TARİHİ DEVİRLERDE TÜRKİSTAN

                                                                                               Doç.Dr.AbdulkadirYUVALI                                                                                                                                                                                                                            EÜ. Fen.Ed.Fak.Tar.Böl.Bşk

 

XVII.yüzyıl sonlarına doğru Türkistan'ın kuzeyindeki Kazak bozkırlarından İstanbul'a elçiler gelmiş ve Kalmuklar'ın tecavüzlerinden şikayet edilmiştir. Aynı dönemde Kalmuk lideri Ayuka Han da İstanbul'a elçiler göndererek bağlılığını bildirmiştir. XVIII. yüzyıl başlarında Türkistan siyasi bakımdan Buhara, Hive ve Hokant Hanlıkları olarak üçe ayrılmıştı. Osmanlı Devleti nezdinde Buhara Hanlığı Özbek Hanlığı'nın devamı olarak kabul edilmiştir.

 

Osmanlı Devleti ile Türkistan Hanlıkları arasındaki yakınlaşmada İran faktörü önemli bir etken olmuştur. Zira Osmanlı-İran barış döneminde Türkistan meselesi unutulmuş, İran anlaşmazlığı ve savaşında hatırlanmıştır. Buna rağmen Türkistan hanları ve liderleri Osmanlı padişahlarına sadık kalmışlar, padişahların ricasını emir kabul etmişlerdir. XVIII. yüzyılın sonlarına doğru Osmanlı-Türkistan ilişkilerinde Rusya faktörü ön plana çıkmıştır. Nitekim Rusya'nın 1783 yılında Kırım'ı ilhakı üzerine Rusya'ya karşı Türkistan yönünden savaş açılması için Osmanlı Devleti, Alemdar Mehmet Sait Ağa adlı bir elçisini Buhara'ya göndermiştir. Ancak Türkistan hanlıkları dâhili kargaşadan fırsat bulup Rusya'ya karşı cephe açamamışlardır. Zira Rusya karşısında oldukça zayıf durumda idiler.

 

Rusya XVIII. yüzyıl sonlarında Kalmuklar'ın da yardımıyla Kazakistan bozkırlarında hızla ilerleme fırsatı bulmuştur. Rusya bilahare Kafkasya üzerine yönelmiş ve Şamil'in olağanüstü mücadelesine rağmen  Azerbaycan'a girmiş, İran'ın 1813 Gülcistan, takiben 1826 Türkmen Çayı anlaşması ile Azerbaycan'a yerleşmiştir. XIX. yüzyıl başlarından itibaren Osmanlı Devleti Türkistan konusunda daha itidalli davranmış ve Türkistan hanlıklarını birbirleriyle uğraşmamaları ve Rusya ile de ihtilafa sebebiyet vermemeleri konusunda sürekli ikaz etmiştir. Aynı yüzyılın ilk çeyreğinde (1825) Türkistan hanlarının biat için yapmış oldukları müracaatları ayrı ayrı değerlendirmiştir. Hive ve Hokant Hanlığı'na karşı ilgisiz kalması Özbek Hanlığı'nın varisi olarak Buhara Hanı'nı muhatap kabul etmesidir.

 

Rusya'nın Türkistan Hanlıkları'na yönelik işgalleri sırasında da bu üç hanlık ve diğer mahalli beyler arasında aralıksız süren mücadele Rusya'nın işini kolaylaştırmış ve aynı yüzyılın son çeyreğinde önce Buhara, takiben Hive ve Hokant Ruslar'ın eline düşmüş, böylece Türkistan meselesi Rusya için sonuçlanmıştır. Osmanlı Devleti'nin içinde bulunduğu kargaşadan dolayı yardım gönderecek durumda değildi.

 

Batı Türkistan,  Kazakistan,  Kafkasya ve İdil-Ural bölgesinde mutlak Rus hakimiyeti kurulurken Doğu Türkistan'da da Çin işgali söz konusu idi. 1865-1877 yılları arasında Kaşgar başkent olmak üzere on iki yıl bağımsız yaşamış olan  I. Milli  Devlet kurmuştur. Bu devletin kurulmasında İngilizlerin Doğu Türkistan'ın zenginlik kaynakları yanında Rusların Hindistan'a inmesine mani olabilmek düşüncesi de yatmaktadır.

   

Batı Türkistan hanlıklarına yeterli desteği sağlayamayan (çeşitli sebeplerden dolayı)

Osmanlı Devleti. İngiltere'nin de yardımı ile Kaşgar Devleti'ne karşı daha aktif bir yardım politikası uygulamıştır. Nitekim Kaşgar'a Süveyş Kanalı ve oradan Bombay üzerinden gönderilen yardım malzemeleri arasında. 6 adet Krupp topu. 1200 tüfek ile barut ve kapsül imal vasıtaları ve ustalar gönderilmiştir. Ayrıca Kaşgar ordusunu eğitmek için istihkam subayı Ali Kazım Bey. Piyade subayı Yusuf Bey. Süvari zabiti Çerkeş Yusuf Bey. Topçu zabiti İsmail Hakkı Bey ve 4 emekli subay Enderun'dan Murat Ffendi'nin başkanlığında gönderilmişti. Osmanlı yardımı Kaşgar'da büyük sevinç yaratmış ve Yakub Bey 100 pare top atışı ile karşılanmıştır. Yakup Han'a Osmanlı tabii olarak "Emir" lik unvanı verilmiştir Kaşgar'da hutbe Halife adına okunmuş, para bastırılmış ve Osmanlı Sancağı dalgalandırılmışlar. Ancak Çin kuvvetleri karşısında İngiltere ve Osmanlı Devletleri'nden gerekli yardım ve desteği alamayan Kaşgar Devleti Yakup Han'ın ölümünden sonra meydana gelen kargaşanın da tesiri ile Çin kuvvetleri karşısında dayanamadı ve Çinliler 1877 yılında bu devlete son vererek Doğu Türkistan'ı işgal etmişlerdir. Osmanlı Devleti 93 Harbi'nin ağır tazyiki altında olduğu için askeri ve politik manada yardım edememiştir.

 

Doğu Türkistan'da II. Milli Devlet 1933-1934 yılları arasında kurulmuştur. Hoca Niyaz Hacı başkanlığında Nisan 1931 de başlayan Kumul Ayaklanması. Mehmet Emin Buğra öncülüğünde 1933 de başlayan Turfan Ayaklanmaları sonunda 12 Kasım 1933 yılına Sabit Damolla başkanlığında Kaşgar'da "Şark-i Türkistan İslam Cumhuriyeti" kurulmuştur. Ancak bir yıl yaşayabildi. Cumhuriyetin kurucularından Mehmet Emin Buğra ve Mahmut Muhiti Hindistan'a sığınmak zorunda kalmışlardır.

 

III. Milli Doğu Türkistan Cumhuriyeti yine 12 Kasım 1944 tarihinde Gulca'da Ahmet Can Kasımi taralından kurulmuş olan Şarki Türkistan Cumhuriyeti   1949 yılına kadar yaşamıştır.

 

SONUÇ

 

Coğrafi bakımdan Orta Asya. tarihi olarak da Türkistan diye bilinen dünyanın en geniş ülkesi tarih öncesi ve sonrasında bir çok defa aynı devletin ülkesi olarak idare edilmiştir. Türk kültür ve siyasi tarihinin sözlü, arkeolojik ve yazılı kaynaklarının kaynağı olan Türkistan'da ilmi araştırmaların yapılması halinde Türk tarihi yanında insanlık tarihine ışık tutacak yeni bilgi ve belgeler ortaya konulacağına inanıyoruz. Tarihi devirlerinden itibaren Hun. Göktürk. Uygur. Timur ve hatta Moğol Devletleri. Türk Devlet geleneğini devlet hayatında uygulamışlardır. XV. ve XVI. yüzyılda Türk dünyası siyasi bakımdan Osmanlı. Safevi. Özbek ve Babür Devletlerince temsil edilmiştir. Ancak Yeniçağın getirdiği ilmi ve teknik geliş meleri takip edememenin sonucu olarak gerileme dönemine girmiştir. Bunun sonucu olarak Rusya'nın İdil-Ural. Kazakistan. Kafkasya ve son olarak Türkistan Hanlıkları birlikte hareket etme yerine dahili mücadelelerle enerjilerini tüketmişler ve XIX. yüz yıl sonlarında Rusya'nın işgaline uğramışlardır.

Aynı tarihlerde Doğu Türkistan da tarih sahnesine çıkan Kaşgar Devleti de daha sonraki tarihlerde iki defa bağımsız devletini kurmuş ise de Çin işgaline uğramaktan kurtulamamıştır. Bize göre Türkistan'ın Rus ve Çin işgali karşısında kendilerini iyi müdafaa edememelerinin sebepleri arasında Türkistan Türklerinin merkezi bir yönetimden ziyade parçalanmış 3-4 küçük hanlığa bölünmüş olmasıdır. Osmanlı Devletinin onlara birlik ve beraberlik içinde olmalarını tavsiye ve ikaz etmesine rağmen birbirleriyle uğraşarak enerjilerini tüketmişlerdir İlim ve teknik sahasında meydana gelen gelişmelerin dışında kalmış. Türkistan'ı işgale kalkışan ülkeler adeta burayı sömürge ülkesi olarak görmüş ve bu manada politika üretmişler, bunu o dönemde sömürgeciliği iktisadi ve siyasi hayatının parçası olarak kabul eden Batı dünyasına da kabul ettirmişler, tarih öncesi ve tarihi devirlerdeki Türkistan varlığı ve Türk Medeniyeti'ne hayat hakkı tanımamışlardır.

  • 903 defa okundu.