M.Emin Buğra 
Devlet Adamı

Batı ve Doğu Türkistan’da Karahıtay Devleti
(Hicri 528 – 608, Miladi 1134 – 1211)

Mançurye’nin güney bölgesinde yaşayan “Kıtay” adlı güçlü bir Türk kabilesi vardı. Bunlara Türkistanlılar “Hıtay” derlerdi. Çin tarih kaynaklarında bunlara “Liao” denmesinin sebebi bunlar devlet kurup hanedanlığına “Liao Hanedanlığı” adını vermeleridir. Bunların asıl topraklarına şuanda da “Liaoning” denmektedir. Kıtay kabilesi eskiden beri tarım ve ticaret ile meşgul olup barış içinde yaşayan bir kavim idi.
Göktürk Kağanlığı döneminde Göktürklere tabi olmuştur. Sonraki Kutluk Göktürkler döneminde Kıtaylar barışı bozarak isyan çıkarmışlardır. Kapağan Kağan bunların isyanını zorlukla bastırmıştır. Göktürk devleti 2. kez yıkıldıktan sonra Kıtaylar yavaş yavaş güçlenerek fırsat buldukça topraklarını genişletmeye çalışmışlardır. Doğu Uygurlarını yenip Moğolistan’ı hakimiyeti altında tutan Kırgızlar ile sürekli savaş halindeydiler. Sonunda Kıtaylar Yulli Han adlı liderinin önderliğinde Kırgızları mağlup ederek onların Orhon kenarındaki başkentini işgal edip onları asıl toprakları olan Yensey’e kovmuşlardır. Böylelikle Kıtaylar Orhon kenarındaki bir şehri başkent yaparak tüm Moğolistan ve Mançurye’nin güney kısmını kendi egemenliği altına aldılar. Hicri 258 (Miladi 871)’de Yulli Han 3000 süvarisiyle Kuzey Çin’e hücum ederek Piçili vilayetini aldı ve Pekin’i başkent yaptı. Yulli Han kendi devletini, o dönemde Çin’in hükümdarı olan Sung İmparatorluğu’ndan başarıyla korumuştur. Yulli Han öldükten sonra onun oğlu tahta çıktı ve kendini Kuzey Çin ve Doğu Türklerinin imparatoru ilan etti.
Hicri 381 (Miladi 991)’de Kıtaylar Mançurye’nin orta bölgesinde yaşayan Tungus Türklerinin Curcin kabilesini egemenliği altına aldılar. (İslam tarihlerinde Curcinler Curcit olarak yazılmıştır.) Hicri 383 (Miladi 993)’te Kıtay imparatoru Kore’yi işgal etti. Bu dönem Kıtay devletinin en büyüdüğü dönemdir. Hicri 395 (Miladi 1004)’te Kıtaylar Çin’e savaş açtı ve o zamanki başkenti olan Keyfeng’i kuşattı. Çin imparatoru Kıtay Hanedanına her yıl belli miktarda vergi ödemek şartıyla kendini ve devletini yok olmaktan kurtardı. Böylece Çin devleti de Kıtay devletinin etkisi altına girmiş oldu.
Bundan sonra Kıtay’ı kendi rivayetlerimize göre Hıtay olarak yazacağız. Hıtay devletinin toprakları batıda Karahanlılar’ın sınırına kadar uzanmıştır. Bundan dolayı Hicri 408 (Miladi 1018)’de Hıtaylar 100 000 civarında askeriyle Doğu Türkistan’a girdi ve Altay’a doğru ilerleyerek İki Ögüz (şimdiki Altay) ve İmil (Çöçek)’i daha sonra Minglak’ı aldı. Bu duruma karşı Kuzey İlkhanı 1. Tuğanhan Hıtayları büyük yenilgiye uğrattı ve sınırlarına kadar kovalayıp çoğunu öldürdü, 10 000’den fazlasını esir aldı. Bu yenilgi sonucunda Hıtay hanedanı Karahanlılar’a vergi vermek zorunda kaldı ve uzun süre Karahanlılar’ın nüfuzu altında kaldı. Ondan sonra Hıtay devleti bir daha eski gücüne sahip olamadı.
Hıtay devletine tabi olan Curcinler Hicri 515 (Miladi 1120)’de isyan çıkardı ve 5 yıl süren bu iç savaş sonucunda Miladi 1125’te Curcinler Hıtayların başkenti Pekin’i işgal ettiler. Böylece Hıtay devleti yıkıldı. Hıtayların bir kısmı Curcinlerin egemenliğine girdi, bir kısmı kaçarak Yensey nehri kenarına (Kırgızların yurdu) yerleşti. Ancak Kırgızlar Hıtaylara esenlik vermediler ve onları başka yerlere göç etmeye zorladılar. Hıtaylar güney tarafa giderek Karahanlılar’dan toprak istediler. Kuzey İlkhanı onlara İmil bölgesinde yer verdi. Hıtayların İmil bölgesine yerleşmeleri Karahanlıların zayıflama dönemine denk geldi. Bu durumu fırsat bilen Hıtaylar İmil bölgesinde bir hanedanlık kurup İmil şehrini başkent yaptılar. Aslında küçük bir şehir olan bu yer kısa bir süre sonra 40 000 nüfusa sahip büyük bir şehre dönüştü. Bu şehrin harabeleri şuanda da mevcut. Doğu Türkistan’a göç ederek İmil bölgesine yerleşen bu Hıtaylara Türkler “Karahıtay” demektedirler. Çin tarihlerinde “şi liao” olarak geçen bu kelime aynı şekilde Batı Hıtay anlamına gelmektedir.

  • 724 defa okundu.