Kemal ÇİFTÇİ  
Gazeteci-Yazar Gazeteci-Yazar
 

İyi ki MAZLUM-DER var. Ve bu sayede unuttuğumuz mazlumları hatırlıyoruz. Medyanın haber bomdardımanı ve gündem saptırmaları yüzünden bizler başka gündemlerle meşgul olurken, birileri dünyanın dört bir yanındaki mazlumları izliyor ve onlara dost eli uzatıyor.
İHH ve MAZLUM-DER işte bu tür kuruluşların başında geliyor. Bedizüzzaman, “Zalimler için yaşasın cehennem” demişti. Dünya durdukça zalimler de olacak, mazlumlar da… Bu bakımdan, İslam dünyasının vicdanını temsilen mazlumların imdadına koşacak birilerine ihtiyaç var. Geçtiğimiz hafta sonu MAZLUMDER İstanbul Şubesinin düzenlediği gece vesilesiyle bir kere daha gördük ki MAZLUMDER, dünyanın her tarafındaki mazlumların sesi olmaya ve onlarla aramızda köprüler kurmaya devam ediyor. Verdiği ödüller ise mazlumlara ve onları destekleyenlere moral, motivasyon kaynağı oluşturuyor. O gece verilen ödüllerden biri çok anlamlıydı. Bu yıl İnsan Hakları Ödülünü Doğu Türkistan’dan Rabia Kadir’e verildi.
Basınımızda müthiş bir çifte standart var. Pireyi deve yapmak ve deveyi hamuduyla birlikte yutmakta olan büyük basın kuruluşları, bazı olayları ve kişileri görmezden gelebiliyor. Yok sayarak unutturmaya çalışmak basınımızın eski bir hastalığıdır. Böyle olduğu için de Raiba Kadir gibilerin bizim basında pek yeralmaz. Oysa Rabia Kadir, Çin’deki milyonlarca masum Müslüman Türkün çığlıklarını dünyaya duyurmaya çalışan bir kahramandır. Halen yurt dışına çıkış yasağı bulunduğu için ödülünü almaya bile gelemedi.

Doğu Türkistanlı insan hakları savunucusu Rabia Kadir 2000 yılında Çin tarafından yurtdışına bilgi sızdırmak suçundan 8 sene hapis cezasına çarptırılmıştı. 2005 yılında serbest kaldı, fakat çocukları ile beraber ülkeyi terk etmesine müsaade edilmedi. Çin’de yaşayan 5 çocuğuna Çin yönetimi pasaport vermemekte ve Rabia Kadir’i de Uygur halkının hak savunuculuğunu yapmaya devam etmesi halinde çocuklarının rahat bırakılmayacağı yönünde sürekli tehdit etmektedir.

Halen Çin idaresi altındaki Sincan/Uygur Özerk Bölgesinde yaşayan çocuklarından Alim Abdurrehim vergi kaçırma suçu bahanesiyle 7 sene ağır hapis ve 62 bin dolar para cezasına çarptırılmıştır. Kadir’in diğer oğlu Kaher ise aynı suçtan 12 bin 500 dolar para cezası almıştır. Yaşadıkları Urumçi şehrinde başarılı birer işadamı olan kardeşlerin şirketlerine de el konulmuştur. Verilen cezaların, 26 Kasım’da yapılan Dünya Uygur Kongresinde başkanlığa seçilen ve bu sene Nobel Barış Ödülü’ne aday gösterilen Rabia Kadir’e bir gözdağı verme amacı taşıdığı bariz bir şekilde görülmektedir.

Doğu Türkistanlılar arasında “Çinlinin kötüsü Bingtuen’li olanı”diye bir söz vardır. 50 küsur yıldan beri Doğu Türkistan halkının başına büyük belalar getiren ve “Üretim ve İnşaat Bingtuen'i” olarak adlandırılan birime yerel halk tarafından bu isim verilmiştir. Onlardan oluşan “Halk askerleri” ise, Doğu Türkistan milli hareketler ve halk isyanlarının acımasızca bastırılmasında doğrudan aktif rol oynaya gelen bir cellatlar birliğidir. Mesela Bingtuen Birliğindeki halk askerlerinin Çin’in polis ve askerleri ile uyumlu olarak 1980’li yılların başlarındaki “Kaşgar Olayı”, ”Kargalık Olayı”, 1990 yılındaki “Barın Olayı”, 1997 yılındaki “5 Şubat Gulca Olayı”… olmak üzere büyüklü küçüklü halk isyanları ve milli hareketleri çok kanlı bir biçimde bastıra geldikleri bilinen bir gerçektir
MAZLUMDER tarafından bu yıl Rabia Kadir’e verilen Ödülün zamanlaması da son derece isabetli olmuştur. Zira 5 Şubat Gulca Olayı’nın yıldönümüdür. 10 yıl önce, masum gösteriler yapan sivil insanların toplantısını kanlı bir şekilde dağıtan Çin hükümeti, binlerce genci de zindanlara atmıştı.
Bu konuyu gündeme getiren MAZLUMDER yöneticilerini ve derneğin bugünlere gelmesinde emeği geçen eski yöneticilerini tebrik ediyorum. 

  • 779 defa okundu.