The Blade Simpson, 
emekli diplomat



Amerikalıların dünyanın diğer yerlerine nazaran Orta Asya konusunda daha az şey bildiği muhtemelen doğrudur. Afrika’nın Orta Asya’ya nazaran daha tanınmayan bir yer olduğu tartışılır fakat bazı majör farklar vardır. Birincisi, Afrika daha ulaşılabilir bir bölgedir. Amerikan nüfusunun belirgin bir kısmı Afrika kökenlidir, bu Orta Asya için söz konusu değildir. İkincisi, Amerikalılar turizm ve yatırım bekleyen Afrikalılarca teşvik edilmektedir. Orta Asya konusu yine bu noktada apayrıdır.Orta Asya’nın Çin sınırları içindeki kısmına Pekin hükümeti yabancıların girmesini istememektedir.Devasa bir tarihe ve hayran olunacak etkileyici bir manzaraya sahip olmasına rağmen birçok bölge için turist altyapısı yoktur. Hemen test edelim. Eski Sovyet Orta Asya Cumhuriyetlerini sayın.isimlere ve okunuşlara bakmaksızın. Kazakistan, Kırgızistan, Tacikistan, Türkmenistan ve Özbekistan. Özet olarak – Amerikalıların çoğunluğu orada olup bitenle ilgilenmiyor. 11 Eylül’e kadar Afganistan’da neler olup bittiği ile ilgilenmemiştik.Orta Asya’da şu anda olup bitenler ilgi uyandıracak gibi görünüyor çünkü Çin dünya arenasında artan bir biçimde ABD’ye meydan okur hale geliyor.Bu tabi ki yeni bir durum değil. Dünyanın bu kısmına ait hiçbirşey yeni değil.Çinliler Müslümanlarla M.S.751 ’de bir ırmak vadisinde gerçekleşen Talas savaşında karşı karşıya geldiler ve savaşı kaybederek Islami kontrolün Orta Asya’dan şu anda uzak batı Çin’de bulunan Kaşgar’a kadar yayılmasına olanak sağladılar.Çinlilere direnebilen o bölgenin insanı – yada Çinliler için bölgenin kontrolünü ele geçirmek ve etnik Çinlilerle bölgeyi doldurmak konusunda zorlayabilen – Uygurlardır. Çin’de yaklaşık olarak 8 milyon Uygur vardır, bu sayı komşusu olan Kırgızistan’da 50.000’i bulmaktadır.Türki bir topluluktur, Müslümanlardır ve dilleri Arap alfabesiyle yazılmaktadır.Çalışmalar onların yüzde elli Kafkas olduklarını göstermektedir.Bölge anlamında Çin’in 5’te birinde yayılmış halde bulunmaktadırlar.Çin’lilere bayılmamaktalar ki birçoğu onları ruhsuz makinalar olarak görmektedir.Özerklik konusunda başarısız denemeleri olmuştur.1865’ten 1877’e kadar bağımsız bir Çin Türkistan’ı varolmuştur.1930’lu yıllarda Doğu Türkistan isimli bir Türk İslam Cumhuriyeti kurulmuştur.Uygurlar 1944 yılında ve 1997 yılında Çin hükmüne karşı gelmiştir.1990 yılındaki beş Eski Sovyet Orta Asya Cumhuriyetlerinin bağımsızlığı onların kafasındaki bağımsız Uyguristan düşüncesini tetiklemiştir.Çinliler bu düşünceye sıkı bir baskı ile cevap vermiştir.Çin tepkisinin bir sebebi de bölgenin Çin’in diğer bölgeleri ile karşılaştırıldığında büyük petrol, doğalgaz ve mineral kaynaklarına sahip olmasıdır.Uygurlar, Çin hükümetinin üretim ve yapılandırma kurumları tarafından yürütülen ‘işçi reform kampları’na kapatılmıştır. 11 Eylül sonrası, Amerika, Uygurlar arasında Çin egemenliğine karşı neredeyse görünmez bir hareket olan Doğu Türkistan Islami Hareketini yermiştir. Pekin hükümeti bu durumu büyük sevinçle karşılamıştır. Çin’in bölgeyi sadece askeri güçle kontrol altında tutmaması, aynı zamanda ekonomik anlamda da bölgeye hakim olacak insanlarla orayı doldurması becerisi düşünülünce, diğer Eski Sovyet Orta Asya Cumhuriyetlerinin arasına katılmak anlamında kafalarındaki bağımsızlık düşüncesine rağmen Uygurlardan herhangi ciddi bir isyan beklemek için bir sebebimiz olamaz. Aynı zamanda Uyguristan’ı geliştirmek ve ülkenin geri kalanına bütün olarak entegre etmek Pekin otoriteleri için bir gerekliliktir, çünkü bu Çin’in ABD ile rekabeti konusunda, dışarıya açılma anlamında en önemli mecburiyetlerinden biridir. Bu bağlamda, Uygurlar, haklarında daha çok şey bilmemiz gereken bir halktır.

*Dan Simpson, emekli diplomat, The Blade ve Pittsburgh Post-Gazette yazı kurulu üyesi

The Blade*
Dan Simpson, emekli diplomat
Pittsburgh Post-Gazette yazı kurulu üyesi
Çeviri:Nazlı BELEN

  • 758 defa okundu.