Yazar: M.Emin BUĞRA
Çeviri: Gökbayrak

Bu arada Batı Türkistan ,Afganistan ve İran’ı idarisi altında tutmakta olan Samani Türk devleti zayıflayarak yıkılma noktasına gelmişti.Devletin vali ve komutanları Samani devletine itaatten çıktı ve kendi yerlerinde bağımsızlık ilan etmeye başladılar.Böylece memleket parçalanmaya yüz tuttu.Bunlardan Gazne vilayetinin valisi Emir Savuk Tekin (Subuk Tekin) Afganistan bir çok yerini işgal etti ve güçlenerek Hindistan’a yürüdü ve Samani devletinin merkezi olan Buhara’nin de iç işlerine karışmaya başladı.

Harun Buğrahan yıkılmaya yüz tutan bu devlete sahip olmayı hedefleyerek hicri 383 veya 384 (M 994) yılında Fergane’ye yürüdü ve orayı işgal ettikten sonra Buhara’yı de ele geçirdi.Buhara’ya hücum etti ve hükümdar Emir Nuh’u mağlup ederek Buhara’yı kuşatma altına aldı.Emir Nuh Buhara’dan gizlice kaçtı ve Oguz nehrinden geçerek İmil şehrine gitti ve o yeri başkent yaptı.Karahan Buhara’yı hiç savaşmadan ele geçirdi.Samerkant’ı batı Türkistan’ın başkenti yaparak Mavera un nehri boyundaki bütün ülkeleri arda-arda hakimiyeti altına aldı.  Harun Buğrahan Samerkant’te 3 yıl kaldı.Bu arada hastalandı ve iyileşme umudu olmadığı için Kaşgar’a dönerken (hicri 387) vefat etti.

Harun Buğra Karahan dönüş vaktinde kardeşi Musa Buğrahan’ın oğlu Ali Tekin’i batı Türkistan’a genel vali olarak tayin etti ve ona ‘İlkhan’ unvanını verdi.’İlkhan’ eski Türkçe’de ‘İlhan’ anlamında olup Padişah,Malik ve Han anlamına gelir.Bu kağan zamanından itibaren Tanri Dağlarının kuzeyine Karahan sülalesinden olan birini genel vali olarak atarlardı ve o Tekin’e ‘İlkhan’ unvanı verilirdi.Batı Türkistan’a bir İlkhan’ın atanması ile Karahanlar devletinde doğu ve batı İlkhan’ı olmak üzere iki İlkhan meydana geldi.

Samani devleti Emir Nuh Buhara’dan kaçtığı günden itibaren Sutuk Tekin ve başka valilerden yardım dilemek yoluyla güçlenmenin peşine düştü.Sir nehrinin aşağıdaki Cend ülkesini altında bulunduran Selçuk kabilesinin Hanı Selçuk Subaşından da yardım istedi,ancak onlar kendi aralarındaki tartışmalardan dolayı ve Karahan’ın gücünden korkup Emir Nuh’a yardım etmediler.Karahan’ın vefat ettiği haberi dağıldıktan sonra Emir Nuh bütün gücünü toplayıp Buhara’ya hücum hazırlığına başladı.
Subaşı Selçuk oğlu Arslan komutanlığında bir askeri kuvveti yardıma gönderdi.Emir bu kuvvet ile Buhara’ya hücum kıldı ve İlkhan Ali Tekin’i mağlup etti ve Buhara’yı aldı.O eskisi gibi Buhara’yı başkent kıldı ve hükümranlığa başladı.İlkhan Buhara’ya karşı kontra atak hazırlığına girdi.Bunu duyan Emir Nuh Subuk Tekin’den yardım istedi.Subuk Tekin sayısızca askeri gücü ile Buhara yakınların Subuk Tekin’in kendine hıyanet etmesinden korkup veziri Abdullah bin Muhammet bin Aziz’i İlkhan’ın yanına gönderip onunla sulh yaptı.Bu durumu Subuk Tekin’e bildirdi ve İlkhan ile savaş olmayacağını ve kendisinin Gazne’ye geri dönmesini söyledi.Subuk Tekin Gazne’ye geri döndü.Bu anlaşmaya göre Buhara ve Samerkant arasındaki ‘Ketvan Çölü’ hudut seçildi ve onun batısı Emir Nuh’a doğu kısmı ise İlkhan’a ait oldu.

Karahan Yusuf Kedirhan
Harun Buğra Karahan vefat ettikten sonra veliaht olan oğlu Yusuf Tekin Karahanlık tahtında oturdu ve ‘Kedirhan’ unvanını aldı.
Yusuf Kedirhan Karahanlık tahtına oturup az süre içinde hicri 387 (M 997) yılında Emir Nuh vefat etti ve yerine oğlu Mansur padişah oldu.O günlerde Belh yakınlarında Subuk Tekin de vefat etti ve oğulları İsmail ve Mahmut (meşhur Sultan Mahmut Gaznevi) kendi aralarında taht tartışmasına girerek savaşa girmişlerdi.İlk başta Mansur ile İlkhan’ın arası iyi idi(dostluk anlaşmasına göre).Ama Mansur hükümdarlık sıfatı olmayan gafil bir şehzade olduğu için yurdun ileri gelenleri ondan yüz çevirdiler ve onun veziri olan Abdullah bin Muhammet bin Aziz ve komutanı Faikler ile birleştiler ve daha sonra Ebu Mansur İspican’ın önderliğinde Karahan Yusuf Kedirhan’ın yanına bir elçi göndererek Karahan’a tabi olduğunu bildirdi.
 

  • 867 defa okundu.