Ebubekir TÜRKSOY 
Gökbayrak Dergisi 
Yazı İşleri Müdürü
 

Çin ve Doğu Türkistan, bir birileri ile sınırı olan iki komşu ülke olarak nitelendirilmesi gerekirken, “Çin işgali altındaki Doğu Türkistan” tanımı ile açıklanır. Yüzölçümü bakımından dünyanın büyükleri içindedir Doğu Türkistan. Müslüman Türk nüfusuna sahiptir. Nüfusun çoğunluğunu Uygur Türkleri oluşturur. Orta Asya Türk topraklarının en doğu ucunu oluşturur. Tarihte pek çok Türk İmparatorluğuna merkezlik yapmış, en son olarak ta 1944 yılında bağımsız “Doğu Türkistan Cumhuriyetinin” bayrağı dalgalanmış.
Ne var ki; Çin ile anıldı mı Doğu Türkistan, hep gözyaşının, kanın, acının ifadeleri dökülür dillerden. İdam edilen gençler gelir akıllara, toplama kamplarında can veren on binler canlanır gözümüzde. “Din afyondur” diyen bir rejimin ayakları atında ezilen din ve vicdan özgürlüğü. 1.5 milyarlık Çin’e karşı var olma mücadelesi veren 35 milyon Doğu Türkistanlının mücadelesi, Tanrı dağlarının ötesine geçememiş feryatları duyulur. Soykırımın en acı tablosu çizilir önümüze.
Çin, Doğu Türkistan ve Olimpiyatlar.
Çin ve Doğu Türkistan kelimeleri uzakken böylesine bir birinden, birde olimpiyatlar eklendi cümlemize. Çin’in emperyalist, baskıcı, adaletsiz, kanlı sosyalist yapısı karşısında direnen, hak ve özgürlük isteyen, acı çeken Doğu Türkistan. Ve sonunda “spor, barış, kardeşlik” gibi evrensel değerlerin simgesi Olimpiyatlar. Olmuyor bu üçü bir arada, olmamalıydı. Olimpiyatlar tüm dünya milletleri adına direnebilmeliydi. Çin evrensel değerleri yakalamadan, insan hak ve hürriyetlerini tanımadan, işkenceden, baskıdan, soykırımdan, sömürüden vazgeçmeden, Olimpiyatlar ile bir arada anılmamalıydı.
Pekiyi çıkaralım Doğu Türkistan’ı aradan. Çin ve Olimpiyatlar. Yalnız kalma, bir biri ile uyuşma şansı yok bu iki kelimenin. Tibet var arasına girecek ikilinin. İç Moğolistan ve diğer işgal altındaki topraklar. Bırakın bu ayrı milletleri, Çinliler var olmaz diyecek bu beraberliğe. Tienanmen meydanında tanklar altında ezilen öğrenciler var. Adaletsizliğin ezdiği, tek partili rejimin başında balyoz gibi beklediği Çinliler var.
Medeniyetin merkezi olan bir ülkenin fertleri olarak hiçbir Doğu Türkistanlı olimpiyatlara karşı değildir. Spor ve ifade ettiği evrensel değerler hep arzuladığımız, uğrunda mücadele verdiğimiz değerlerdir. Ancak Çin ve Olimpiyatlar bir arada durmuyor, birkaç beden büyük geliyor Çin’e olimpiyatlar.
Olimpiyat meşalesine, olimpiyatlara karşı değildi 3 Nisanda İstanbul’da yapılan protestomuz. Çin’i protesto ettik ve Olimpiyatları Çin’e layık görenleri. Göndermeyin dedik “Olimpiyat Meşalesini kızıl cehenneme”. Tüm dünya mücadele ederken daha fazla özgürlük, barış, insan hakları için, ödüllendirmeyin dedik, baskıyı, işkenceyi, soykırımı. Görmediniz mi henüz iki hafta önce Lasha’da akan kanı. Tibetlileri sindirmek için uygulanan baskıyı. O yüzden protesto ettik, olimpiyat meşalesi gitmesin kanlı ellere, Olimpiyat ruhu kirlenmesin istedik. Yediden yetmişe, kadın erkek, ellerimizde Gökbayrak’lar hayır dedik Çin Olimpiyatlarına. Demokrasi isterken tanklar altında can verenlerin kanları üstünde, Tienanmen meydanında yanmasın istedik olimpiyat meşalesi.
Sessizdi bu güne kadar dünya Doğu Türkistan’a. Kulağını tıkar, sırtını dönerdi. Ancak 3 Nisan da her yerde vardı Doğu Türkistan. İngiltere’den Avustralya’ya, Fransa’dan Amerika’ya, Japonya’dan Birleşik Arap Emirliklerine kadar. Televizyonlar, Doğu Türkistanlılar protesto etti diyordu Olimpiyat Meşalesini. Sadece Tibet değil Doğu Türkistan’da var Çin işgalinde, Doğu Türkistan’da da kan döküyor Çin, sömürüyor halkı diyordu.
Gazetelerde, internet sayfalarında hiç olmadığı kadar Doğu Türkistan’dan bahsedildi. İstanbul’da olimpiyat meşalesi protesto edildi derken, Doğu Türkistanlıların kim olduğu yer aldı. Bazıları da sordu kim bu protestocular. Ve en önemlisi sormaya başladılar “neden” diye. Başlamanın en güzel yoludur “neden” sorusu. Umarız bu neden sorusunun devamı gelir. Sonuca kadar gidecek bir yol açar Doğu Türkistan’a. 

  • 747 defa okundu.