ÇİN İSTİLASI
Hilmi DEVELİOĞLU 
TOSYÖV Başkanı
Teslim olmak yok!.. Değerli Okurlar,
TOSYÖV olarak, ülkemizde serbest piyasa ekonomisinin, kurallar bütünlüğü içinde uygulanmasından yana olduğumuzu, yıllardır hep söyledik, söylemeye de devam edeceğiz..
Ticaretin, ihracat ve ithalatı ile birlikte bir bütün olduğunu kabul etmekle birlikte ülkemizde, girişimciliği, üretimi, istihdamı, ihracatı öncelik kabul eden bir yaklaşımı, bu güne kadar hep savunduk, savunmaya da devam edeceğiz. TOSYÖV Girişim Dergisi olarak bu sayımızda, Çin’le olan ticaretimizde, Ülkemiz aleyhine gelişen duruma dikkat çekmek, gerek piyasalarda yaşanmakta olan Çin istilasının boyutlarını gerekse 2005 yılında, olası gelişmelere karşı daha bilinçli hareket etmenin zorunluluğunu bir kez daha hatırlatmak istiyoruz. Dış ticaretteki bu olumsuzluğu, bir yazgı olarak görmüyoruz. Veriler bizi yıldırmamalı. Teslim olmayı asla kabul etmeyeceğiz!.. Daha fazla üretim, daha fazla ihracat, olmazsa, olmaz ilkemiz olmalı.. Son üç ay içinde Hükümetimizin, meslek kuruluşlarımızın, sivil toplum kuruluşlarının bu konudaki çalışmalarının basında yer alanların bir kısmını Sizlerle paylaşmak istedim. Çin İstilası !
Türkiye'yle Çin arasındaki ticari açık 1 milyar 532 milyon dolara çıktı. Türkiye ile Çin arasındaki ticarette Türkiye aleyhine olan açık 1 milyar 532 milyon 466 bin doları bularak bir önceki yıla oranla yüzde 91.4 arttı. Çin Gümrükler Genel Müdürlüğü'nün verilerine göre, Türkiye 2003 yılında Çin'den 2 milyar 65 milyon 265 bin dolarlık ithalat yaparken, bu ülkeye 532 milyon 799 bin dolarlık mal ihraç ettik... ATO’nun yaptığı “Çin Malları Araştırması-2” 30 sektörün Çin mallarının istilasına uğradığını ortaya koydu. Araştırmaya göre Çin mallarının girmediği sektör kalmadığı gibi, yurda kaçak giren Çin malları yüzünden de milyonlarca dolar vergi kaybı doğuyor, binlerce kişi işsiz kalıyor.
Araştırmaya göre piyasadaki her 100 oyuncağın 95’i, 100 armatürün 76’sı, 100 gözlüğün 45’i, 100 halının 25’i, 100 klimanın 50’si Çin malı. Çin firmalarının devlet destekli olması, sendikal hakların yokluğu, düşük ücret, düşük vergi, marka hırsızlığı ve kopyalama gibi önemli haksız rekabet unsurlarının varlığı Çin mallarının maliyetini düşürüyor, fiyat cazibesi yaratıyor.
Ancak Çin mallarında kaliteden ve dayanıklılıktan söz etmek mümkün değil. Bu yüzden Çin malı almanın astarı yüzünden pahalı geliyor. Ancak tüketici tercihini cebine bakarak yaptığı için hem vatandaş hem devlet alırken de satarken de kaybediyor. Konuyla ilgili olarak ATO’dan yapılan yazılı açıklamada, Türkiye’nin Çin mallarının istilasına uğradığı belirtildi. Çin mallarının Türkiye’ye girişinin kilitlerle başladığı, şu an halen iğneden ipliğe her alanda Çin mallarının vitrinlerde ve tezgahlarda yer alarak yerli sanayiyi tehdit ettiği kaydediliyor. “Sarı tehlike'ye dikkat” TÜTHİD Yönetim Kurulu Başkanı Mete Armağan, "Tüm dünya 'sarı bir tehlike' olduğunu kabul etmek zorunda. Ancak bu 'sarı tehlike' kırmızı ışık yakarak durdurulamaz" diyerek, ışıkların er geç yeşile döneceğine dikkat çekerken,
TGSD Başkanı Umut Oran, "Pamuktan ipliğe, tekstile, hazır giyime, yan sanayiye, lojistiğe kadar, 'Turquality' paketini bir 'pipeline' şeklinde sunabilmeli, sanayi kümeleşmesi altyapısını oluşturmalıdır. İHKİB Başkanı Süleyman Orakçıoğlu ise mali piyasalardaki iyileşmenin üretim ve istihdama da yansıması gerektiğine dikkat çekerek, "Elimizden geleni yapıyoruz. Ama girdi maliyetlerini değiştirebilecek durumumuz yok" diye konuştu. Çin malına önlem Dış Ticaret Müsteşarı Tuncer Kayalar, yerli üreticilerin yakındığı, başta Çin olmak üzere Uzakdoğu ülkelerinden yapılan ithalatın fiyatlarının düşük olmasına ilişkin sorunların kota ve gözetim uygulamalarıyla aşılmaya çalışıldığını bildirdi.
Bazı tekstil ürünleri ve diğer ürünlerde kota ve gözetim uygulamaları yapıldığını hatırlatan Kayalar, tekstil dışı ürünlerde Çin menşeli 15 grupta kota uygulaması ve 32 üründe gözetim uygulaması bulunduğunu kaydetti.
Kayalar, 2005 yılında Dünya Ticaret Örgütü üyesi ülkelerin tekstil ürünlerindeki önlemleri uygulamadan kaldırması gerektiğini, ancak Çin menşeli ürünler için uygulamadaki miktar kısıtlamalarının 2008'e kadar yeniden yürürlüğe konulmasının mümkün olduğunu söyledi. Çin istilasında düşüş ATO Başkanı Sinan Aygün, Çin malları konusunda yaptıkları girişimin sonuç verdiğini belirterek, “Kalitesiz Uzakdoğu menşeli malların ülkemize girişinde yüzde 70’lere varan düşüş gözlendi” dedi. Konuyla ilgili yazılı açıklama yapan Aygün, Çin malları konusunda geçtiğimiz haftalarda devlet bakanları Ali Babacan ve Kürşad Tüzmen, sonra da Sanayi ve Ticaret Bakanı Ali Coşkun ile yürüttüğü çalışmaların sonuç verdiğini kaydetti. Çalışmalar sonucunda kalitesiz Uzakdoğu menşeli malların Türkiye’ye girişinde ciddi önlemler alındığını kaydeden Aygün, şunları kaydetti: “İlgili bütün bakanlara kalitesiz Çin ve Uzakdoğu mallarının Türkiye’ye giriş yolları ve Türkiye ekonomisine verdiği zarar konusunda sürekli bilgi aktardık. Hükümet ve ilgili bakanlar soruna ciddiyetle yaklaşarak son derece çabuk davrandılar.
Alınan tedbirler uyarınca bundan böyle kontrolsüz girişi önlemek için, Çin malları sadece ihtisas gümrüklerinden Türkiye’ye girebilecek. Diğer yandan bir malın belli bir fiyatın altında yurda girmesini engelleyen referans fiyat uygulaması yaygınlaşarak devam ettirilecek. Menşe belli olmayan mallar kesinlikle yurda sokulmayacak. Kaçakçılıkla ve vergi kaybına yol açan uygulamalarla etkin mücadele etilecek. 5 doların altında tekstil ürünleri Türkiye’ye giremeyecek.” Standartsız mal toplanacak. ATO Başkanı Aygün, alınan en önemli tedbirin mecburi Türk standartlarına uymayan malların Türkiye’ye girişinin önlenmesi ve piyasadan toplatılması olduğunu kaydetti. Bu sayede piyasaları istila etmiş ve tüketicinin mağduriyetine yolaçan kalitesiz malların satılamayacağına dikkati çeken Aygün, konuya ilişkin Sanayi Bakanı Ali Coşkun’un Tüketici Haklarını Koruma Genel Müdürlüğü’ne gerekli talimatları verdiğini de bildirdi. Standart aranacak mallar Ankara Ticaret Odası Başkanı Sinan Aygün, mecburi standart aranacak mallardan bazılarını şöyle sıraladı: “Borular, bağlantı parçaları, valfler, fişler, prizler, tornavidalar, matkaplar, tarım makinaları, radyatör, sifonlar, pim, anahtar, tekstil, diş macunu, diş fırçası, pamuk, lambalar, antenler, kadın çorapları, çimento, boyalar, astar, tabak, tüfekler, elektrik kablosu, okul defterleri, telefon cihazları, sıhhi tesisat armatürleri, bataryalar, cerrahi bıçaklar...vs”

  • 928 defa okundu.