Uygurlar'ı satmak
Ted Rall 
www.News.Orb6.com (
Çev.Nazlı Belen)
Neden daha önce adlarını hiç duymadığımız 8,000,000 insan bizden nefret ediyor
New York – Pekin’in dışına, batıya doğru yapacağınız 4 günlük bir ekspres tren yolculuğu sizi Çin’in vahşi batısına götürüyor.Kocaman Sincan Uygur Özerk Bölgesi, bir zamanlar büyük sed olan aşınmış tepeciğin yüzlerce mil arkasında, Moğolistan’ın güneybatısında, Afganistan’ın doğusunda ve Tibet platosu’nun kuzeyinde uzanır.
Tozlu çöllerle, yüksek dağlarla kaplı ve 8 milyon Müslümanıyla, Sincan – jeopolitik açıdan hassas olan birçok yer gibi- hiçbiryerin ortasıdır.(20.yy’ın başlarında ingiliz kaşif Aurel Stein bölgenin ıssız vahşiliğini, heryerde ölümün damgasını taşıdığını belirtti)
Bugün Çin işgalindeki Orta Asya, Amerika’nın dış politikasının, Amerika yandaşı müslümanları nasıl da ölümcül düşmanlara dönüştürdüğünü gösteren bir vaka araştırmasıdır.
Foreign Affairs’de Joshua Kurlantzick ‘Modern çağ öncesinden 18yy’ın ortasına kadar, Sincan ya Orta Asya imparatorluklarınca yönetiliyordu veya da hiç yönetilmiyordu’ diye yazıyor.Mao’nun komünist partisi Çin kültürü ve siyasetini Pekin’de merkezleyerek 1950’lilerde güç pekiştirmeye çalıştı.Bu, Tibetliler ve Moğollar gibi diğer kültür ve dinleri, yönetici çoğunluk olan Han Çinlileriyle bastırmak anlamına geliyordu.
Sincan’a kaba kuvvet sert şekliyle 1955’de geldi, nüfusun yüzde 90’ından fazlası Türk Müslümanlardı, çoğunluk olan Uygurların yanısıra az sayıda orta asya kabileleri olan Kazaklar, Kırgızlar, Özbekler, Tacikler ve Tatarlar vardı.İslamiyeti kabullerinden önceki zengin budist kültürleri, dillerini Cengiz Kaan’ın Moğol İmparatorluğ’na vermiş olan Uygurlar, (arap ve romen alfabeleriyle yazılabiliyor) milli uyuma bir tehditlerdi.Neticede, komünizm öncesindeki Çin’e karşı 200 yıl içerisinde 42 kez isyan etmişlerdi.
‘Binlerce cami kapatılmıştı, imamlar hapse atılmıştı, başörtüsü takan veya başka islami giysi kullanan Uygurlar tutuklanmıştı ve kültür devrimi sırasında, Çinli komünist parti camileri kasten domuzlarla kirletmişti’ diye yazıyor Kurlantzick.’Birçok Müslüman lider vurulmuştu.Uygur dili okul müfredatından tasfiye edilmişti ve binlerce Uygurlu yazar ayrılıkçılığı desteklemekten tutuklanmıştı-ki bu genellikle Uygur diliyle yazmaktan başka birşey değildi.’
Demografik manipülasyon daha da yıkıcıydı.Çin her yıl 300,000 Hanlıyı batıya gönderirken, Uygurlar üzerine zorunlu doğum kontrol uygulamıştı.1997’de Uygurlar kendi vatanlarında azınlık durumuna gelmişlerdi.Fakat ben o yaz taşralı başkentleri Urumçi’yi ziyaret ettiğimde, Sincan barış içinde olmaktan çok uzaktı.
Dünya üzerindeki birçok kara ile kuşatılmış şehirde olduğu gibi, pis kokan sıcak havadaki gerilimi hissedebiliyordunuz.
Uygurlu ayrılıkçılar Çin’in heryerine bombalar koymuşlardı, buna birkaç ay öncesinde Urumçi’de havaya uçan 3 otobüs de dahildi.Çinliler yüzlerce şüpheli Uygur muhalifi eğitim kamplarına öndermişti.Burada duruşmalar yapılmış ve bunlar acele vurulmuşlardı.Devletteki ve özel sektördeki güzel iş olanakları Han çinlilerine ayrılıyordu, bu da kültürel soruna büyük oranda işsizliği de ekliyordu.Eski Müslüman mahallesini çevreleyen Han polisleri beni karantina altına alınmış olan bölgeye girmekten zgeçirmeye çalıştılar.Bir polis bana ‘orada ilginç hiçbirşey yok’ dedi.Ben ısrar ettim.Harap olmuş olan caminin önündeki meydana geldiğimde, beyaz takkeler giyen Uygurlu erkekler yepyeni parlak Volvo’larla yoldan geçen Han kolonistlerine tehditkar biçimde ters ters bakıyorlardı.Neyseki, benim Amerikalı olduğumu öğrenince neşelendiler.
‘Biz Amerika Birleşik Devletlerini seviyoruz’ dedi adamlardan biri.’Gelip Çin’i dışarı atmamıza yardım edecekler’.En büyük Uygur bağımsızlık grubu olan Doğu Türkistan İslami Hareketi (ETIM), daha önce Uygur isyancılarının deklare ettikleri bağımsız Doğu Türkistan Cumhuriyeti’nin tekrar kurulmasını amaçlamakta.
‘Ben Özgür Asya radyosunu dinliyorum’ diye özellikle ekledi yaşlıca bir adam.Özgür Asya Radyosu Uygur dilinde yayınlar yayınlıyordu.’Amerika bize özgürlüğümüzü vermeye gelecek, bunu biliyoruz, fakat tam olarak ne zaman?’
Bu insanlara çoğu Amerikalının Uygurları, Doğu Türkistan’ı veya Sincan’ı daha önce hiç duymadıklarını nasıl söyleyebilirdim? Süvari sınıfının gelmeyeceğini nasıl söyleyebilirdim? Askıda olmak (kürtler gibi) bile varolmayan statülerini düşünürsek bir gelişme olurdu.
Güney Sincan’daki İpek Yolu şehri olan Kaşgar’a yaptığım 1999 senesindeki ziyaretim sırasında, batı medyasının ‘Ufak bir başkaldırı’ diye adlandırdığı şey iyice ısınmıştı.Çinliler antik eski şehrin hemen hemen tüm yapılarını yıkıp yerlerine prefabrike binalar yapmışlardı.Fakat Uygurlar bunu kolay kolay kabullenmiyorlardı. Bazısı Afganistan’daki cihat kamplarında eğitim görmüş olan ETIM ayrılıkçıları, birkaç günde bir, bir Çin devlet binasını havaya uçuruyorlardı.Bulvardan sekerek sıçrayan patlama sesinin ardından biri kaldırımın üzerinde bundan hoşnutluk duyarak ’Hoşçakal, İçişleri Bakanlığı’ dedi.’Siz Amerika’lılara ciddi olduğumuzu göstermek için Çin’e karşı çok çetin savaşıyoruz.ABD özgürlüğün savunucusudur’
Ardından 11 Eylül geldi.Bush yönetimi, Afganistan ve Irak işgalleri konusunda Birleşmiş Milletler Güvenlik Konsey’inde bir Çin vetosuyla karşılaşmamak arzusuyla, Çin’i , Uygurları ve Tibetlileri sindirmesine yeşil ışık yakarak ‘terörizmle savaş’a davet etti.Çin, ETIM üyelerinin Taliban’dan (ama sadece Çin’e karşı savaşmak için) silah ve eğitim aldığını söyleyerek, Amerika Birleşik Devletleri departmanını bu grubu El Kaide’ye bağlı ‘terörist organizasyon’ olarak ilan etmesi konusunda ikna etti.’ Sincan’da:Çin’in müslüman topraklarında’, Graham Fuller ve Jonathan Lippman ‘Amerika Birleşik Devletleri’nin bu deklarasyonunun Uygurlar için felaket olduğunu yazdılar.Amerika Birleşik Devletleri Pekin’in bütün Uygur milliyetçi hareketlerini ‘terörist’ olarak adlandırmasına onay vermişti.
O tarihten beri 22 Uygurlu Guantananamo konsantrasyon kampındaki ‘terörist’ler arasına katıldılar. 29 ve 31 yaşında iki uygurlu erkek, sadece ETIM üyesi olmakla ve Çin karşıtı savaşçılar için oluşturulmuş olan Taliban eğitim kampına katılmakla suçlanarak 19 Kasım’da bir Amerikan askeri mahkemesinde yargılanmıştır.İçeriden bazı askerler birçok Uygurlunun er geç bırakılacağını, fakat Çin’e –‘terörizm savaşında’ müttefikimiz- verilmeyeceğini çünkü büyük ihtimalle işkence göreceklerini ve/veya öldürüleceklerini söyledi.
Sıkı yönetim Sincan’da hala yüyürlüktedir.11 Eylül sonrası alınan sıkı önlemler, yüzlerce tutuklamayla ve 9 ‘dini ekstremist ve terörist’in öldürülmesiyle başlamıştır.Milliyetçi ayrılıkçı güçlerin yarattığı rahatsızlığa katkıda bulunmaktan suçlu bulunup öldürülenlerden birinin, Amerika’nın Sincan’a gelerek Uygurları Çin yönetiminden kurtaracağını ümit ettiği esprisini yaptığına kulak misafiri olunmuştur..

  • 869 defa okundu.