Erkin Tarim  
Uygur Türkçesinden Türkiye Türkçesine çeviren 
Haberalemi.net


Türk Millet Vekilleri Doğu Türkistan’daki Kurban Bayramına Tanıklık Etti

Eski milletvekili ve Türkiye İnsan hakları Komitesi üyesi Sayın Faruk Ünsal ve iki milletvekili arkadaşı ile birlikte İnsanı Yardım Vakfının Uygurlarla ilgili projesi çerçevesinde 17-28 aralık 2007 tarihleri arasında 11 günlük Doğu Türkistan ziyaretinde bulundu ve Uygur Türklerinin bayramlaşmalarına tanıklık etti. Üç eski milletvekilinden oluşan bu heyet kendilerinin Kurban bayramını Türklerin ana yurdu olan Doğu Türkistan’da geçirdikleri için çok sevindiklerini, ancak Uygurlar maruz kaldığı baskı zülme benzer bir durumun 21.yüzyılda dünyanın hiçbir yerinde olmadığını ifade eden Faruk Ünsal, Uygurların kendi kimliğini muhafaza etmenin yollarını bulduklarını, bu yüzden Uygurları tebrik ettiğini söyledi.

Doğu Türkistan’a Gitme Amacı

Hür Asya Radyosunun sorularını yanıtlayan Faruk Ünsal, Doğu Türkistan’a gitmesinin amacı hakkında şöyle dedi: “Doğrusunu söylemem gerekirse, Çin hükümetinin (Şinjiang) diye adlandırdığı, bizim ise Doğu Türkistan diye bildiğimiz bu toprakları çok merak ediyorduk. Çünkü ilk Müslüman Türk hakanı Abdülkerim Satuk Buğrahan’ın türbesi oradaydı, çünkü Türk-İslam âleminde tanınan büyük âlim Kaşgar’lı Mahmud’un türbesi oradaydı, ünlü filozof, alim Yusuf Has Hacib’in türbesi oradaydı. Türk halkı ile Doğu Türkistanlılar arasında bulunan birçok ortaklıklar var olup, biz bu ortaklıkları daha da güçlendirmek ve kendi gözlerimizle görmek amacıyla İnsanı Yardım Vakfı projesi çerçevesinde oraya gittik.”
Uygurlar kendi kimliklerine sahip çıkmışlar

Ünsal şöyle devam ediyor: “O toprakların eski Türk yurdu olduğunu herkes biliyor olsa da, son zamanlarda çok sayıda Çinli göçmenin yerleştirilmesi sonucu Doğu Türkistan’daki Türk ve Müslüman milletlerin sayısı % 40’lara düşmüş durumda. Biz orada Çin hükümetinin Çinlileştirme politikasına rağmen, Uygur kardeşlerimizin kendi kimliklerini yüksek derecede muhafaza ettiklerini görüp çok sevindik. Onları içten tebrik etmemiz gerekir.”

Benzeri Olmayan Zulüm

Dünyada benzeri olmayan baskı politikasının Doğu Türkistan’da Uygurlara yönelik uygulanmakta olduğunu savunan Faruk Ünsal şöyle devam ediyor: “Orada, azınlık milletlerin iki çocuk sahibi olmalarına izin veriliyor olmasına rağmen, Doğu Türkistan’daki kardeşlerimiz Çin yetkililerine para vererek ikiden fazla çocuk sahibi olmuş ve böylece kendi sayılarını çoğaltmaya çaba göstermiş durumdalar. Kültür açısından da Çinlilere karşı durmaya çalıştıklarını gördük.

Ürümçi, Hoten, Kaşgar ve Turfan gibi şehirlerde Çin hükümeti ibadeti yasaklamış olmasına rağmen, oradaki camileri cemaatle dolu halde gördük. Şuna çok şaşırdım; büyük şehirlerdeki camilerin kapılarına camiye girmesi yasaklanan insanlar hakkındaki duyurular yok, ancak küçük şehirlerdeki camilerin kapılarına camiye girmesi yasaklanan kimseler hakkındaki duyurular asılmış durumda. Dünyanın hiçbir yerinde Böyle bir iş görülmemiştir. Düşünün! Dünyanın neresinde bir ibadethanenin kapısına girmemesi gerekenler diye duyuru asılıyor? Tercümana caminin kapısına asılan duyuruyu çevirttirdik. Duyuruda Kadınlar, 18 yaşından küçükler, devlet memurları, parti üyeleri ve emekli olan memurların camiye girmesi yasak deniliyor. Kapısında söz konusu duyuru bulunan bir caminin kapısı önünde çocuğu ile namaz kılan bir kadını görünce çok etkilendim ve resmini çektim. Tüm dünya halkının bunu bilmesi gerekir. 21.Yüz yılda buna benzer insanlık dışı bir politikanın uygulanmakta olmasından insanlık dünyasının ders alması gerekir. Uygur’ların bu kadar dini baskılara rağmen dine önem vermesi bizi çok etkiledi. Onlar kendilerine yönelik baskı karşısında kendilerini muhafaza etmenin yollarını bulmuşlar. Bizimle konuşmaktan korkuyorlar, bunun için bizde onlarla her şeyi konuşmadık. Tekrar ediyorum, Uygurlar bu kadar baskı ve asimilasyon politikasına karşısında kendi örf adet, kültürünü ve kendi kimliklerini muhafaza etmeye çalışmışlar. Öz benliğini kimliğini yitirmemek için çaba gösteren bu kardeşlerimize tebrik ediyorum dedi.

  • 806 defa okundu.