Erkin Alptekin 
DUK Baş Danışmanı 
DUK Eski Başkanı
Dünya Uygur Kurultayı 2. Olağan Genel Kurulu
24 Kasım 2006
München/Almanya


Muhterem Rabiye Hanım,
Muhterem General Mehmet Rıza Bekin Beyefendi,
Saygıdeğer vatandaşlarım,hanımefendiler, beyefendiler,
Dünya Uygur Kurultayı (DUK) adına 2.Dünya Uygur Kurultayı’nın açılışında sizleri konuk etmekten şeref duyuyorum.
Dünya Uygur Kurultayı Doğu Türkistan’daki ve gurbetteki Uygur Türklerinin tam yararına çalışacak uluslar arası bir örgüt olarak kurulmuştur.
Bu örgüt iki yıl önce 16 Nisan 2004 tarihinde Almanya’nın München şehrinde Doğu Türkistan Milli Kurultayı ve Dünya Uygur Gençleri Kurultayı’nın birleşmesinden meydana gelmiştir ve hedefini “şiddete başvurmadan, demokratik yollarla Doğu Türkistan halkının siyasi geleceğini belirlemek için mücadele etmek” olarak belirlemiştir.
Halkımızın içinde bulunduğu çaresizlik, Dünya Uygur Kurultayı’nın meydana gelmesinde en önemli etken olmuştur.
Çinliler tarafından Şincang Uygur Özerk Bölgesi diye adlandırılan vatanımız Doğu Türkistan’da yaşamakta olan halkımız şuan ölüm-kalım arasında kendi varlığını korumak için mücadele etmektedir.Halkımızın siyasi, iktisadi,sosyal, kültürel ve dini hak ve özgürlüklerinden oluşan temel hak ve özgürlükleri Çin hakimiyeti tarafından toptan yok sayılmaktadır.Bir taraftan milyonlarla ifade edilen Çinli göçü diğer taraftan Uygurlara karşı acımasızca uygulanmakta olan doğum kontrolü siyaseti ve sistematik bir şekilde Uygur kültürüne karşı yürütülen Çinlileştirme politikası Uygurların varlığını devam ettirmesine karşı tehlike arzetmektedir.Kendi haysiyeti ile yaşamayı talep eden Uygurlar çeşitli siyasi suçlamalarla sürekli bir şekilde hapsedilmekte, işkenceye maruz kalmakta ve edilmektedir.
BM’nin işkenceyi araştırmaktan sorumlu görevlisi Bay Manfred NOVAK’ın araştırmasına göre Çin’de işkence çok yaygın olup Uygurlar ile Tibetliler bu işkencenin kurbanlarıdır.
Uluslar arası Af örgütü’nün hazırladığı rapora göre 11 Eylül 2001’den sora 3000 den fazla suçsuz Uygur Çinliler tarafından hapse atılmış ve bunların çoğu fiziksel baskı ve zulme maruz kalmıştır.Reuter Haber ajansı’nın Şincang Gazetesine dayanarak verdiği bilgiye göre sadece 2005 yılında 18.000 Uygur “TERÖRİST BÖLÜCÜ”suçlaması ile hapse atılmaşlardır. 200 den fazla Uygur siyasi suçlama ile idam cezası almış ve 50 den fazlası idam edilmişlerdir.
1990’lardan beri Çin hükümetinin buna benzer siyasi uygulamalarından dolayı 5000 den fazla Uygur evlerinden ayrılarak yabancı ülkelere iltica etmek zorunda kalmışlardır.
25’i aşkın üye örgütün bir araya gelmesiyle meydana gelen DUK,bu tür zor şartlarda Uygurların dünyanın her yerine yerleşerek sağlam bir sosyal çevreyle bütünleşmesi için çok çaba sarfetmiştir. ABD. Kanada, Avrupa Birliği ülkeleri,Türkiye, Avustralya, ve Japonya gibi ülkelere yayılan Uygurlar kısa süre içerisinde yaşadığı ülke toplumuyla kaynaşarak o toplumların şerefli birer üyesi olup o toplumda yerlerini almaktadırlar.
Son 15 yıl içerisinde çok sayıda genç,güçlü ve olgun Uygur meydana gelmiştir.
Onların içinden Mühendisler, avukatlar, doktorlar, ve teknisyenler bulunmaktadır.
Kaliforniya NASA uzay araştırma dairesinde çalışan tek Müslüman’ın Uygur olmasından çok gurur duyarız.
Almanya’da yaşamakta olan 550’den fazla Uygur’un %90 dan fazlası Almanca kurslarını başarı ile tamamlayıp çalışma hayatına atılmıştır.
Bir ata sözünde söylendiği gibi kahramanı denemek için meydan lazım. Vatanımızda yetenekli insanlarımıza fırsat verilmediği için hak ettikleri yere gelememektedirler.
Demek’ki parlak bir medeniyetin varisi olan Uygurlar kendilerine yeterince fırsat verildiğinde faydalı bir vatandaş olarak şerefli bir şekilde yaşayabilirler.
Kendi vatanlarında Çinliler tarafından tüm imkanlarından yoksun bırakılan Uygurlar bugün kendi anayurtlarından uzak yabancı ülkelerde yeniden doğmaktadırlar.
Bu münasebetle huzurunuzda Dünya Uygur Kurultayı adına Uygurlara iltica hakkı veren, onlara fırsatlar tanıyan tüm ülkeler halklarına idarecilerine özellikle Almanya devletine en içten şükranlarımı sunarım.
Çok teşekkür ederim.

  • 1189 defa okundu.