıramıyorum çünkü.
Büyük Usta Cemil Meriç’in de dediği gibi, “ideolojiler, idrakimize giydirilmiş deli gömlekleridir.” Zihnimizi öznel kategorilere bölen ve dünyayı tek bir yerden algılamamıza neden olan ideolojilerin hayatımıza kattığı akıl tutulması, başkalarının ürettiği öznel bir anlamı kendi anlamımızmış gibi benimsememize ve özgürlüğümüzü yitirerek bağımlı ve idrak yoksunu olmamıza yol açan zehirli bir eğilimdir.
Birkaç gün önce özel bir televizyon kanalında yayınlanan Türkistan görüntüleri, Çin’in Uygurlara sunduğu ayrıcalıklardan söz eden zihniyete neler hissettirdi acaba? Çok merak ediyorum, edilen bir yığın çokbilmişçe sözden dolayı utanıldı mı, yoksa Çinli sivillerin, kolluk kuvvetlerinin gözleri önünde savunmasız Uygurları linç etmesine de bir kılıf mı uyduruldu? Zalimin zulmüne çanak tutulduğu, vahşetin meşrulaştırıldığı fark edilip başlar utançla öne eğildi mi, yoksa “yoldaşların tavırlarında bir hikmet-i hukûmet” arandı mı?
İnsan evladı neye inanırsa inansın, hangi ideolojiye mensup olursa olsun ve hangi düşünme biçimine sahip olursa olsun, “kendisini mazlumların, incinmişlerin ve ezilmişlerin yerine koyup onların dramları ile hemhal olmadıkça” ideolojikten körlükten kurtulması mümkün değildir.

Mustafa Alican
http://www.milliakil.com/ideolojik-korluk-ve-akil-tutulmasi/

Yorumlar

Bu haber için henüz yorum yazılmadı.


Bu Habere Yorum Yazın

Yorum yazabilmek için sitemize üye olmanız gerekmektedir. Bu sayfadan ücretsiz üye olabilir, zaten üyeyseniz bu sayfadan giriş yapabilirsiniz.

GÖKBAYRAK DERGİSİ

ÜYE GİRİŞİ



Ücretsiz üye olmak için tıklayın.

Abonelik Başvuru Formu

TARİHTE BU AY

  • 01 Mayıs 1959 - Büyük Şair Fethettin Mahsun'un Hotende Kurşunlanarak Şehit Edilişi.
  • 05 Mayıs 2015 - Doğu Türkistan'da Doppa Bayramı
  • 16 Mayıs 1878 - Doğu Türkistan'ın Çinlilerce Tamamen Işgal Edilmesi
  • 18 Mayıs 1938 - Doğu Türkistanlı General Mahmut Muhiti'nin Türkiye Ziyareti.
  • 30 Mayıs 1937 - Mehmet Ali Tevfik'in Vefati

SON YORUMLANANLAR

E-POSTA LİSTESİ


Sitemizdeki yeniliklerden haberdar olmak için e-posta listemize üye olabilirsiniz.

© 1999 - 2017 Doğu Türkistan Kültür ve Dayanışma Derneği Genel Merkezi. Tüm hakları saklıdır.

web tasarım