M.Emin Buğra 
Devlet Adamı
Karahanlılar Döneminde Doğu Ve Batı Türkistan''ın Medeniyeti (2)

El sanatları
Eskiden beri el sanatlarında usta olan Doğu Türkistanlılar Karahanlılar döneminde de el sanatlarını daha geliştirmiştir. İpekten şayı, etles ve bekesem (yerel kumaş çeşitleri) kumaşlarının üretimi bu dönemde çok gelişmiştir. Mimarlık, nakkaşlık sanatları da Karahanlılar döneminde zirveye ulaşmıştır. Çünkü bu dönemde inşa edilen cami, medrese, minare, kubbe, hamam ve benzeri yapıların harabelerinde bulunan ustalık izleri bunu ispat etmektedir. Bu yapıların günümüze kadar muhafaza edilememesinin şöyle iki sebebi vardır: 1. Bu yapılarda malzeme olarak taş yerine ahşap ve tuğla kullanılmıştır. 2. Karahanlardan sonra Doğu Türkistan’a çok cahil, mutaassıp, herşeyi yakıp yıkan soyguncuların peş peşe saldırmasıdır. Hoten, Keriye, Çerçen, Kaşgar, Üçturfan, Kuça, Karaşehir, Turfan, Kumul, Üçel civarlarında bulunan ipek, yün ve pamuk giysi parçaları, özellikle Yusuf Kedirhan döneminde Hoten’de şehit edilmiş İslam askerlerinin kefenine bakıldığında Türklerin Karahanlılar döneminde çok üstün dokuma sanatına sahip oldukları anlaşılır. O dönemde yapıldığı ispat edilmiş her çeşit altın, gömüş, bakır ve çelik süs eşyaları, silah, ev aletleri, çiftçilik eşyaları, özellikle kaştaşı bilezik, yüzük, kemer, ayakkabı, tabak ve fincan gibi el sanat ürünlerinin bulunması bunu yapan el sanat ustalarının ne kadar üstün yeteneğe sahip olduklarını gösterir. Madencilik ürünleri ihtiyaçtan fazla olduğu için yabancı memleketlerde altın, bakır ve kaştaşı gibi madenlerden yapılmış ürünlerin satıldığı bilinmektedir. Karahanlılar ve İlkhanların ismi ile bastırılmış altın, gümüş ve bakır paraları şuan petesborg, Berlin ve Londra müzelerinde sergilenmektedir. Tarihçi Stanlinpul Karahanlıların ve İlkhanların ismini, devlet kurdukları tarihleri ve vefat ettikleri tarihleri bu müzelerdeki paralardan aldığını söyler.

Tarım, Ticaret İktisadi Zenginlik

Doğu Türkistan’ın altı şehir ve Turfan illerini gören herkes bir bakışta bu topraklarda insanlar tarafından yapılan ırmak – nehir sularıyla tarım yapıldığını ve refaha kavuştuğunu farkeder; bunlar olmadan bu toprakların refaha kavuşamayacağını görür. Bunlar, bölge halkının kaç bin yıldan beri şehir hayatı yaşamış, tarım, ticaret ve el sanatlarıyla meşgul olduğunu kanıtlar.
Şuan bulunan ırmak, nehir gibi su yapılarının çoğunun Karahanlılar döneminde yapıldığı bilinir. Bugün kötü durumda olan, ancak Karahanlılar döneminden kalma ırmak, nehir ve diğer su yapılarının izlerinin çok olması bu dönemde tarım sulama işlerinin çok geliştiğini ve tarım arazisinin bol olduğunu ispat eder. Susuz arazileri sulamak için dağları delip su getirme işleri ve kariz gibi uzak dağ vadisinden su getirmek için kullanılan su yapıları Karahanlılar döneminde çok ilerlemiştir. Bu su yapılarından günümüze kadar gelenler de vardır. Tarımda hububatlı bitkiler dışında pamuk, çeşitli sebzeler, kendir ve yağ üretilen bitkiler ekilmiştir. Aynı anda meyve üretimi de çok gelişmiştir.
Dahili ticarette, Doğu Türkistan’ın Güneyinden çeşitli ürünleri Batısına getirerek hayvan ve maden ürünleriyle değiştirmek çok yaygın olmuştur. Aynı şekilde kervan ticaretleri ve tezgahtarlık gibi yerleşmiş ticaret şekilleri gelişmiştir. Kervan tüccarlarına “arkış”, tezgahtarlara “kibetçi” denmiştir. Dış ticarette, Doğu Türkistanlı kervan tüccarlar Çin, Tibet, Batı Türkistan, İran ve Hindistan’a giderek Doğu Türkistan’da üretilmiş sanayi ve tarım ürünlerini satmışlardır. Dönüşlerinde Çin’den ipekten dokuma ürünleri, giysi, çini tabak; Hindistan’dan ise baharat ve renk malzemeleri getirmişlerdir. Hindistan ve Tibet ile olan ticaret Hotenli tüccarların elindeydi.
Demek Karahanlılar döneminde ülkedeki istikrar ve barış sayesinde iç ve dış ticaret çok gelişmiş olup Asya’nın Doğusu ve Batısı arasındaki ticaret Doğu Türkistanlı tüccarların elindeydi. Karahanlılar hükümeti seyahat ve ticaret seferlerini kolaylaştırmak ve asayişi sağlamak için yol üzerinde kuyu ve konaklama yerleri (lenger) inşa etmiştir. Yolcuların dinlenmeleri, yeme içme ihtiyaçlarının giderilmesi ve at gibi binek hayvanlarının beslenmesi için her durdukları yerlere “lengerci” tayin edilmiştir. Bunların gelir giderlerini takip etmek için vakıflar kurulmuştur. Bu lenger ve vakıflardan günümüze kadar gelenler de vardır. Çöllerde yolculuk yapanların yollarını kaybetmemeleri için yol kenarlarına direklerle işaret konmuştur. Bu işaret direklerine “ula” veya “ila” denmiştir.
Karahanlılar döneminde insanların yaptıkları ev-binalarının harabelerinde görülen altın, gümüş gibi değerli madenler ile süslenmiş nakışlar, ev eşyaları ve elbiselere bakıldığında Doğu Türkistan halkının Karahanlılar döneminde tarihte benzeri olmayan refahta yaşadıkları anlaşılır. 

  • 702 defa okundu.