Alev Ayyıldız 
Gökbayrak Konya temsilcisi

 
    Son birkaç aydır Konya Türkistan’la ilgili önemli çalışmalara imza atıyor.
Çin hükümetinin yoğun baskılarıyla Ankara’da engellemeye çalıştığı Doğu Türkistan davasına Anadolu’nun kültür başkenti Konya sahip çıkıyor.
Birçoklarının adını hatırlamadığı fakat 35 milyonluk Türk ve Müslüman nüfusu ve binlerce yıllık kültürel birikime sahip Türkistan’a azda olsa vefa borcunuzu göstermiş olmak umutlandırıyor beni.
    Konya’da yaşanan gelişmelere değinmeden önce Türkistan’da yaşanan zulmü gözler önüne kendimce sermek istiyorum. Bilinçli ve kasıtlı yapılan politikalar ve Çin’in bölgeyi kapalı bir kutu haline getirip Türkistan’ı dış dünyadan koparması Doğu Türkistan’ı unutturdu zihinlerde ya da unutturmaya çalıştı.
    Hani Hem Türk hem Müslüman olan Adı gibi Türk İslam Yurdu Türkistan’ı hayallerde yaşatılan ve arada hatırlanan bir yer haline getirdi. Ne yazık ki farkın varılmadı ama Doğu Türkistan’da soykırıma aralıksız devam ediyor. Çin ana yurdumuz öz vatanımız ve Anadolu’nun İslamlaşma sürecinde en büyük paya sahip Türkistan üzerinde 3 çeşit soykırım politikası uyguluyor. Kültürel soykırım, Çinli göçmenleri Türkistan’a yerleştirme, idam ve kürtajlar. Çin’in yaptığı kültürel asimileyi din ve dil özgürlüğünün alınmasıyla açıklayabiliriz. Domuz ahırına çevirilen camiler, binlerce din adamının katledilmesi ve ramazanlıkta oruç tutan öğrencilere su ve ekmek yedirilmeye çalışılması tatmin etmedi komünist Çin’i. Şimdide camilere Mao’nun fotoğraflarını asarak haşa Mao’yu Hz. Peygamber’den sonra 2. peygamber olarak anlattırmaya çalışıyor din adamlarına. Çin’in bölgede yaptığı diğer bir soykırımda bölgeye Çinli göçmenlerin yerleşmesi. Her gün yüzlerce Çinli Türkistan’a taşınıyor. Ayrıca Çin hükümeti en adi suçtan yargılanan mahkumları Türkistan’daki ceza evlerinde barındırıyor ve çıkan mahkumların Doğu Türkistan’a yerleşmesini sağlıyor. Ceza süreleri biten ve Doğu Türkistan’a yerleşen mahkûmlar mafyalaşarak Çin’in bile uygulamayı akıl edemediği işkencelerle zulüm yaşatıyor. Çin Hükümeti “Ben Türküm ben Müslüman’ım” diyen yüz bini aşkın Türk gencini ceza evinde tutuyor. Yargılama sürecinde verilecek kararı ise tahmin etmek zor olmasa gerek idam…İşin tek güzel tarafı ise Türkistan halkının direncinden bir şey kaybetmemiş olması. Doğu Türkistan halkı bizim fark edemediğimiz bizim Türkiye’de olmadığımız kadar Türk ve Müslüman . Son 1,5 aylık süreçte Konya’da Doğu Türkistan için ikisi üniversite kapsamında öğrenci topluluklarının çabalarıyla diğeri de MÜSİAD Konya şubesi kapsamında üç etkinlik düzenlendi. MÜSİAD kapsamındaki etkinlikte Ankara Üniversitesinden öğretim görevlisi ve kendiside Doğu Türkistanlı olan Erkin Emet hocamız Türkistan’ı ve Çin’in Türkiye üzerindeki oyunlarını aktardı. Doğu Türkistan davsını anlattığı için ülkesine alınmayan vatan özleminin tüm acısını yaşayan hocamız gene de çok umutlu Diyor ki “Çin camilerimizi yıktı. Ama gönlümüzdeki camileri yıkamadı. Türkçe konuşmamızı yasakladı. Ama biz hala inatla Türkçe konuşuyoruz ve konuşacağız”.     Türkistanlıların Türkiye ‘ye olan sevgisini de aktarmadan geçemeyeceğim. Doğu Türkistan halkı kendine önder ve kardeş ülke olarak Türkiye’yi seçmiş. Türkiye’de yapılan ufacık bir hareket Doğu Türkistan’da bayram havası oluşturuyor. Onlar gönüllerindeki Gök bayrağın yanına al bayrağı koydular. Acaba bizler ne zaman gönlümüzdeki al bayrağın yanına gök bayrak koyacağız? Sorusu zihnimde dalgalanıp duruyor. Atacağımız ekonomik adımlar başta olmak üzere manen ve madden yardımlarla Doğu Türkistan’a sahip çıkacağımız günlerin uzak olmadığı inancını taşımak istiyorum. Türk ve Müslüman isek Doğu Türkistan’a sahip çıkalım diyorum ve şahsım adına ilgilenen herkese teşekkür ediyorum 

  • 858 defa okundu.