Fikret Ertan 
Araştırmacı Yazar

                                                                                                                                   12.11.2005
GITMO’dan Doğu Türkistan’a...
Amerika’nın Küba’daki Guantanamo askeri hapishanesinde bugün 500-600 arası tutuklu var. Amerika’nın 2001 yılı sonlarında Afganistan’da yaptığı operasyon sonrası hem bu ülkede yakaladığı ve hem de Pakistan’dan getirttiği, ‘düşman savaşçılar’ damgasını vurduğu bu tutuklular pek çok değişik ülkenin vatandaşları.
Aralarında Amerika’dan Avustralya’ya, Körfez ülkelerinden Mısır’a, İngiltere’den Türkiye’ye kadar pek çok insan var. Amerika zaman zaman yıllar süren sorgulamalar ve araştırmalar sonucu suçsuz bulduğu bazı tutukluları serbest bırakarak ülkelerine iade ediyor.
Mesela, bir hafta kadar önce üç Bahreynliyi serbest bırakmış, bunları bir askeri uçakla Bahreyn’in başkenti Manama’ya getirip resmi makamlara teslim etmişti. Bunlar, 4 yıl kadar önce Pakistan makamları tarafından tutuklanıp Amerikalılara teslim edilen 6 Bahreynliden serbest kalan Selman İbrahim El-Halife, Abdullah El-Naimi ve Adil Kamil El-Hac adlı kişiler; geriye kalan üç Bahreynli ise hâlâ tutuklu...
Bu Bahreynliler esasen şanslı kişiler; 4 yıl eza çekip sonunda serbest kalıp, ülkelerine her nasılsa dönebilmişler. Ne var ki, şansları yaver gitmeyen, suçsuz oldukları Amerikan makamları tarafından bile kabul edilen; ama hâlâ Guantanamo’da ömür tüketenler de var. Bunlara en tipik örnek 15 Doğu Türkistanlı Uygur Türk’ü.
Birçoğu Afgan operasyonu sırasında Amerikan askerleri tarafından yakalanan, bazıları da Pakistanlı kelle avcıları tarafından Pakistan’da yakalanıp Amerikalılara teslim edilen 22 Uygur’dan 15’inin iki yıl kadar süren sorgulama ve araştırmalar sonucunda 2003 yılı sonlarına doğru Pentagon tarafından suçsuz bulunup serbest bırakılmalarına karar verilmiş. Bunlardan 5’inin yanlış zamanda, yanlış yerde bulunduklarına, kalan 10’unun ise Amerika’nın düşmanı olmadıkları, bunların sadece Çin’in düşmanı oldukları hükmüne varılmış ve bundan sonra bu Uygur tutukluların nasıl serbest bırakılacakları için bir süreç başlamış.
Amerikan Dışişleri makamları bu Uygurların Çin haricinde başka ülkeler tarafından kabulü için çeşitli temaslar yapmış. Haberlere göre, Amerikan makamları 20 kadar ülkeye bu Uygurları kabul etmeleri için istekte bulunmuş; ama aralarında İsveç, Finlandiya, İsviçre, bir Latin Amerika ülkesi ve de Türkiye’nin de bulunduğu ülkelerin hiçbirisi, Çin ile iyi ilişkiler uğruna, ne yazık ki, bu Uygurları kabul etmeye yanaşmamış, sonuçta Uygurlar kendilerini kabul edecek bir ülke olmadığı için Guantanamo’yu bir türlü terk edememişler.
Bazılarının ismini, Doğu Türkistan’da yaşadıkları yerleri bildiğim; ama anlaşılacak sebeplerle burada telaffuz etmediğim bu mağdur ve mazlum Uygurlar bugün Guantanamo’da ömür tüketmeye devam ediyorlar. Amerika, bunları işkence görecekleri, takibata uğrayacakları gerekçeleriyle Çin’e iade etmezken bunların davalarıyla ilgilenen avukat ve insan hakları gönüllülerinin ricalarına rağmen bunları siyasi mülteci ya da başka sıfatlarla Amerika’ya da kabul etmiyor. Ayrıca, Amerika’da yaşayan Uygurların bunları misafir etmelerine de izin vermiyor. Kısacası, suçsuz oldukları 4 yıl sonra anlaşılan, bu 4 yılı binbir eza ve cezayla geçiren bu Uygular şimdi gidecekleri bir yer olmadığı için ortada kalmış bulunuyorlar.
Amerikalıların kısaca GITMO dedikleri Guantanamo’daki Uygurların kısa hikayesi işte böyle. Geçenlerde GITMO’dan Rusya’ya iade edilen iki Kabartay-Balkarlı genç Müslüman’ın hikayesini bu köşede anlatmıştım. Bugün de GITMO’dan Doğu Türkistan’a uzanan bir başka acıklı hikayeyi burada anlatmış olayım.
GITMO ile ilgili yazılacak kim bilir başka ne hikayeler var... Umarım bir gün bunları yazanlar çıkar. Çıkar mı acaba?

  • 736 defa okundu.