gökbayrak 
Doğu Türkistan Kültür 
Dayanışma Derneği Genel Merkezi
Tarih : 05.02.2008
Yer : TBMM./ANKARA
Başkan (Oturum Başkanı):-Gündem dışı 3.söz alan Doğu Türkistan’ın Gulca şehrinde yaşanan GULCA katliamının 11.yıldönümü münasebetiyle söz isteyen Yozgat milletvekili Mehmet EKİCİ’ye aittir.


Başkan : Sayın EKİCİ buyurun efendim.
Mehmet EKİCİ (Yozgat Milletvekili) :
Çin Halk Cumhuriyeti Şincan Uygur Özerk bölgesinde 05.02.1997 tarihinde GULCA Vilayetinde patlak veren olayların 11.yıldönümü münasebetiyle söz aldım genel kurulu saygı ile selamlıyorum.
Değerli milletvekilleri Doğu Türkistan konusu Türk dünyasının kanayan yaralarından biridir.Türk dünyasının Doğusunda yer alan Doğu Türkistan,Avrasya kıtasının tam ortasındadır.Bugün ÇHC sınırları içerisinde olan Doğu Türkistan Çin’in bütün eyalet ve özerk bölgeleri içerisinde en büyüğü olarak 1.600.000.km² yüzölçümüne sahip bir bölgedir.1993 nüfus sayımına göre de bölgede toplam 16.000.000.nüfus yaşamaktadır.Ve nüfusun yüzde 62 sini oluşturan 10 milyon kişide Türk kökenlidir.
Maalesef bugün ÇHC dünyada insan hakları ihlalleri bağlamında en fazla eleştiri alan ülkelerden biridir.
1949 yılında Doğu Türkistan Komünist Çin idaresine girdiğinden bu güne kadar yüzlerce ayaklanma meydana gelmiştir.Mazlum insanların temel hak istemeleri Çin güvenlik güçleri tarafından silahla karşılık verilmiş ve Doğu Türkistan meselesi bugün büyük güçlerin ve Uluslar arası İnsan Hakları teşkilatlarının dikkatini çekmiştir.
Şubat ayıda Doğu Türkistan halkı için son derece büyük bir önem taşımaktadır bu nedenle Gulca olayına kısaca değinmek istiyorum.
‘’05.02.1997 tarihinde Doğu Türkistan’ın Kuzey batısındaki GULCA şehrinde Kadir gecesinde evinde ibadet etmekte olan kişiler karakola götürülerek işkence ile öldürülür,ve cesetleri ailelerine teslim edilir.Bunu duyan Uygurlar öfkelenerek sokağa dökülür aile,fert bir grup insan hükümete şikayetlerini bildirmek üzere hükümet binasına yürür ve bu grup giderek kalabalıklaşır.Bu grup başka bir niyetinin olmadığını sadece şikayetini arz etmek niyetiyle geldiğini anlatmak için küçük çocuk ve kadınları gösteri grubunun önüne koyarak hükümet binasının önüne gelir.Ama ne yazık ki güvenlik güçleri tarafından ateşle karşılanır olaylar giderek büyür ve elinde belki de sopadan başka bir şey olmayan insanlar acımasızca öldürülür.Bu iş bununla da bitmez Gulca şehrinde bütün evlere operasyon düzenlenerek gençler tutuklanır hapishanelere doldurulur.Bir bölümü hapishanelerde hayatlarını kaybederler hatta Kazakistan’a kaçmayı başarabilmiş olanlar bile iade edlerek idam edilmeleri sağlanır.’’
İşte ben bugün bu olayı anmak bu olayda ölenlere rahmet dilemek için söz aldım ve TBMM’nin dikkatini buraya çekmek için söz aldım.
Bu Gulca olayından sonra Doğu Türkistan meselesi Uluslar arası Af Örgütü,Asya da ki İnsan Hakları İzleme teşkilatı gibi Uluslar arası sivil toplum örgütlerinin dikkatini çekmeye başladı.Özellikle Uluslar arası Af Örgütü bu güne dek Doğu Türkistan da ki insan hakları işgaline ilgili dört tane rapor yayınlamıştır.
ABD’de yayınlanan insan hakları raporunda Uygur meselesi geniş bir biçimde dünya gündemine oturmaya başlamıştır.Özellikle 11 Eylül olayından sonra Çin hükümeti uluslar arası terörizmi de gerekçe göstererek Uygur Türkleri üzerindeki dini kültürel baskılarını maalesef artırmıştır.Ve haklarını kısıtlamaya başlamıştır.İşte Uluslar arası Af Örgütünün’’Çin Halk Cumhuriyeti Uygurlar Terörle savaş adına uyguladığı baskıdan kaçıyor’’adlı Temmuz 2004 de yayınladığı raporu son derece önemli dikkate değerdir.
Kısaca son 20 yıldır Doğu Türkistan meselesi insan hakları yönünden ABD ve Avrupa birliği ülkelerinde hızla ilgi kazanan bir mesele olurken maalesef Türk dünyasında bu ilgi azalmaya başlamıştır.
Bazı gözlemcilerin bazı stratejicilerin tespitlerine göre bu mesele önümüzdeki yıllarda dünyanın önemli meseleleri içinde yer alacak ve bu meselenin bir çözüm yolu önemli oranda tartışılacaktır.Bu münasebetle amacımız devletleri sorgularken ÇHC’nin egemenlik haklarını sorgulamak değildir.
Ancak TBMM olarak ve Cumhuriyet hükümetinin dikkat etmesi gereken konu ÇHC ile ilişkilerde ciddi bir devlet politikasına ihtiyacımız olduğu konusudur.TBMM olarak tüm dünyadaki insan hakları ihlallerini takip etmeli ve duyarlılık göstermeliyiz,özellikle soydaşlarımızla ilgili konularda duyarlılığımızı daha da artırmalı diyerek hepinize saygılar sunuyorum.

Başkan : teşekkür ederim sayın Ekici,katliamda hayatlarını kaybedenlere ALLAH’tan rahmet diliyorum. 

  • 760 defa okundu.