M.Emin BUĞRA 
Devlet adamı
Karahanlılar Devletinin Kendi Dönemindeki Diğer Devletler Arasındaki Yeri
Karahanlılar ile Abbasi Halifeliği arasındaki ilişkiler konusunda yeterince bilgiye sahip değiliz. O dönemlerde halifelik merkezinin siyasi nüfuzunun kaybolduğu bilinmektedir. Ancak Karahanlıların ilk dönemlerinde Batı Türkistan, Afganistan ve İran’ı egemenliği altında bulunduran Samani devleti ile Karahanlıların ilişkileri dostluk çerçevesinde olmuştur. Samani devleti yıkılmadan önce Harun Buğra Karahan’ın ilişkilerini kesip devleti ele geçirdiği daha önce açıklanmıştı. Ondan sonra Karahanlılar Asya devletlerinin en köklü ve nüfuzlu tek devleti olarak tanınmıştır. O dönemin en güçlü İslam hükümdarı olan Gazneli Mahmud’un oğlu Sultan Mes’ud Karahanlıları kendinden üstün görerek epeyce saygı gösterirdi; Karahanlılar ile dostça ilişki kurmaya çok özen gösterirdi. Selçuklu sultanları da Karahanlıları genel Türk halklarının imparatoru olarak görüp saygı gösterirlerdi. Doğudaki Tangut ve Hitay devletleri resmi olarak Karahanlılara bağlı olmasa da Karahanlıları kendilerinden daha üstün gördükleri için Karahanlılara her zaman hediye göndererek iyi ilişkisini muhafaza etmiş, Karahanlıların devletlerini ele geçirmesinden korunmaya çalışmışlardır.
Divani Lugatit Türk’te yazılanlara göre Karahanlılar Çin imparatoru ile olan yazışmalarını Uygur harfleri ile yapmıştır. Çin imparatorları da cevaplarını Uygur harfleri ile yazmışlardır. Bu, Karahanlılar devletinin Çin imparatorları üzerinde siyasi üstünlüğe sahip olduğunu göstermektedir. Karahanlılar devletini kendi dönemindeki diğer devletlerden üstün kılan Karahanlılar devletinin sahip olduğu askeri, iktisadi ve siyasi gücüdür. Ne yazık ki bu konuda sahip olduğumuz bilgi çok azdır.
Karahanlılar ve Öncesindeki Büyük Türk Devletlerinin Yıkılma Nedenleri ile İlgili Bir Görüş
Hunlar, Cucanlar, Yeftiller, Göktürkler, Türkeşler, Uygurlar ve Karahanlılar gibi büyük Türk devletlerinin en fazla 300 yık ayakta kaldıkları bilinmektedir. Tabii ki bu devletlerin yıkılma nedenleri farklıdır. Ancak bazı günümüz tarihçilerinin görüşüne göre bu devletlerin yıkılmasında şöyle bir ortak neden vardır:
Eski zamandan beri Türk toplumlarında herkes özgürlük her şeyden üstündür inancına sahip olmuştur. Bundan dolayı en üst hükümdar her bölgedeki yerel hanlık ve beyliklerin özgürlüğüne saygı göstermiş, ancak düşmana karşı tek bayrak altında birleşerek savaşmaya özen göstermiştir. Yerel hanlık ve beylikler en üst hükümdarı Türk halklarının birliği ve varlığının güvencesi olarak gördükleri için ona itaat etmiş ve saygı göstermişlerdir. Merkezden uzak bölgeleri yöneten hükümdar soyundan olan yardımcılar kendi bölgelerinde tam yetkiye sahip özgür bir devletin yöneticileri gibi görev yapmışlardır. Dahili, harici, askeri ve maliye işlerinin tümü bu yardımcılar tarafından yürütülmüştür. Bu mevkiler babadan oğula miras yoluyla geçmiştir. Eski zamanlardan beri Türk devletlerinin idaresi bu şekilde devam etmiş, herkes bu geleneğe uymayı görev ve borç olarak bilmiştir. Bir devlet kurulduktan belli bir zaman sonra yardımcılardan bencil ve kıskanç kimseler ortaya çıkarak hükümdara karşı gelmiştir. Kendi bölgelerinde özgür bir devlet yöneticisi gibi askeri ve maliye işlerini tam denetimi altında tutan bu kimseler hükümdara karşı isyanlarında kolayca başarıya ulaşmışlardır. Diğer yandan Türk devletlerinin yıkılışı için fırsat kollayan komşu devletler bu asilere yardım ederek düşmanlıklarında hiç geri kalmamışlardır. Kısacası bu tür idare şekli iç savaşa meydan hazırlama ve dış düşmanın saldırısına fırsat oluşturma aracı olmuş ve devletin yıkılışını kaçınılmaz sonuç haline getirmiştir. Bu kitapta yer verilen Türk devletlerinin zayıflaması ve yıkılmasına neden olan olaylar incelendiğinde hepsinin sonunu hazırlayan önemli sebeplerden birinin yukarıda açıklanan sebep olduğu görülür.

  • 807 defa okundu.