YARDIMINIZ LAZIM
 
 Doğu Türkistan Kültür
Dayanışma Derneği
 
Bu feryada kulak verin…:
YARDIMINIZ LAZIM
Sayın okuyucular, Dergimizim bu sayısında hiçbir zaman, hiçbir yerde resmi olarak dile getirilmeyen, diğer insanların ilgisi ve şefkatinden çok uzak, doğum kontrolü bahanesiyle karınları kesilmekte, ilaç ve iğnelerle bebekleri katledilmekte olan çilekeş Uygur kadınları ve aydınlık dünyayı görme şansına sahip olamadan öbür dünyaya gitmekte olan Uygur bebeklerinin selamlarını onların adına sunmak istiyorum. Selam size, hür dünya kadınları, anneleri ve sevimli bebekleri… Binlerce selam!
Doğu Türkistan kadınlarına verilmiş olan bu değerli zamanı boş laflarla değil, insanı düşünmeye sevkedecek bazı sayısal verileri dikkatinize sunmakla değerlendirmek istiyorum.
Bildiğiniz gibi Çin Hükümeti 1975 yılı Doğu Türkistan’da doğum kontrolü çerçevesinde sadece bir çocuğa sahip olma siyasetini uygulamaya koyduğundan beri sayısızca masum anne kürtaj için bıçak altına yatırılmışlardır; bir o kadar bebek de bu vahşetin kurbanı olmuşlardır. Aşağıda size sunacağım veriler tümüyle Çin kaynaklarından alınmış olup hepsi gerçektir.
Şincang Halk Yayınevi tarafından yayınlanan 2000 yıllı “Şincang Yılnamesi” adlı kitabın Uygurca basımı sayfa 111 ve 112’de şöyle denilmektedir: “… nüfusu kontrol altına alma çalışmalarında çok büyük sonuçlar elde edildi. 1975’ten beri Şincang’da devletin esas siyaseti olan doğum kontrolü çalışmaları çok büyük gayretle yürütüldü. Özellikle 1982’de etnik azınlıklar arasında aile planlamasıyla ilgili teşvik, bilinçlendirme ve eğitim çalışmalarına başlandıktan beri reformdan önce tamamen kontrolsüz olan durum büyük ölçüde değişti. Reform ve dış dünyaya açılma siyasetinden önceki 1955 – 1977 arası 20 yılda Şincang’ın nüfusu 5 milyon 580 bin 100 den hızla büyüyerek 12 milyon 89 bin 700’e ulaşmış olup ortalama yıllık büyüme oranı %3.94 oldu. Reform ve dış dünyaya açılma siyasetinden sonra Şincang’ın nüfusu 1978’deki 12 milyon 330 bin 100’den 1999’da 17 milyon 750 bine ulaşmış olup yıllık ortalama %1.75 ile büyüdü. Doğum kontrolü uygulamaya konduktan sonra Şincang’da 8 milyon 500 bin bebek az doğdu veya dünyaya gelmedi…”
Sayın okuyucular, Bu neyi ifade eder? Bu, doğum kontrolü uygulamaya konduktan sonra Çin 5 adet Kuveyt halkına eşit insanı katletmiştir anlamına gelmiyor mu? Kuveyt Irak tarafından işgal edildiğinde vicdanı sızlayan dünyanın, Doğu Türkistan’da 5 adet Kuveyt halkına eşit suçsuz bebeğin katledilmesine olan duyarsızlığının nasıl izah edilmesi gerektiğini biz Uygurlar hiç anlamış değiliz!
Doğu Türkistan halkı Çin’in iki çeşit sindirme politikası altında helake sürüklenmektedir. Bunların biri yukarıda anlatılan kontrollü doğum maskesi altındaki kontrollü yok etmedir. Öbürü ise çok ciddi boyutta uygulanmakta olan Doğu Türkistan’a Çinli göçmen yerleştirme politikasıdır. Bunların sonucunda Doğu Türkistan nüfusunun %90’ını oluşturan halk azınlık konumuna düşmüştür. (Kaynak: El Cezire TV muhabiri İzzet Şehrur’un Doğu Türkistan raporu)
Ayrıca devletin resmi yayınevi tarafından yayınlanan Şincang Yılnamesi adlı kitabın 2002 basımında şunlara rastlamak mümkün: “Şihenze Şehri’nin nüfusu 600 051 olup Uygurların toplam sayısı 7611’dir…”
Sayın okuyucular, yukarıda sunulan sayısal veriler sadece denizden damladır. Çin kontrollü doğum maskesi altında Uygurların milli varlığını yok etmeye çalışmaktadır. Başka bir deyişle, Çin, Uygurlara doğrudan, tüm Türk dünyasına ise dolaylı suikast düzenlemektedir. Dolayısıyla ben burada Doğu Türkistan kadınlarının haklarıyla ilgili sorunları Türk dünyası kadınlarının, bunun gibi toplantı ve konferanslarda gündeme getirmelerini içtenlikle rica ediyorum. Sözüme, Doğu Türkistan Kültür ve Dayanışma Derneği’nin e-mail adresine birkaç gün önce Doğu Türkistan’daki bir öğretmen bayandan gelen acılı mektupla son vermek istiyorum.
YARDIMINIZ LAZIM
Hürmetlik kardeşim, İyimisiniz.
Ben bir yüksek okul öğretmeniyim, eşimle ile evleneli dört sene oldu. Kızım bu sene iki yaşını doldurdu. Maalesef ben sekiz aylık hamileyim. Lakin Çin hükümeti, kızın daha sekiz yaşını, doldurmamış diyerek. Karnımdaki yavrumu kürtaj edeceklerini söylüyorlar. Aksi takdirde görevimden çekeceklerini söylüyorlar. Kardeşlerim ben ne yapacağımı bilemiyorum. Bu mektubu size yazıyorum, çünkü ben bu çocuğu kati kürtaj ettirmek istemiyorum. Bir ay sonra evladım dünyaya gelecek, bu durumda dahi kürtaj yapacaklarını söylüyorlar.
Bizim okulda yalnız ben değil. Benim durumumda bir çok bayan arkadaşım var. Bazı arkadaşlarım hizmetten atılma korkusu ile sekiz aylık hamile olsa da, çocuklarını aldırdılar.
Kendi hakkımızı aramak için ben bu arkadaşlarımın, isim ve adreslerini size gönderdim. Sizin vasıtanızla bu olayları, uluslar arası kuruluş ve teşkilatların araştırmalarına iletip onların yardımına ulaşmak istiyoruz…
1.
2.
3 .
4 .
5 .
Not.Yukardaki “Yardımınız lazım “adlı bu yazı Derneğimizin e-mail postasına gelmiştir.Biz bu yazı gönderen Öğretmen hanımın güvenliği için adı ve e-mail adresini yayınlamıyoruz.



Seyit TÜMTÜRK
Doğu Türkistan Kültür ve
Dayanışma Derneği Genel Başkanı

  • 883 defa okundu.