Fikret Ertan 
Gazeteci Yazar

   Amerika'nın Küba'nın Guantanamo Körfezi'nde bulunan askerî hapishanesi dünya gündemindeki yerini koruyor.
   Hapishanede meydana gelen olaylar (ki son olay geçen hafta intihar ettikleri söylenen üç tutukluyla ilgiliydi), medyada çıkan haberler, bu haberlere verilen tepkiler ve dünya kamuoyunda yükselen protestolarla Guantonamo Hapishanesi muhtemelen kapatılana kadar gündemde kalacak. Hapishanede bugün kaç kişinin olduğu tam belli değil. Benim tahminlerime göre, geçen haftaya kadar 468 kişi vardı. Son intiharları düşersek herhalde bugün çeşitli milliyetlerden 465 kişinin hapishanede çile çekmeye devam ettiğini; ama bu arada zaman zaman bazı tutukluların serbest bırakıldıklarını da söyleyebiliriz.
   Serbest bırakılan bu tutuklulardan sonuncuları 5 Doğu Türkistanlı Uygur Türkü. Geçen ayın 5'inde serbest bırakılan bu 5 Uygur, bugün Arnavutluk'un başkenti Tiran yakınlarındaki bir geçici mülteci kampında bulunuyorlar.
   Guantanamo'da yaklaşık 4 yıl son sonra serbest bırakılan bu Uygurlardan pek çok kimsenin hemen hemen hiç haberi yok; sadece bazı Amerikan gazeteleri bu konuyu bazı yazılarla işlediler, o kadar. Bu yazılardan birisini ben de okudum. Bizde ise bu Uygurlarla ilgili haber sadece Zaman'ın dış haberler sayfasında 7 Mayıs günü çıktı. Bunu da burada bu Uygurlarla ilgilenin sadece bu gazete olduğunu takdiren belirttikten sonra bir ikinci takdiri de işaret edelim.

   Bu takdirimiz şüphesiz Arnavutluk ve Başbakanı Sali Berişa'nın söz konusu 5 Uygur'a geçici olarak tanıdığı siyasi mülteci statüsü ve bunlara kucak açmasıyla ilgili. Berişa, bu 5 Uygur'a kucak açmakla Çin'i son derece kızdırmış bulunuyor tabii. Nitekim, 5 Uygur'un terörist olduklarını ve bunların mutlaka kendilerine teslim edilmelerini söyleyip duran Tiran'daki Çin büyükelçisinin Sali Berişa'ya baskı yapmaya devam ettiği haberlerde yer alırken Berişa'nın ise bu Uygurları Çin'e asla teslim etmeyeceğini söylediği ifade ediliyor.

   Berişa'nın bu Uygurları Çin'e teslim etmeyeceği; ama bunların başka bir ülkeye kesin mülteci statüsüyle nakilleri için çeşitli ülkelerle görüşmeler yaptığı da söyleniyor. Nitekim, mültecilerle ilgili komisyonun yetkilisi Argita Totozani "Bu Uygurların geleceği Arnavutluk'ta değildir. Bu ülkede herhangi bir Uygur topluluğu bulunmamaktadır. Bunlar Arnavutça bilmiyorlar. Çince bilmiyorlar. Bunların burada entegrasyonu mümkün değildir." diyerek Uygurlara entegre olabilecek başka bir ülkenin arandığına işaret ediyor. Aranan bu ülkelerin başında da Kanada'nın adı öne çıkıyor. Totozani, Amerikalı bir avukatın bu Uygurlar için yeni vatan aramakta olduğunu, bunun da ya Amerika ya da Kanada olabileceğini söylüyor.
   Bu arayış nasıl sonuçlanır, bugünden söylemesi çok zor; zira Amerika'nın bu Uygurlara zaten siyasi mülteci statüsünün ta başta tanımadığı, bunları ülkesinde istemediği bir gerçek; Kanada'nın bu konuya nasıl yaklaştığı ise şimdilik meçhul. Esasen bu Uygurlara mülteci hakkını Türkiye tanımalıydı bana göre; ama ne yazık ki Çin ile iyi ilişkiler uğruna bundan kaçınıldı.
   Bugün Tiran'da bir mülteci kampında kendilerini kesin olarak kabul edebilecek ülkenin meydana çıkması bekleyen Uygurlar deyim yerindeyse bir 'kader mahkûmu' olarak gün sayıyorlar. Amerikan gazetelerinde çıkan yazılarda Arnavut yetkililerin kendilerine çok iyi davrandıklarını, bulundukları kamptan dışarıya çıkmalarına, gezip dolaşmalarına izin verdiklerini, hatta zaman zaman Tiran'da bir Türk lokantasına yemek yemeye gittikleri ifade ediliyor.

   Bu yazıların birinde bir internet kafeye giderek kendileri ile ilgili haber-bilgi araması yaptıkları ve o zamana kadar hiç görmedikleri 11 Eylül saldırılarının video klibini izlediklerine işaret edilirken Uygurlardan Kasım'ın, uçakların Dünya Ticaret Merkezi'ne çarpmalarını gördükten sonra "Ne kadar korkunç bir olay. Eğer bu olay olmasaydı biz Guantanamo'ya düşmezdik." dediğine yer veriliyor.

   Ne kadar doğru. 11 Eylül saldırıları olmasaydı, bu Uygurlar bu çileleri çekmeyeceklerdi. 11 Eylül o kadar çok Müslüman'a zarar verdi ve zarar vermeye devam ediyor ki anlatmakla bitmez... 

  • 846 defa okundu.