gökbayrak 
Doğu Türkistan Kültür ve Dayanışma 
Derneği genel Merkezi-KAYSERİ


LOPNUR BÖLGESİNDE 70 MİLYON TON POTASYUM REZERVİ BULUNDU
03-03-2008 Haberlere göre, Çin 9 yıldan beri sürekli devam ettirdiği yer altı zenginliklerinin keşfedilmesine yönelik çalışmalar sırasında 800 çeşit maden rezervi bulmuştur. Bunlardan en zengin rezevrili ve kalitelisinin Doğu Türkistan’da bulunduğu gelen haberler arasında.
Stilgruu haber sitesinde yer alan habere göre, Çin 60 bölgede büyük ve orta çaptaki maden yatakları bulmuş, Doğu Türkistan’da yeni bulunan 70 milyon ton Potasyum rezervli en değerli maden olarak bilinen bu potasyum madeninin bulunması ile Doğu Türkistan Çin’in Potasyum sanayi bölgesine dönüşmüştür.
Dış ülkelerdeki Doğu Türkistanlılar, Çin hükümetinin bu bölgedeki yer altı ve yerüstü zenginliklerini talan ettiğini ve yerel halka hiçbir yarar sağlamadığını bildirmekte.

DİNİ SÖMÜRÜ ALETİ HALİNE GETİRECEKLER,

03-03-2008 Mart ayında Pekin’de Çin komünist partisi genişletilmiş istişare toplantısında ulusal siyasi kongre başkanı ve komünist parti siyasi büro daimi üyesi Jiya CHİNGLİN DİN’İN ‘KARDEŞ TOPLUM’ yaratmada kullanılmasının gerekliliğini söyledi Jiya CHİNGLİN toplantıda biz dini inanç özgürlüğü politikasını garanti altına alarak dini konularla ilgili yasalardan yararlanarak din adamları inançlı insanları yönlendirerek KARDEŞ TOPLUM kurmak amacı ile önemli rol üstlenmemiz gerek dedi: 1949- Yılında Çin komünistleri yönetimi ele geçirdikten sonra, ateizmi teşvik ederek, dine inanmayı çok sert biçimde engellemiş olsa da, ancak Royters Ajansına göre, son zamanlarda Çin’de Budizm, tarikatçılık Hıristiyan dinine inananların sayısı da önemli ölçüde artmış ve bu durum Çin hükümetini " Kardeş Toplum" kurmak için sayısı hızla artmakta olan bu dini gruplardan yararlanmaya zorlamıştır.
Ancak Çin makamları dini inançtan " Kardeş Toplum " kurmak için yararlanmanın gerekli olduğunu ortaya attıkları sırada, Doğu Türkistan bölgesindeki Müslümanlara yönelik sıkı bastırma ve şiddet politikasını daha da katılaştırmıştır. Söylemler ile uygulamalar bağdaşmamaktadır..
Bu konuda Amerika Dini Özgürlükler Komitesi, Uluslararası İnsan Hakları Komitesi ve Uluslararası Af Örgütü gibi örgütlerle Batılı ülkelerin ilgili kuruluşları basın açıklamaları yaparak paneller konferanslar düzenleyerek, Çin hükümetinin Uygur Müslümanlarına yönelik baskı politikasına son vermesi ve olimpiyat oyunları için verdiği taahhüdünü yerine getirmesi için bastırıyorlar.

RABİYE KADİR NOBEL BARIŞ ÖDÜLÜNE ADAY

04.03.2008
Norveç Nobel derneğinin açıklamasına, 2008- Yılı Nobel barış ödülü adaylarının listesi hazırlanmış ve bu yıl 197 kişiden oluşan Nobel barış ödülü adayları arasında Uygur milli hareketinin lideri ve insan hakları savunucusu Rabiye KADİR hanım da bulunmakta.
Nobel ödülü derneğinden alınan bilgiye göre, Nobel barış ödülünün kapsamını genişletmiş, dolayısıyla insan hakları, çevre hizmetleri de bu kapsama dâhil edilmiştir.
Varlığını Uygurların insan hakları meselesine adayan Rabiye KADİR Hanım, 2005- Yılında Batılı ülkeler ve insan hakları teşkilatlarının baskısıyla Çin hapishanesinden serbest bırakılmasından bu yana, her yıl Nobel barış ödülüne aday gösterilmektedir.. O her yıl en güçlü adaylar arasında yerini korumakta.
Nobel ödülü adayları arasında Rabiye KADİR hanımla yarışanlar arasında 2006. yılında Bengaldeşli Muhammed YUNUS ve 2007. yılında küresel ısınmayla mücadele yürüten Amerika’nın eski Başkan Yardımcısı Bay Al GORE de bulunuyor.

İŞ VAADİ VE ZORUNLU TAHLİYE

04-03-2008 Şinhua Ajansının haberine göre, Mart ayında, HOTEN Vilayetinin bütün İlçe ve köylerinden toplanan 400 den fazla Uygur kızı kalifiye eleman yetiştirme vaadiyle ÜRÜMÇİ ve Çin’in diğer eyaletleri SENDUNG ,HUBEY gibi eyaletlere götürüldü.Çin’in diğer bölgelerine nakledilen Doğu Türkistanlıların yıllara göre sayısı 2005 yılında 486 bin, 2007 yılında 774 bin kişi olarak gerçekleşmiştir.
Habere göre, 2008. Yılında Çin hükümeti Doğu Türkistan Bölgesinden Çin’in diğer eyaletlerine işe yerleştirilecek Uygur kızlarından oluşan işçi sayısını yıl sonuna kadar 1 milyon 200 bin olarak hedeflemektedir .Çingdav, Yentey fabrikalarıyla işçi yerleştirme konusunda anlaşmalar yapmıştır. KAŞGAR, HOTEN, ve KIZILSU bölgesini pilot bölge haline getiren Çin hükümeti bu bölge insanını kademeli olarak nakletmekte sözde ihtiyaç fazlası emek gücü olarak nitelenen Uygur kızları ve Uygur çiftçisinden boşalan yerlere Çin’in iç bölgelerinden getirilen Çinli göçmenler yerleştirilmektedir. Yürütülen bu politika ile Doğu Türkistan bölgesini sistematik olarak Çinlileştirme ve bölge insanını asimile etmenin bir diğer yolu da budur.
Dünya Uygur Kurultayı lideri Rabiye KADİR ise, Çin’in hem çocuk yaştaki hem evlenme çağındaki Uygur kızlarını Çin bölgelerine götürerek her türlü gayri ahlaki ortamlara sürüklediğini asimile ve soykırım uyguladığını söyledi.

ÇİNLİ GÖÇMENLERİN ÇIKAR SAVAŞI

04-03-2008 Birleşmiş Milletler Örgütünün "insan hakları beyannamesinde, her hangi bir vatandaşın devletin siyasi baskısı olmaksızın göç etme ve iskan etme özgürlüğüne müdahale edilmemesi önemle vurgulanmıştır.
Ancak bir bölgeden bir bölgeye göç ederek iskan edenlerin asıl yerel vatandaşları talan etmeleri yasaklanmıştır. Dış ülkelerdeki insan hakları örgütlerinin ve Uygur siyasi liderlerin bakış açılarına göre Çin hükümetinin Doğu Türkistan bölgesine teşvikle Çinli göçmen seferberliğini kınayarak bölge insanının malını mülkünü çeşitli hileli yollarla yine Çinlilere verilmesi Uygur halkının çıkarlarının heba etmesi pahasına Çinlilerin refah içinde yaşamaları ise bu göçlerin sistemli olarak devam etmesi uluslar arası toplumun diğer ülkelerde yaşayan Doğu Türkistan halkının eleştirilerini üzerine çekmektedir.


DOĞU TÜRKİSTAN’DA KAMUSAL BİRİMLER ÇİNLİLEŞİYOR.

Doğu Türkistanlı Uygur aydını ERKİN AY hanımın verdiği bilgiye göre, Doğu Türkistan bölgesinde üst düzey kamu dairelerine yerleştirilen Çinliler kısa zaman sonra bulundukları bölgenin yerel yönetim kadrosunun yönetici kadrosunun başına geçmekte ve yerel halkın mal mülk elindeki taşınmazlarına sinsi planlarla el koymaktadır.Çünkü yerel bölge insanı Uygurların kendi haklarını arayacakları her hangi bir merci yoktur.Bu sıkça rastlanan olaylar gün geçtikçe artarak devam etmektedir.Doğu Türkistan toprakları bu sistem ile öz sahiplerinden talan edilmekte ve Yağmalanmaktadır.
Bundan on yıl önce, Doğu Türkistan bölgesinde sadece komünist parti il ve ilçe encümeninin sekreterleri Çinlilerden oluşurken, günümüzde köy ve kasabalara kadar Çinlileşmiştir. Böyle kamu yönetim birimleri tamamen Çinlilerden oluşmaktadır

ZULÜM NEREDE İSE ORADA DİRENİŞLER BİTMEZ ,

Doğu Türkistan halkının şimdiye kadar Çin hükümetine karşı direnişi ve başkaldırma hareketlerinin sebeplerini analiz eden sonuçlarına ilgi gösterenlerin sayısı az değil elbette.
Çinli göçmenlerin Doğu Türkistan’da hükümran bir millet olarak mağrur yaşaması işlediği suçun türü her ne olursa olsun cezai bir müeyyide uygulanmaması ve korunması,bunun tam tersi Uygur halkının ister ekonomik ister kültürel ister sosyal ister dini veya siyasi açıdan olsun kişisel haklarının güvence altında olmadığı bu zulmün eninde sonunda Doğu Türkistan halkı arasında güçlü etki yaratarak Çin’e karşı geniş katılımlı hareketlenmeyi beraberinde getireceğini analistler, siyasi çevreler,ve siyaset bilimcileri tarafından açıkça vurgulanmaktadır.

EĞİTİMDE KÖKTEN TEMİZLİK

07-03-2008 Çin Halk Siyasi Danışma Kurulu üyesi, Çin Bilim ve teknoloji üniversitesi rektörü Ju Çingşi Tanrı Dağı haber sitesinin röportaj isteğini kabul ederken, Doğu Türkistan bölgesinin eğitim durumundan ümitli olmanın yanlış olduğunu söyledi..
Ju Çingşi’ye göre, Doğu Türkistan Bölgesinin eğitimde çok gerilerde kaldığını vurgularken, “Şinjiangdaki’’ fakir bölgelerde okulların eğitim durumları 20-30 yıl önceki ilkel şartlarda olup, biyoloji, kimya laboratuarlarının % 80 ini kullanılamaz, durumda buradaki öğretmenleri de bilgi açısından yetersiz gördüğünü ifade eden Ju Cingsi öncelik olarak bilgi derecesi yetersiz olan öğretmenlerin yerine yüksek derecede yetişmiş öğretmen kadrolarının bu bölgelere naklederek bu bölgenin eğitim standardını yüksek derecelere getirmek gerek diyen Ju Cingsi’nin bu imalı açıklaması buradaki mevcut Uygur öğretmenlerin işine son vererek yerine Çinli öğretmen kadrosu yerleştirmek milli eğitimde yapılacak bu reformla Çinlileştirme politikasındaki zincirin halkasına yeni bir halka ekleyerek Doğu Türkistan’da halkın ana dili olan Uygurcayı unutturarak Çin dilini hakim kılmayı amaçlamaktadır.

ÇİFT DİLLİ EĞİTİMİ BEBEKLERDE UYGULAMA

Çin hükümeti yeni bir karar alarak eğitimi okul çağı beklemeden kreşlerden başlayarak ilkokul çağına gelene kadar zaman diliminde Çin’ceyi öğretmenin planlarını yapmak için yeni yeni arayışlar içine girdi.Bu kararla azınlık millet olarak gördüğü Uygur çocukları özellikle kırsal kesimlerden başlayarak kreşler kurarak eğitimi bu kreşlerden başlatmayı hedeflemektedir.
Kreş eğitimini hayata geçirmek, Çin’in 11.ci 5 yıllık planına dahil edilerek, Çin hükümeti 2010 . Yılına kadar, KAŞGAR, HOTEN ve AKSU bölgesini içeren Güney Bölgesini temel alarak yedi oblast ve 56 İlçede azınlık çocuklarının çift dille yani Çin dilini hayata geçirmeyi planlamıştır.
Çin hükümeti bu planın gerçekleşmesi için beş yıla bölerek 430 milyon YUAN fon ayırdı.2006 yılında başlatılan bu program dahilinde bu kreşlerde görev alacak eğitimci ve öğretmen kadrosu yetiştirmeye hız verdi.2006 yılında başlatılan bu program çerçevesinde 2010 yılına kadar Doğu Türkistan bölgesindeki eğitimin % 85 e ulaşacağı ve eğitimin tamamı Çince yapılacağı kaydedildi.Bu kreşte eğitim programı için yetiştirilen öğretmenlerde teşviklerle desteklenerek en ücra kesimlere gönderilmekte bu programın aksamaması için takviye olarak da öğretmen yetiştirmeye hız verildiği ifade edilmektedir.
Uygur Özerk Bölgesi milli eğitim bakanlığı Ağustos 2006 . Yılında Uygur Bölgesinde açılan 1000’e yakın çift dilli hazırlık sınıflarında okuyan azınlık çocuklarının bir önceki yıllara göre % 50 artarak 15 bine ulaştığını ilan etti.Bu sayı artarak 2007 . Yılında çift dilli Kreş ve hazırlık sınıflarının 2982 ye, öğrencilerin sayısının ise 93 bine ulaştığını duyurdu.Doğu Türkistan’daki eğitimle ilgili haberlere bakılırsa Uygurların çoğunlukta yaşadığı KAŞGAR’ın köylerinde görev yapacak pedagoji bölümü mezunu öğretmenler görevlerine başlayacaktır.
.
CAMİİ VE MESCİTLERE YOKLAMA DEFTERİ

26-03-2008 Uygur Bölgesi İli Vilayeti haber sitesinin haberine göre, bu yıl Mart ayında ili Vilayetinin Nilka İlçesi dini faaliyet alanlarında memur yoklama sistemine geçilmiştir. Bu sisteme göre, Nilka İlçesindeki 110 mescide memur yoklama defteri konmuş yoklama defterinde, mezkur mescidi incelemeye gelen müfettişlerin inceleme sonucunu belirtmesi ve imza atması istenerek buradaki Camii ve Mescitleri kontrol altına almayı planlıyor.
" Burada amaç Din’i, sosyalizme göre dizayn etmek "
Haber sitesi bu sistemin amacının dini faaliyetleri sosyalizme göre dizayn etmek olduğunu belirtiyor. Uluslararası Af Örgütünün 2005 Yılında yayınladığı Doğu Türkistan’daki dini özgürlük meselesi ile ilgili raporunda, Çin hükümetinin dini faaliyet alanların aşırı derecede takip etmesi, hatta bu alanları Çin komünist partisinin propaganda alanlarına dönüştürmesinin, Uygurlar arasında tepkilere neden olan sebeplerden biri olduğu kaydetmiştir.
Doğu Türkistan teşkilatları ise, Çin’in olimpiyat arefesinde istikrarın sağlanmasına yönelik ihtiyacı dolayısıyla dini faaliyet alanlarının sistemli olarak kuşatıldığını bildiriyorlar.


23 MART’TA KADINLARIN İSYANI

HOTEN ili KARAKAŞ ilçesi resmi internet sitesinin 26 Marttaki haberine göre, Hoten’de son günlerde planlanan dörtlü birleştirme hizmeti uygulamaya geçti. Bunlardan ilki olimpiyatları karşılamanın yanı sıra istikrarın sağlanmasıdır. Haberde, “olimpiyatları karşılama ve istikrarın sağlanması konusunda önemli mesafeler kaydedildi” denilmiştir. Hükümetin web sayfasındaki bu beyanları bazı görgü tanıklarının söylediklerini de doğrulamaktadır.
Görgü tanıklarına göre, HOTEN şehrinde istikrarın sağlanmasına yönelik harekette bayanların başlarını “Başörtüsü” ile örtmesi “aşırı dincilik” olarak nitelendirilmiş ve başını “Başörtüsü” örtmeme konusunda propaganda yapılmıştır. Bu nedenle, 23 Mart gösterisine öncülük yapan 600 bayan başlarını “Başörtüsü” ile örtmüşlerdir.
Göstericiler gösteri sırasında, Çin hükümetinin örf adet ve geleneklere sert bir şekilde müdahale edilmesini eleştirmekle beraber, bu yıl 3 Mart’ta Çin güvenlik güçlerince cesedi ailesine teslim edilen Mütellif Hacı adlı tüccarın ölümüne tepki göstermişlerdir. Tutuklulara yönelik işkencelere son verilmesi ve siyasi tutukluların serbest bırakılmasını talep etmişlerdir. 23 ve 24 Mart günleri HOTEN şehrinde 1000’ ni aşkın kişi gösteri yapmıştır. Gösteriye katılanların çoğu bayanlardan oluşuyor. Gösterinin ilk günü 400 den fazla kişi tutuklanmış, ikinci günü ise yaklaşık 200 kişi tutuklanmıştır. Tutuklananlar arasında erkeklerin de olduğu, fakat bayanların çoğunluğu teşkil ettiği gelen haberler arasında.
Gösteriye katılan tutuklu yakınları ve bunlara destek verenler "İşkenceye son verilsin”, “Tutuklular serbest bırakılsın” ve “Yaşasın geleneklerimiz” diye slogan atmışlardır

ULUSLARARASI KAŞGARLI MAHMUT HİKAYE YARIŞMASI BAŞLADI

11-04-2008 Kaşgarlı Mahmut’un doğumunun 1000. yılı dolayısı ile Türkiye Avrasya Yazarlar Derneği Uluslararası Kaşgarlı Mahmut hikaye yarışması düzenleyecek. Bu yarışmayı Avrasya Yazarlar Derneğinin başkanlığında Azerbaycan, Rusya Federasyonu, Çin, Irak, İran, Kazakistan, Kırım, Kırgızistan, Özbekistan, Tataristan, Türkmenistan, Yunanistan ve Balkan ülkelerinde yayınlanan edebiyatla ilgili dergiler ile yazarlar dernekleri dayanışma içerisinde düzenleyeceklerdir.
Bu yarışma için gönderilen makaleler 17 kişiden oluşan jüri tarafından değerlendirilecek,dereceye göre birinci esere 6000 avro, ikinci esere 4000 Avro, üçüncü esere 2000 Avro ödül verilecek. mansiyona giren üç kişiye 1000 (biner) avrodan ödül verilecektir.
Uluslararası Kaşgarlı Mahmut hikaye yarışmasının jüri heyeti Azerbaycanlı ünlü yazar Anar, Balkanlardan Zeynel Beksaç, Irak’tan Ömer Kazancı, Kazakistan’dan Fadıl Ali, Kırgızistan’dan Egenberdi Askarov, Özbekistan’dan Tahir Kahar, Türkiye’den şair Ali Akbaş, Türkmenistanlı ünlü yazar Oraz Yağmur, Uygur Diyarından Yusufcan Yasin v.b lerinden oluşuyor.
Avrasya Yazarlar Derneği Başkanı Yakup Deliömeroğlu Uluslararası Kaşgarlı Mahmut hikaye yarışmasından amaç, 2008 . Yılında Kaşgarlı Mahmut’un doğumunun 1000 . Yılında UNESKO’nun da 2008 . Yılını `Kaşgarlı Mahmud Yılı` olarak ilan ettiğini, Avrasya Yazarlar Derneğinin de 2007 . Yılının sonunda 2008 . Yılını `Kaşgarlı Mahmud Yılı` olarak ilan etme kararı aldıklarını, Türki diller divaninin Türki milletler için çok önemli bir eser olduğunu, bu nedenle 2008 . Yılında bütün Türk dünyası için önemli bir yıl olduğunu, dolayısıyla Avrasya Yazarlar Derneğinin bu yıl Uluslararası Kaşgarlı Mahmut hikaye yarışması düzenlemenin tam zamanı olduğunu uygun gördüğünü söyledi.


ÜRÜMÇİDE TERÖRİZME KARŞI ASKERİ MANEVRA YAPILDI

12-04-2008 Çin hükümeti Nisan ayında URUMÇİ de, terörizme karşı manevra yaptı. Çin medyasına göre, bu manevranın amacı, terörizme karşı mücadelede kurtarma faaliyetlerinde başarı elde etmeye yöneliktir.
URUMÇİ büyük şehir belediyesinin belediye başkan yardımcısı Tong Javling, Çin’de ilk defa düzenlenen terör saldırısına karşı ciddi hazırlık manevrasının başarıyla sona erdiğini açıklamıştır.
Terör saldırısına karşı ciddi hazırlık manevrasından bir gün önce, Çin Güvenlik Bakanlığı, Uygur Bölgesinde, Pekin Olimpiyatları sırasında harekete geçmeyi planlayan iki terör grubunun çökertildiğini açıklanmıştı.
Çin hükümetinin terörizmle ilgili demeçlerine şüpheyle yaklaşan Batılı terör uzmanları ve siyasi analizcileri, uluslararası toplumda Çin hükümetinin Tibet’teki ve Uygur Bölgesindeki hoşnutsuzluk gösterilerini sert bir biçimde bastırmasına yönelik eleştirilerin yoğunlaştığı bir dönemde, kendisini terörizmin kurbanı olarak takdim ederek dikkati başka yöne çekmeye yönelik olabileceğini belirtiyorlar.
Çin hükümetinin, Uygurların milli hareketini, uluslar arası terör hareketleriyle bağlantılı olarak göstermeye büyük çaba harcamakta olduğunu vurgulayan Dünya Uygur Kurultayı sözcüsü Dilşat Reşit, Çin Makamlarının son zamanlarda sözde Uygurların terör hareketleri ile ilgili demeçlerinde, Batılı ülkelerde uluslar arası terör örgütleri için kullanılan terim ile metotların aynısını kullanarak Uygur örgütlerinin terör örgütü olarak yansıtmaya çalışmakta olduğunu bildirdi.

ÇİFT DİLLİ EĞİTİME KARŞI ÇIKAN GENÇLER TUTUKLANDI

14-04-2008 Nisan ayında Doğu Türkistan’dan Orta Asya’ya ticaret için giden bir Uygur’un bildirdiğine göre, TURPAN ilinin piçan ilçesinde birkaç kişi tutuklanmıştır.
Edinilen bilgiye göre, tutuklananlar 4 kişi olup, bunlardan bir kişi Piçan ilçesi 1. Orta okulu çalışanı Ğalip HEBİBULLA diğer 3 kişi de Piçan ilçesindeki başka alanlarda çalışan kişiler olduğu, yetkililerin açıklamalarına göre, bu kişilerin Piçan ilçe pazarında ve Lükçün köyünde çift dilli eğitime karşı koyma ve devletin egemenliğini yıkmayı amaçlayan bildiri dağıttığı için tutuklanmıştır.
Piçan İlçe Eğitim Müdürlüğünden bir sorumlu tutuklananların hala hapiste olduğunu bildirdi. O’na göre, Turpan’da günümüzde toplam 71 orta ve ilk okul bulunmakta, bunlardan %80 ini Uygurca okullar teşkil etmektedir. Piçan’da çift dilli eğitiminin uygulanması 2004 Yılında başlamış günümüzde, özellikle çift dilli eğitim okulu açmak için henüz şartlar oluşmadığından, çift dilli eğitim sınıfı açılmıştır.. Devlet çift dilli eğitim şartlarının biran önce oluşması için, Piçan ilçesine özellikle 500 bin yuan fon ayırmış, halihazırda Piçan’da çift dilli eğitim sınıfından 91 i mevcut olup bu toplam sınıf sayısının % 7 sini teşkil eder. . Devletin çift dilli eğitimi yaygınlaştırmaya yönelik çabaları tüm hızıyla sürmekte ve Uygur toplumundaki aydınları endişeye sevk etmektedir. Dolayısıyla Piçan’da çift dilli eğitime karşı faaliyette bulunan 33 yaşındaki Galip HEBİBULLA Şinjiang iktisadi ve idari bilimler yüksek okulu mezunudur.

ÇİFT DİLLİ EĞİTİMLE SINIRLI DEĞİL

RFA’nun edindiği bilgiye göre, Ğalip HEBİBULLA başta olmak üzere Uygur gençlerinin bildirisinde çift dilli eğitime karşı slogandan başka yine Çinli göçmenlerin Uygur çiftçilerinin arazilerini ele geçirme meselesi, Piçan’daki 300 Uygur kızının Jejyang eyaletine nakledilmesine karşı protesto ve " bize olimpiyat değil özgürlük lazım” gibi sloganları içeriyor. Halbuki yetkililer, gerici bildiri olarak tanımladığı bildirilerle ilgili açıklama yapmaktan kaçınıyorlar.
Uygur Özerk Bölgesi Siyasi Danışma Kurulu Genel Sekreteri Vang LUCEN, Şubat ayından önce Hong Kong’daki Anka televizyonuna verdiği demeçte , Uygur Bölgesinde çift dilli eğitimin hayata geçmesiyle Uygurlara daha çocukluğundan başlayarak, Han Çin’in milli şuurunu yerleştirmekte olduğunu belirtmiş ve çift dilli eğitimin amacının Şinjiang’in uzun vadeli istikrarını güvence altına almak olduğunu ifade etmiştir. Ayrıca, çift dilli eğitimin sayesinde 20 yıl sonra Uygur Bölgesinde istikrarsızlık etkenlerinin tamamen sona ereceğini iddia etmiştir. Ancak ard arda ortaya çıkmakta olan hoşnutsuzluk gösterileri, Uygur Bölgesinde istikrarsızlık etkenlerini sona erdirmenin Vang LUCEN’in iddia ettiği gibi kolay olmayacağını göstermektedir.
Edinilen bilgiye göre, TURFAN şehrinin Yar kasabasında bazı bağımsızlık güçleri önceki ay polis karakoluna baskın düzenlemiştir. Bu nedenle Erkin KAHHAR başta olmak üzere 16 genç tutuklanmıştır. 

  • 1349 defa okundu.