Şarki Türkistan Tarihi
M.Emin Buğra 
Devlet adamı
Terim “İlkhan Hakkında (Devamı)
Harun Buğra batı Türkistan’ı kendi toprakları içinde aldığında, oraların idare edilmesi için kardeşinin oğlu Ali’yi daimi vali olarak atadı ve ona “İlkhan” unvanını verdi. Böylece iki tane İlkhan ortaya çıkmış olup bir tanesi kuzey İlkhan’ıydı. Kuzey İlkhan’ın merkezi Balasağun olup, Tanrı dağlarının kuzeyi ve İnce (Sır) nehrinin doğusundaki memleketleri Karahanlılar adına idare ediyordu. Diğeri Batı İlkhan idi. Onun merkezi Semerkant olup, ince ve oğuz arasındaki, Arapların “Mavera Unnehir” diye adlandırdıkları toprakları Karahanlılar’a vekaleten idare ediyorlardı. Yukarıdaki tarihçelerden Utbi, İbn-ulesir ve Sançu’nun rivayetleri ve Beyhak’nın 1. ve 3. Rivayetleri Kuzey İlkhan’a aittir. “Revze Tussefa”, “İslam Ansiklopedisi” ve “Mecmeeliensab” riveyetleri ve Beyhak’ın 2.rivayeti, Batı İlkhan’a aittir. Batı İlkhan’ların İlki Ali Tekin İlkhan olup, Samani devletini yıkmış, Sultan Mahmut Gaznevi ile bağlantı kurmuş ve sonralarda Sultan Mahmut ile savaşmıştır. İşte bu Ali İlkhan dır. Bunlarla birlikte, aşağıda bahsedeceğimiz sebeplerle Yusuf Kıdırhan’a asİlk eden, Yusuf Kıdırhan ile Sultan Mahmut’un birleşmiş ordusundan hücumlarından kaçarak, Selçuklu oğulları ile bazen birleşip, bazen düşmanlaşan da Ali İlkhan idi. Sonralarda Batı Türkistan’ı işgal ettikten sonra Sultan Mahmut ve Yusuf Kıdırhan’ın birlikte bir ordu gönderdiğinden haber alıp, korktuğu için Yusuf Kıdırhan’dan özür dileyerek tekrar onun emrine giren de yine o Ali İlkhandı. Bazı İslam tarihçileri bahsettiğimi Ali İlkhan’ın başka bir kişi olduğundan şüphe ederler. Bazıları ise Ali İlkhan’ı Buhara’lı birisi ve Samanı devletinin adamlarındandı diyerek daha büyük yanlış bir düşüncede olmakta. Bu tür düşüncelerin kaynağı, Ali İlkhan’nın Yusuf Kıdırhan’a asil ettiği sıralarda, Karahan’lı devlet adamları ve o dönemin tarihçileri onu “Ali Tikin” diyerek adına İlkhan sıfatını eklemediklerindendir. Sultan Mahmut da, Yusuf Kıdırhan’a asİlk ettiğinden onu sadece İlk Han diye adlandırdı. Halk arasında da Ali İlkhan hakkında, onun asİlkle suçlayan propagandalar dağılmıştı. Gerçek olan bitenden haberi olmayan bazı tarihçiler sözü geçen Alihan’ı, Ali Tikin İlkhan’dan başka bir kişi diye tanıdılar ve yukarıdaki gibi yanlış düşünceler ağızdan ağza dağılmıştır.
İlkhan’ların Karahanlı’ğa yaptığı asİlkleri
Hicri 414 (miladi-1023) yılında Kuzey İlkhan’ı Ebu Mensur Arslanhan vefat edip, yerine Karahan Hanlarında “Tuğan Han” adındaki bir tikin İlkhan oldu. Lâkin, bu kişi İlkhan olduğu İlk günden itibaren, Karahan Yusuf Kıdırhan’ın emirlerine itaatsizlik yapmaya başladı. Yusuf Kıdırgan onun dersini vermek için, Kaşkar’dan Balasağun’a yürüdü. Tuğan Han’ın gösterdiği çok sıkı bir karşılık sonucu Yusuf Han yenildi ve Balasağun’u bırakıp Kaşgar’a geri döndü.
Batı İlkhanı Ali İlkhan, Yusuf Kıdırhan’ın yenildiğini görüp, onu devirip yerine kendisinin Karahan olma hayallerini sürmeye başladı ve Cund vilayetindeki Selçuk kabilesinin önderi Arslan Yabğu ile birleşerek, Karahan Yusuf Kıdırhan’a isyan etti. Yusuf Kıdırhan onları cezalandırmak için ordu göndermiş olsa da gönderilen ordu yenilip geri çekildi. Bu olay Hicri 514- (miladi- 1120) yılının ortalarında meydana gelmiştir.
Karahan Yusuf Kadırhan ile Sultan Mahmut Gaznevi’nin Görüştükleri
Ali İlkhan kaçtıktan sonra Sultan Mahmut ve Yusuf Kıdırhan Samerkant’a gelip görüşmeye karar aldılar. Sultan Mahmut Samerkant’a önce geldi. Yusuf Kıdırhan Hicri 416, Sefer ayının 29. günü (miladi 1025,yılı 4.ayın 3. günü) Samerkant’a geldi. Bu iki büyük şöhretli Türk İslam hükümdarları, tarihte benzeri görülmemiş bir merasim ile görüştüler. Tarihçilerden Beyheki ve Gerdizi kitaplarında bu mirasımın saltanatını, karşılıklı verilen hediyelerin çokluğu, hediyeliklerin nefisliği ve birkaç hazineyi dolduracak kadar çok pahalı şeyler olduğu çok açık bir şekilde yazmıştır. Detayli bilgi için yukarıdaki iki eserden başka Bartold’ın “İran Tarihi ve Coğrafyası” adlı esere bakınız.
Bu tarihi görüşme birkaç gün devam etti. Bu sürede iki devletin hükümdarları çok önemli iki anlaşmaya imza attılar. Bunlardan birsi gerektiği zaman bir birlerine askeri yardımda ve destekte bulunmak. Bir başkası ise, Türkistan ve Horasan’a tehdit olmaya devam eden Selçuk Oğullarının gücünü yok etmek. Bunun için, iki devlet birleşerek, onları mülkleriyle beraber İran, Türkistan ve Horasan’ın değişik yerlerine dağıtma kararını aldılar. Bunlardan başka bu dostluğu, akrabalık ilişkileriyle daha da sağlamlaştırmak için çok büyük iki düğün yaptılar. Bunlardan birisi Yusuf Kıdırhan’ın oğlu Mahmut Yağan Tikin’e Sultan Mahmut’un kızı Zeynep Hatunun nikahlanması idi. Ötekisi ise, Sultan Mahmut’un Oğlu Şehzade Muhammet ile Yusuf Kıdırhan’ın kızının nikahı idi. Bu önemli işlerin bitiminden sonra Sultan Mahmut Gazne’ye geri döndü. Bu arada Tuğan Han, Yusuf Kıdırhan’dan özür dileyerek biatini sundu.


Not:
Daha önceki Sayılarda Adı geçen Karahan Yusuf Kıdırhan (Sehven) Kadirhan olarak tercüme edilmiştir.

  • 888 defa okundu.