The Boston Globe'den alındı. 
Çeviren.Abdullah VATANSIZ 

ABD, Guantanamo Üssü'nde yasadışı olarak tutmakta olduğu Çinli Müslümanları bırakma niyetinde değil ve Sabin Willett de onların serbest kalmalarını sağlayamayacaktır.
Onun yolu, onu Uygur sorunu ile tanıştıran New York'taki Anayasal Haklar Merkezi'ne düştü.
Pek çok Amerikalı gibi Willet de onlardan iki kişiyi temsil etmeyi kabul edinceye kadar "Uygur" kelimesini hayatında hiç duymamıştı. Ancak o, "atlası açtığınızda atlasın kırışıklığı içersinde kalan dünyanın bir kısmında yaşayan" Çinli Müslümanlar konusunda çabucak bir uzman oluverdi. O son haftasını Birleştirilmiş Bekarlar Yurdu'nda Küba'nın güney köşesindeki müvekkilleriyle görüşerek geçirdi. Bu onun dördüncü yolculuğuydu; Temmuzdaki birinci gezisinde onları döşemeye ayaklarından zincirlenmiş halde görmüştü.
Uygurlar on yıllardır Çin hükümeti tarafından zulme uğramaktadır. Onlardan en az 15 kişi şuan Guantanamo'da tutulmakta.
11 Eylül, 2001 sonrasında Amerikan askerlerinin Afganistan ve Pakistan’da şüpheli terörist araması ve yakaladıklarını donanma üssüne sevki sırasında, onlar sadece yanlış zamanda yanlış yerde bulunmuşlardı. Onun söylediğine göre bombalar düşmeye başladığında Willett'in müvekkilleri Türkiye'ye gitmek için vize bekliyorlardı.
ABD ordusunun, onların "düşman savaşçıları" olmadıkları sonucuna varmasına rağmen Uygurlar şuan tutululuklarının beşinci yılındalar. Gerçekten federal mahkeme Aralık'ta onların hapsedilmelerinin yasal olmadığı hükmüne vardı. Ancak Washington, D.C.'deki yerel hakim James Robertson, onların gidecekleri hiçbir yer olmadığı için onları serbest bırakma yetkisinin olmadığını söyledi.
Robertson "Guantanamo Üssü'ndeki bu belirsiz tutukluluk yasal değildir." diye yazdı ve ekledi: "Bu davadaki soru yasanın, adaletin gereği diye inandığım şeyi yapma gücünü bana verip vermemesidir. İnanıyorum ki bunun cevabı hayır olacaktır." Hakim, onları ABD'ye bırakma emrini veremeyeceğini, onun hükümetin göçmen işleri birimlerinin yetkilerine müdahale olacağını söyledi.
Bu onları coğrafi ve yasal olarak belirsizlikte bırakmaktadır. Onlar Çin'e gönderildikleri takdirde zulme uğrayacaklardır, Bush hükümeti onlara sığınma hakkı vermeyi reddetmiştir ve birkaç ülke onları kabul etmemiştir. Willett'in, müvekkillerinin Washington, D.C. dışında Uygurların yaşadıkları küçük bir bölgeye gönderilmeleri talebi de sonuçsuz kalmıştır.
Kararı yüksek mahkemeye taşıyan Willett, 48, "Hukuksal açıdan baktığımızda bu çok üzücü." diyor ve ekliyor: "Bu garip bir sonuç, hakim yürütmenin yasadışı davrandığını söylüyor, ancak o onun hakkında hiçbir şey yapamıyor."
Bu davanın dış destekleri (lojistikleri) de şevk kırıcı. Willett'in FBI'den belge temin etmesi aylar sürüyor. Onun hukuk bürosunun 12 Uygur'u temsil etmesine rağmen gereksiz uzun işlemlerden dolayı avukatlar sadece iki kişi ile görüştürülüyor. Willett'in söylediğine göre hükümet çeşitli nedenlerle sürekli yargılamayı erteliyor, mahkeme de, onun hukuk bürosu tarafından hazırlanan, yasal temsil sürecini gerçekleştirecek yargılama seyrini idare etmekte yetersiz kalıyor. Guantanamo'da bir hakimden resmi karar almak 9 ay sürer.
 (The Boston Globe'den alındı). 

  • 673 defa okundu.