Mehmet Emin BUĞRA 
Devlet Adamı

Karahanlılar Döneminde Türk Dili ve Edebiyatı

Karahanlılar döneminde Türkçülük ve Türk geleneklerine bağlı kalmanın yanı sıra Türkçe de çok iyi korunmuştu. Devletin resmi dili saf Türkçe’ydi. Doğu Türkistanlı yazarlar da doğal olarak eserlerinde yabancı kelimeleri kullanmamış, yabancı ülkelerden gelen yeni şeylere Türkçe isim vermiştir. Düşüncelerinin tüm detaylarını Türkçe’yle ifade etmeye özen göstermiştir. Karahanlılar döneminde edebiyat da çok gelişmiştir. Halk edebiyatı dışında mektep ve telif edebiyatı da oluşmuştur. Saf Türkçe’yle çok sayıda dini, edebi eserler ve şiir kitapları yazılmıştır. Türkçe edebi dil olarak bu şekilde gelişmiştir.
Tüm resmi yazışmalar, muhasebe defterleri, kayıtlar, ticaret defterleri Türkçe olup Uygur alfabesiyle yazılmıştır. Buradan anlaşılır ki o dönemde Arap alfabesi resmi olarak kabul edilmemiştir. O dönemde yazılmış kitapların çoğu dini kitaplar olup hepsi Uygur alfabesiyle yazılmıştır. Bazı alimler Farsça eserlerini Arap harfleriyle yazmıştır. Karahanlıların son döneminde Arap harfleri yaygın olarak kullanılmaya başlamıştır. Ancak imla ve yapı olarak Arapça olduğu gibi kabul edilmeyip Uygurca’ya uyarlanmıştır. Mesela, Arapça’da kullanılan fethe, kesre ve zamme Uygurca’ya uygun olarak sesli harflerle değiştirilmiştir. Bu kural günümüze kadar devam etmektedir. Demek ki Karahanlılar döneminde Arapça resmi olarak kabul edilmemiştir, son dönemine kadar resmi yazı şekli Uygurca olmuştur.
Karahanlılar döneminde has Türkçe ile çok sayıda şiir ve edebi kitapların yazıldığı bilinmektedir. Ancak aşağıdaki iki tanesi ulaşmıştır:
1. Kutadgubilik (Mutluluğa erdiren bilgi): 6545 kıta, 13290 satırdan oluşmuş şiir tarzında büyük hacimli bir kitap olup has Türkçe ile yazılmıştır. Kitapta kullanılan Arapça kelimeler yüzü geçmez. Çeşitli konularda çok değerli felsefe bilgileri ve bilimsel düşünceleri içeren bu kitap, o dönemde Doğu Türkistan’daki Türk toplumunun çok gelişmiş bir medeniyete sahip olduğunu gösterir. Yazar aslen Balasagunlu olup Kaşgar’da Karahan’ın “tayangu”su, yani “has hacibi” veya “kapı ağası” olan Yusuf Has Hacip’tir. Yusuf Has Hacip eserini Hicri 462 (Miladi 1069) yılında bitirmiş, sonra Batı Tavgaç Karahan Ebu Ali Hasan Tavgaç Karahan’a hediye etmiştir. Kutadgubilik tümüyle Uygur alfabesiyle yazılmış olup şuanki baskısı asıl kitabı esas alarak yapılmıştır.
2. Divani Lugati Türk: Bu kitap Kaşgar alimlerinden Mahmud bin Muhammed’in Türk dili ve edebiyatını derlemek için tüm Türk coğrafyalarını birkaç sene gezme sonucunda toplamış olduğu Türkçe kelimeleri içeren 3 ciltli benzeri olmayan bir sözlüktür. O dönemde tüm dünyada henüz benzeri olmayan yöntem ve yapı ile hazırlanmış bu sözlük Türkistanlı yazarların üstün kabiliyetlerini ortaya koymaktadır. Bu sözlükte bir Türkçe kelimenin Arapça anlamı, Türkçe bir şiir veya masal örnek olarak verilmek suretiyle açıklanmıştır. Demek ki Divani Lugati Türk eski Türk dilini ve Türk halk edebiyatını bir araya toplayan fevkalade bir kitaptır. Yazarın bu kitap Arapça açıklamalarla yazmasının nedeni, o dönemde Abbasi Halifeliğinin devlet adamları, üst düzey askeri ve idari yöneticileri Türklerden olup Halife’nin Türkçe’ye ihtiyacı var idi. Bundan dolayı Mahmud bin Muhammed bu eseri Türkçe – Arapça sözlük şeklinde hazırlayıp döneminin halifesi El Muktedir bi Emrullah Abbasi’ye takdim etmiştir.
Orta çağda Türkistan’da Türkçe’ye özellikle Arapça ve Farsça olmak üzere çok sayıda yabancı kelime girmiştir. Üstelik günümüze kadar gelen yazarlarımız ve şairlerimiz eserlerinde kasıtlı olarak yabancı kelimeleri fazlasıyla kullanmıştır. Bundan dolayı Türkistan’da birçok şeyin Türkçe’si unutulmuştur. Bu unutulan güzel Türkçe kelimeleri Divani Lugati Türk’te bulmak mümkündür.
Yukarıda adı geçen her iki kitap Türkiye ve birkaç Avrupa ülkesinde basılmıştır. Türk dili ve edebiyatını araştıran bilim adamları akademik çalışmalarında bu iki kitabı kaynak olarak almaktadırlar. Bu iki eser günümüz Türkçe’sinin iyileştirilmesine önemli katkı sağlayabilir  

  • 747 defa okundu.