gokbayrak 
Doğu Türkistan Kültür ve Dayanışma 
Derneği genel merkezi-KAYSERİ

Turpan Karızı Yokmu Ediliyor.

Çin resmi haber ajansı Şinhua; Doğu Türkistan Uygur Özerk Bölgesi hükümeti TURPAN ve KUMUL şehirlerinin İçme ve sulama projesine 182 milyon dolar yatırım yapıldığını,Doğu Türkistan’ın Doğu kısmındaki su sorununu çözme ve tarihi yer altı kanalı KARIZ’ları koruma altına alarak yenileneceğini duyurdu. Yerel yetkililerin adı geçen projeyi başlatacağını duyurması, üzerine TURPAN’daki KARIZ Araştırma merkezi ile Uluslar arası yer altı zenginliklerini ve Kültürünü Araştırma Örgütleri tarihi TURPAN KARIZ’larının geç kalınmadan kurtarılmadığı takdirde, gelecek 23 yıl içerisinde tamamen kuruyup yok olacağı uyarısında bulundu.Her geçen gün birer birer kuruma tehlikesi ile karşı karşıya olan 2000 yıllık tarihe sahip KARIZ’lar bilinçsizce yapılan sondaj çalışmaları neticesinde yok olmaktadır.

Doğu Türkistanda Şaşırtan Kültür Mirası

14 Ekim 2007’den 14 Ocak 2008’e kadar Almanya’nın BERLİN kentinde gerçekleştirilen “İpek Yolunun Asıl Manzarası” fuarında Doğu Türkistan bölgesinde bulunan 4000 yıllık tarihe sahip kaliteli çizme sergilenmiştir. 190’dan fazla Uygur kültür mirası Alman müzelerinde ve sanat galerilerinde bulunmaktadır. Uygur kültür mirasları ilk defa Avrupa ülkelerinde sergilenmektedir.

Hüseyin Celil Kız Kardeşi İle Görüştü.

Çinli Yetkililer Ürümçi’deki bir hapishanede müebbet cezasını çekmekte olan Uygur Kanada vatandaşı Hüseyin Celil’in geçen hafta kız kardeşiyle görüşmesine izin verilmiştir. Kanada "Globe and mail" gazetesinin haberine göre, Hüseyin Celil’in kardeşi Meryemhan ile görüşerek yaklaşık 20 dakika sohbet ettiğini belirtti.
Gazetenin Kanada Uygur Derneği sorumlusu Memet TOHTİ’den aldığı bilgiye dayanarak verdiği haberde, görüşme sırasında Hüseyin Celil’in böbrek hastalığından şikayet ettiği, hapishane yetkililerinin ise onun hastalığı ile ilgilenmediği belirtiliyor. Memet Tohti’nin açıklamasına göre, Hüseyin Celil kız kardeşinden Pekin’deki avukatında 30 sayfalık yazılı savunmasının olduğunu, yetkililerin bunu yargılama süresinde ortaya konmasına müsaade Etmediğinin, bu yazılı savunmayı avukatı aracılığı ile Kanada büyükelçiliğine teslim etmesini talep etmiştir.

Çin Web Sitelerinde Videoyu Yasakladı.

Müşterek İstihbarat Ajansının haberine göre, Çin Yetkilileri özel web sayfalarında videoyu yasaklayan yeni bir yasa çıkarmıştır. Bu yasaya göre özellikle özel web sayfalarında video yasaklanmıştır. Bazı gözlemciler, Çin’in bu girişimini, radyo ve televizyonlara kadar genişleyecek bir planın ilk adımı olduğunu belirtiyorlar.
Yasa 31 Ocak’tan itibaren yürürlüğe girmiş olup, yasa gereği, web sayfalara sadece devlet denetiminde video yerleştirilebilir. Müşterek İstihbarat Ajansı adı geçen yasanın Çin radyo televizyon – sinema üst kurulu ve enformasyon bakanlığı tarafından onaylandığını duyurdu.
Bazı gözlemciler, yeni yasanın Uygur Bölgesindeki yerel web sayfalarına ağır darbe vuracağını, çünkü bölgedeki Uygur dilindeki web sayfalarının çoğunluğunun özel web sayfaları olduğunu belirtmekteler. Yeni yasanın you tube video paylaşım sitesi gibi dış ülkelerde yayınlanan, fakat Çin’de izlenebilen bazı web sayfalarına karşı nasıl bir önlem aldığı belli değildir.

Wang Leçuen Tekrar Ortaya Çıktı

Çin’in Şinjiang gazetesinin 8 Ocak’ta ki haberine göre, Çin Komünist Partisi’nin Uygur Özerk Bölgesi’ne atadığı Wang LEÇUEN, Adli yılın açılış toplantısındaki konuşmasında, bütün devlet kurum ve kuruluşlarını “üç çeşit güç - “millî bölücüler(!) dinî unsurlar(!) ve teröristler” e karşı dikkatli olmasını istemiştir. Özellikle olimpiyat oyunları öncesi istikrarın sağlanması için iki elin çalıştırılması, her iki elin çok sert olması, gerektiğinde faal olarak harekete geçebilmesi gerektiğini söylemiştir. Tehlikelerin ortaya çıkmadan önce cezalandırılması çağrısı yapmıştır.
Wang Leçuen’in atadığı Uygur Özerk Bölgesi’nin geçici başkanı Nur BEKRİ onun emirlerine uyarak, bütün resmi kurumları, eski dosyaların araştırılması ve aydınlarla din adamlarına karşı harekete geçirmiştir.
Uygur Özerk Bölgesi Hükümet yetkilileri geçen hafta, köylere ilişkin hizmet toplantısı düzenledi. Çin medyasına göre, Çin Hükümetinin bu yıl Uygur Bölgesi kırsalında uygulamayı planladığı politika “İhtiyaç Fazlası Emek Güçlerini Çin’e Nakletme” planı devam ettirilecektir.

Çin Hükümeti Uygur Çiftçileri Göçe Zorluyor.

Çin Hükümeti Uygur Çiftçilerini Çin’e Göç Ettirme Politikasını sertleştirmeyi planlıyor. Çin’in Sözde "Güneş Işığı Kuruluşu" Çiftçileri çiftçilikten başka mesleklerde eğitip, Çin’e naklederek iş bulma fırsatına kavuşturma , bu yolla çiftçilerin gelirlerini arttırma politikasını sürdürmektedir. Ancak bu politika sonucunda evlenme yaşındaki Uygur kızlarının Çin’e gönderilmesi, Doğu Türkistanlılar da öfkenin artmasına sebep olan nazik bir konuya dönüştü. Çin’e nakledilen Doğu Türkistanlıların yerine Çin’den göçmen getirerek yerleştirmekte Doğu Türkistan topraklarını aşamalı olarak Çinlileştirme politikasına hız vermektedir. Kaşgar, Hoten, Aksu vilayeti ve Kızılsu ilçelerindeki çiftçiler başta olmak üzere göç ettirilenler bölge insanın % 95 şini teşkil eden çiftçilerden % 80 ni Çin’e nakledilmiş bunun % 50 sini kızlar ve kadınlar oluşturmaktadır.

Uygurları İsviçre’ye Kabul Edebiliriz.

Guantanamo hapishanesinden serbest bırakıldıktan sonra Arnavutluk’a yerleştirilen beş Uygurdan biri olan Adil Hekim’in İsviçre’ye sığındı. FRA’nın haberine göre, Adil ve Guantanamo’daki Uygurların meselesine önem veren bir milletvekili görüşlerini şöyle açıkladı. “Biz Adil’i İsviçre medyası aracılığıyla tanıdık. Onun meselesi şu anda İsviçre’deki İnsan Hakları ve sivil toplum örgütleri tarafından dikkatle izlenmekte ve önemsenmektedir. Biz meslektaşım Maya ile İsviçre parlamentosundaki Yeşiller Partisi’nin vekilleriyiz ve İsviçre Parlamentosunun af grubunda görevliyiz. Biz İsviçre’ye göçmenler sorunu eleştirmekle beraber Adil meselesi ve Guantanamo hapishanesinde tutuklu bulunan 17 Uygurun meselesiyle ilgili olarak parlamentoya bir öneri sunduk, amacımız o Uygurların İsviçre’ye gelmesini sağlamaktır. UAÖ’da bizimle dayanışma içerisinde çalışıyor. Guantanamo hapishanesinde şu anda ülkesine teslim edilmesi imkansız tutuklu kalmıştır, Avrupa Parlamentosunda da bu kişilerin nasıl yerleştirileceği konusunda ciddi görüşmeler yürütülmektedir. Biz Guantanamo da tutuklu bulunan Uygurların hepsinin İsviçre’ye gelmesini istiyoruz.

Kominist Partiye Hizmet

Çinli Yetkililerin ÜRÜMÇİ Belediyesine Doğu Türkistan Bölgesinin bütün kurumlarından 1077 daire başkan yardımcısından üst makamda görev yapan memurlar kabul edeceklerini ancak bunun için “kendini ispat etme komünist partiye üye olma ve milli Çinli olma” şartı getirmes ÜRÜMÇİ’de öfke uyandırdı ve memurları harekete geçirdi.
Dünya Uygur Kurultayı sözcüsü Dilşat REŞİT bu hareketi Doğu Türkistan’da yerel halka yapılan çok açık milli aşağılama olduğunu kaydetti ve Çin Hükümetinin böyle bir yasa çıkarmasını sert bir dille eleştirdi.
Dilşat REŞİT’in araştırmasına göre, Çin Yetkililerinin ÜRÜMÇİ belediyesine Uygur Özerk Bölgesinin bütün kurum ve kuruluşlarından kadro alımıyla ilgili koşullar Komünist partisinin 2007- 103. sayılı belgesinde belirtilmiş ve bunun ciddi bir şekilde yerine getirilmesi vurgulanmıştır.

Sömürüye Devam Ediliyor.

Doğu Türkistan’ın doğal gazının Çin’e nakledilmesi için yapılan boru hattının ikinci aşaması tamamlanmıştır. Tamamı 8794 kilometre olan boru hattının tamamlanması için 143 milyar 490 milyon YÜEN harcanacağı belirtiliyor.
Haberlere göre, doğalgaz projesinin ikinci boru hattı aşaması KORGAS’tan başlayıp MAYTAĞ ve ÜRÜMÇİ üzerinden geçerek Çin’in ŞİAN, NENÇANG ve GUANGJU eyaletlerine, diğer boru hattı da TURPAN’dan ŞANSI ve HENAN eyaletlerine ulaştırılacağı belirtilmektedir.
Bu Projenin 2012’ye kadar devam edeceği ve bu süre içerisinde 30 milyar metreküp doğalgazın Çin’e nakledileceğini belirtti.
Doğu Türkistan’ın yer altı zenginliklerinin, Çin’e nakledilmesi, Uygurları en çok rahatsız eden meselelerden biridir. Uygurlar kendilerine ait zenginliklerin Doğu Türkistan için değil, aksine Çinlilerin çıkarları için kullanılmakta olduğunu belirtiyorlar.

Doğu Türkistan’da 5 Yılda 15 Bin Kişi Tutuklandı.

Doğu Türkistan’da mevcut merkezi yönetim mahkeme başkanı Rozi İSMAİL’in verdiği bilgiler, adli makamların son beş yıl içerisinde tutuklananların en az 15 bine ulaştığını, 2007’de idam cezasına çarptırılanların sayısının ise daha öncekileri aratmayacak şekilde artarak devam ettiğini belirtti. Uygur Özerk Bölgesi halk kurultayındaki konuşmasında açıklamış, ömür boyu, müebbet hapis cezasına ya da idam cezasına çarptırılanların sayısını 15217 olduğunu belirtmiştir. Bu açıklamaya göre, son beş yıldır devlet güvenliği ile ilgili dosyalardan 1003’ü sonuçlandırılmış, bunlarla «Milli bölücü ve aşırı dincilerin susturulduğu ve sindirildiğini” altını çizerek belirtmiştir. Fakat o bu dosyalar ve cezaya çarptırılanlarla ilgili detaylı bilgi vermemiştir. O, “üç çeşit güç - “millî bölücüler(!) “ dinî unsurlar(!) ve teröristler” ve “hizbuttahrir” örgütlerine ilişkin dosyaların sonuçlandırıldığını belirtmiş, bunlardan “devleti parçalama, yönetimi devirme, terörist ve devleti parçalamaya kışkırtma gibi devletin güvenliğini ilgilendiren hareketlerin elebaşı ve yandaşlarının ağır cezaya çarptırıldığını ileri sürmüştür.
Gözlemcilere göre, Doğu Türkistanda ertelenerek idam cezasına çarptırılanların sayısının idam cezasına çarptırılıp hemen idam edilenlerin sayısını geçmesi, Çin Yüksek Mahkemesinin geçen yıl Ocak ayından başlayarak idam cezasını uygulama kanununu devralmasıyla ilgili olma olasılığı vardır. Ancak uluslararası insan hakları örgütleri Çin’den idam cezasının kaldırılmasını talep etmekte ve Doğu Türkistanda siyasi tutuklulara keyfi olarak idam cezası verilmesini eleştirmekteler.

Dini Ve Siyasi Yayınlara Yasak.

Çin’de cinsel ve fuhuş içeren internet siteleri ve video, mp3 ler olağanüstü yayılmış, bunları önlemek amacıyla Çin Hükümeti ülke çapında 'cinsel ve fuhuşa darbe” nitelikli bir operasyon başlatarak bunun yanında dini ve siyasi yayınları bir bir toplamakta. İnternet üzerinden yayın yapan pornografik yayınlara şimdiye kadar göz yuman Çin hükümeti bu siteleri bahane ederek diğer siyasi ve dini içerikte olan siteleri kapatmakta ve kontrol altına almakta sistemli olarak Doğu Türkistanda halkın dini ve siyasi yönden bilinçlenmesini önleme ve engelleme girişimidir.

Çift Dilli Eğitimde Zorunluluk.

Çin medyasına göre, son zamanlarda Doğu Türkistanda çift dilli eğitimin alanı genişletilmiş, çift dilli sınıfa kabul edilen çiftçi çocuklarının oranı artırılmıştır.
ŞİNHUA ajansının haberine göre,Uygur Özerk Bölgesi Başkan Yardımcısı, Jin Ju şimdiye kadar, Uygur Bölgesi’nde çift dilli eğitimi kabul eden azınlık öğrencilerin sayısı 150 bine,çift dilli sınıflar 5 bine ulaşmış ve Doğu Türkistanda çift dilli eğitim kalitesini yükseltmekle beraber Uygur öğrencilerle Çin eyaletlerinde okuyan orta ve lise sınıflarının alanını genişletmenin gerekli olduğunu bildirdi.
JİN JU’ye göre, Doğu Türkistanda birleştirilen Uygur- Çin okulları 787’ye ulaşmış, önümüzdeki dört yıl içerisinde Doğu Türkistanda çift dilli hazırlık sınıflarının oranı ise % 85’e çıkacaktır.
Çin Hükümeti’nin Doğu Türkistanda uyguladığı çift dilli eğitim politikası, dış ülkelerde yaşayan Uygur aydınlarını çok endişelendirmekte dolayısıyla tanınmış Uygur eğitimcileri ve sosyologlar, Çin’in Doğu Türkistanda uygulamakta olduğu bu eğitim politikasının Uygurların milli kimliğini, milli eğitimini ve gelecekteki mevcudiyetini ilgilendiren mesele olarak bakıyor ve rahatsızlıklarını dile getiriyorlar.

Küreş Hüseyin Tahliye Oluyor

ABD’nin San FRANSİSKO şehrindeki “Sohbet Vakfı” nın haberine göre, KAŞGAR edebiyatı dergisinin editörü Küreş HÜSEYİN Doğu Türkistan’ın MARALBEŞİ ilçesindeki hapishaneden tahliye edilecek. Sohbet Vakfı, Küreş HÜSEYİN’in 3 yıllık hapis cezasının sona ermesi nedeniyle tahliye edileceğini bildirdi.
Küreş HÜSEYİN 2004 yılında KAŞGAR edebiyatı dergisinin editörü iken yazar Nurmuhemmed YASİN’in “Yabanı Güvercin” adlı eserini "KAŞGAR edebiyatı" dergisinde yayınladığı için Çin makamlarınca tutuklanarak 3 yıllık hapis cezasına çarptırılmıştı. Fakat Küreş HÜSEYİN’in tahliye edileceği henüz doğrulanmadı. “Yabanı Güvercin”in yazarı Nurmuhemmed YASİN’i makalesinde kişileri bölücülüğe özendirdiği ve kışkırttığı gerekçesiyle asılsız suçlamalarla 10 yıllık hapis cezasına çarptırmış ve adı geçen derginin 4. sayısını da toplatılmıştı.
Halen Nurmuhammed YASİN, ÜRÜMÇİ’deki hapishanede cezasını çekmektedir. Geçen yıl BM İnsan Hakları Komitesinin cezaevi inceleme sorumlusu Manfrid NOVAK, ÜRÜMÇİ’yi ziyaret ederken Nurmuhammed YASİN’i ziyaret etmiş tutuklanmasının sebeplerini YASİN’den dinlemiştir.
Çin hükümetinin bu tutumu uluslararası toplum tarafından eleştirilmiş, hatta bu olay Amerika Dışişleri Bakanlığının insan hakları raporlarında da dile getirilmişti.

Doğu Türkistanlı’ya Ateistlik Baskısı.

Dünya Uygur Kurultayı Çin Hükümetinin Doğu Türkistan’daki İlk orta lise ve üniversitelerde uygulanmakta olan ateistlik eğitimini hapishanelerdeki dindar Müslümanlara da uygulamakta olduğunu açıkladı. Alınan bir habere göre, Doğu Türkistan’ın KERKEN ilçesine bağlı (PEYLO) cezaevinde namaz kılan tutuklulara çeşitli cezaların uygulanmaktadır. Cezaevi yetkilileri ise Uygur Kurultayının bu açıklamasını yalanlamaktadır.Cezaevine ziyaretçi olarak giden bir kişiden alınan bilgilere göre içerdeki duvarlara Darvinizm teorilerilerini anlatan afişle bulunmaktadır.Tutukluların bu teorileri kabul etmemeleri durumunda çeşitli cezaların uygulandığı bildirilmektedir. Bu bilgileri veren kişinin güvenlik nedeni ile ismi açıklanmamıştır.
DUK sözcüsü Dilşat REŞİT’in verdiği bilgiye göre cezaevi yönetimi dindar ve Müslümanlara karşı Ateistleri kullanarak Müslümanlara türlü işkenceler yaptırmakta kendilerine herhangi bir suç isnat edilmesinin önüne geçmektedir. Buradaki Müslüman tutuklular ölümüne darp edilmekte işkencelere maruz kalmaktadır bu olayların arkasında cezaevi yöneti bulunmaktadır.

Tutuklulara İbadet Yasağı.

DUK sözcüsü Dilşat REŞİT’in açıklamasına göre tutuklardan her 3 ayda bir defa hapishane durumuna ilişkin bir forum doldurmaları istenmekte, tutuklular formda mutlaka cezaevlerini iyi ifade etmek için yönlendirmekte, aksi durumda türlü cezalara çarptırılmaktadır. Ayrıca tutuklulara ibadet bile yasaktır, tutuklular sürekli aşağılanmaya maruz kalmaktadır. RFA muhabiri telefonla bağlanarak cezaevi yetkililerinden bilgi almak istesede cezaevi yetkilisi sorulan soruları reddetmiş ama cezaevlerinde ibadet etmenin yasak olduğunu söylemiştir.

Cezaevi Polisine Rüşvet.

YARKENT PEYLO cezaevinde tutukluların tamamımı cezaları kesinleşmiş hükümlülerdir. Çin yasalarında kesin hükmü olan tutukluların cezaevinde ailesi ve akrabalarıyla görüşme hakkı olmasına rağmen bundan siyasi tutuklular yararlanamıyor. DUK sözcüsü Dilşat REŞİT’in açıklamasına göre sıradan bir tutuklu ailesi ve akrabalarından birisi ile görüşmek isterse bu görüşme için cezaevi polisine en az 500 ila 1000 YÜEN rüşvet vermesi gerekmektedir. Aksi takdirde akrabasını göremeden gidenler olduğunu bildirmektedir.Sözcünün bu açıklamalarını reddeden cezaevi üst düzey yetkilisi böyle bir şey yok dedi. Cezaevi yetkilisi cezaevlerine tutuklu yakınlarının her zaman gelebildiklerini, istedikleri saatta görüşebildiklerini belirtti.

Cezaevlerinde Hertürlü İşkence Var

Cezaevlerindeki tutuklulara işkenceleri ile gündemden düşmeyen Çin bu uygulamalarına son vermesi konusunda uluslar arası toplumun sürekli baskısıyla karşı karşıyadır. BM insan hakları komisyonunun cezaevi inceleme sorumlusu Manfrid NOVAK 2 yıl önce ÜRÜMÇİ’deki bir hapishanede incelemelerde bulunmuş, cezaevinde tutuklu bulunan tarihçi Tohti MOZART ve yazar Nurmuhammed YASİN ile sohbet etmiş, disiplin cezası ve işkencelerin Çin cezaevlerinde genel bir olay olmasını eleştirmiştir. Dilşat REŞİT’e göre, tutuklara disiplin cezası verilmesi, Çin cezaevlerindeki gardiyanların kurala aykırı kişisel yanlışlığı değildir. Bu Çin hükümetinin ve yargı sisteminin yanlışıdır.

Doğu Türkistanlı Haber Almaktan Yoksun.

Çin haber ajansı, Doğu Türkistan’ın KAŞGAR, KIZİLSU, HOTEN bölgelerinde meydana gelen doğal afetin 33 yıldan beri eşine rastlanmamış bir afet olduğunu, 300 bin kişinin bu doğal felaketi yaşadığını 550 bin büyük ve küçükbaş hayvanın telef olduğunu, ekonomik zararı 84 milyon YÜEN’i geçtiği kaydedildi.
Her ne kadar Çin medyası Çin yönetiminin Doğu Türkistan Bölgesinde afette zarar gören halkın bütün yaralarını sardığını bağıra bağıra anlatmaya çalışsa da, RFA’nin doğrudan afet bölgelerini telefonla arayarak edindiği bilgilere göre,Doğu Türkistandaki afetin gerçek durumu hakkında bilgi verilmemiş ve kurtarma çalışmaları da yeterince yapılmamıştır. Çin iç bölgelerindeki afetleri görsel ve yazılı basınla duyurmakta, ancak Doğu Türkistan halkını bundan yoksun bırakmaktadır.
Youtube Paylaşım Sitesine Girenler Fişlendi.
Doğu Türkistan’dan isminin açıklanmasını istemeyen bir kişinin RFA’ye verdiği bilgilere göre, Çin internet polisleri ÜRÜMÇİ’de youtube sitesine girip, Uygur davasının lideri Rabiye KADİR hanım ve dış ülkelerde faaliyet gösteren Doğu Türkistan teşkilatlarının çalışmalarıyla ilgili videoları izleyen Uygur vatandaşları araştırmıştır. ÜRÜMÇİ’de yabancı ülkelerde yayınlanan sitelere sürekli giren eğitimcilerden bir zatın belirttiğine göre, kendisinin Rabiye KADİR hanımın youtube’deki “Uygurlara Hitap” adlı videosunu izlediği için internet polisinin onun IP adresinden yola çıkarak araştırma sonucu şahsı bulmuş evine gelerek youtube bir daha girmemesi konusunda uyarmıştır.

Duk Lideri Rabiye Kadir Hanım Uygurlara Seslendi.

Çin youtube sitesini açıkça yasaklamasa da, kişisel olarak video eklemesini yasaklamıştı. Çin genelde siteleri denetleyen az sayıdaki ülkelerden biri olarak bilinse de, bu yasak Çin’in diğer eyaletlerine göre, Doğu Türkistan’da daha sıkı uygulanmaktadır. Rabiye KADİR hanımın youtube’deki halka seslenişi, Uygur internet tarihindeki video izleme konusunda rekor kırarak 200 bin kişi tarafından izlenmiştir. Bu sesleniş Rabiye KADİR hanımın Uygurlar’ın kaderini ilgilendiren en güçlü açıklamalarından biriydi.
Gözlemcilere göre, youtube’de Çin yetkililerini rahatsız eden en hassas konulardan biri de videodur. Bu nedenle youtube’den video izleyen Uygurlar Çin internet polislerinin denetimine maruz kalıyorlar. Bu ise uluslar arası basın özgürlüğünü savunma teşkilatı, sınır tanımayan muhabirler örgütünü tedirgin etmekte ve bu örgütler Çin hükümetinin interneti takip altına alarak basın özgürlüğünü kısıtladığı gerekçesiyle eleştirmekteler.

Aksu Vilayetinde Kızıl Hastalığı Yayılıyor.

Merkezi Almanya’da bulunan Dünya Uygur Kurultayı’nın açıklamasına göre,Doğu Türkistan’ın AKSU şehrinde bulaşıcı KIZIL hastalığı yayılmış binlerce kişi bu hastalığa yakalanmış ve iki çocuk ölmüştür.. Dünya Uygur Kurultayı sözcüsü Dilşat REŞİT’e göre, sadece KUÇAR ilçesinde 300 kişi bu hastalığa yakalanmış, iki çocuk da ölmüştür.
KUÇAR belediyesine bağlı hastanenin gece bekçisi, RFA’nin sorularını yanıtlarken bu hastalığın yayıldığını inkar etmezken, bu konuda açıklama yapamayacağını belirtti.
ÇİN hükümeti ve sağlık bakanlığı 2002’deki İLİ bölgesinde baş gösteren daha sonra nerede ise dünya ülkelerini tehdit eder hale gelen SARS virüsünü kamuoyundan gizlemiş herhangi önlem almamıştır.Bugünde aynı olayla karşı karşıya olan Doğu Türkistan halkını bir nevi ölüme terk etmektedir..

Din Adamı Zekeriya Hacı Tutuklandı.

Güvenilir kaynaklardan alınan bilgiye göre Çin Hükümeti AKSU vilayetinin ŞAYAR ilçesi siyasi komite Başkan Yardımcısı ve İGEÇİ köyü merkez camii imamı Zekeriya Hacı’yı tutuklanmış ve bir ay sonra serbest bırakılmıştır. Ancak 80 bin YÜEN tazminat cezasına çaptırılmıştır.
Zekeriya hacının Çin polisince tutuklanmasının nedeni, Zekeriya hacının kendi evinde çocuklara dini eğitim vermesiyle ilgili olup ,Çin polisleri Zekeriya hacıdan ders aldığı sanılan 80 kadar çocuğuda tutuklanmış ve sorgularının ardından her çocuğa en az 2500 YÜEN tazminat ödettirilmiş ve bir daha dini ders almama koşuluyla serbest bırakılmıştır.
Bu olaylar hakkında bilgi veren bir şahsın haberine göre, ŞAYAR ilçesinde bunun gibi dini ve siyasi sebeplerle tutuklananların sayısının çok olduğunu Çin polisleri sık sık ev ev arama yapıp, şüpheli buldukları kişileri keyfi olarak tutukluyor.
ZEKERİYA hacı aslında ÜRÜMÇİ’deki İslam Enstitüsünün hükümet tarafından eğitilmek amacıyla gönderilen öğrencisi idi ve eğitimini tamamladıktan sonra hükümet tarafından organize edilen hac kafilesiyle Suudi Arabistan’daki hac ibadetini tamamlayıp döndükten sonra ŞAYAR İlçesi Siyasi komite’nin Başkan Yardımcısı oldu. Zekeriya hacı devlet maaşı ile imamlık yapmakta olan bir din adamıydı ve boş zamanlarında evinde çocuklara din dersi vererek halk arasında saygınlık kazanmıştı 

  • 733 defa okundu.