İlyas KARA
Mim.Sin.Üniv. Yüksek Lisans Öğrencisi
Şehremini Lisesi Tarih Öğretmeni
ALTAY AYAKLANMASINA KADAR DOĞU TÜRKİSTAN
Uygur ve Kazak Türklerinden başka Özbek, Karakalpak, Kırgız gibi Türk boylarını ve Türk-Moğol karışımı o kitleleri bünyesinde barındıran Türklüğün ana yurdu Doğu Türkistan(1) maalesef 20.yüzyılda en zor ve en acıklı dönemi yaşamaktaydı. Çeşitli yanlışlıkların, yönetici kitle arasındaki çekişmelerin faturası halka kesilmekteydi.
Uluğ Türkistan'ın bu büyük ve önemli parçası milli bağımsızlık ayaklanmasının kırılması ve devletin yıkılmasına müteakip Çin ve Sovyet Rusya'nın çekişme alanına geldi.Genel Vali Şeng özellikle bu dönemde ön plana çıktı.Artık Doğu Türkistan'dan öç almanın zamanı geldiğine inanan şeng ''Siyasetin 6 ana Prensibi'' adlı planı devreye soktu.Buna göre
1 - Barışın korunması,
2 - Bütün milletler için eşit haklar,
3 - Emperyalizm ile sürekli mücadele,
4 - İrtikap ile ne pahasına olursa olsun savaş,
5 - Sovyet Rusya ile ebedi dostluk,
6 - Yeni bir Şincan'ın meydana getirilmesi.

Bunun için 1935'te Alma Ata'da yayınlamış olduğu kendi komünist tezlerinin propagandasını yapmak gerekiyordu. Arkasına Çin İmparatoru Mao Tse-Tung'u alan Genel Vali, Doğu Türkistan'da müthiş bir imha ve kıyım hareketine başladı.İslamiyete savaş açan ,Allahsızlık ideolojisini yoğunlaştıran,bütün camilere kilit vuran,daha ileri giderek camilerde domuz besleten,Doğu Türkistan'ın bir çok yerinde din düşmanlığını hedef alan okullar açtıran(2) Genel Vali,baskılarını gittikçe arttırdı. Bu katliam ve zulümler maalesef sadece İngiliz ve Japon basınında yer alıyordu medeni dünya ve Milletler Cemiyetinden hiç bir tepki, kınama ve protesto gelmiyordu.(3)
Forbes, Doğu Türkistan'ın 1934 yılında Genel Vali Şeng ile Tunganlar arasındaki paylaşıldığını belirtmektedir.(4)Artık Doğu Türkistan'ın güneyi Tungan Generali Ma HU-Şan'ın tahakkümündeydi.diğer yandan Çin'in baskıları,öte yandan Tunganlar'ın gaddarlığı halkı canından bezdirmiş haldeydi.Forbes'in batılı bir gezginin kaleminden aktardıkları,zulüm ve baskıların hangi boyutlarda olduğunu göstermektedir.
'Havzadaki (Çarçan Havzası) Tungan zulmünün çok ağır olduğundan şüphe yok.Türkler başkalarının askeri baskıları altında inim inim inliyorlardı.Hemen hemen herkes Garnizon için çalışıyordu.Havzanın etraf bölgelerinde hayvanlar tahıl,yem ve yağ yüklü olarak geliyorlardı.Çiftçiler ve esnaf adeta soyuluyorlardı.Biz Keriya'ya gittiğimiz gün Tunganların 6000 kadar yumurta,300 ölçek nebati yağ,140 kilo külçe çayı, hiç para vermeden çiftçi ve esnafın elinden aldılar.Atlarını bedelsiz beslettiler.Bize anlatıldığına göre Tunganlar atlarının yiyeceklerinde (normal olarak mısır)değişiklik yapmak için ayda bir veya iki defa esnafa ve çiftçiye sitem ediyorlarmış''(5)
General Ma Hu-Şan 10.000 askerini besletmek için halkı soyup soğana çevirmekteydi.Bölgede üretim sıfıra inmiş,maden ocakları çalışmaz haldeydi.Bu da halkı nefretin kucağına itiyor,Tunganlar'a iyice düşman hale getiriyordu.Ülkenin güneyinde bunlar olurken,diğer bölgelerde de Çin terörü kol geziyordu.Öte yandan Sovyetler bölgeye sarkmışlar, nüfuzlarını kuvvetlendirmeye çalışıyorlardı. İsa Yusuf Alptekin'in bu noktada ilginç bir tespiti mevcuttur. ''Ayrıca 1935-1937 seneleri arasında Ruslar; müşavir, mühendis, teknisyen, doktor, öğretmen v.s.gibi maskelerle Doğu Türkistan'a 400 kadar ajan gönderdiler. Bunlar askeri,mülki,iktisadi,kültürel vs.gibi idari yerlere yerleştirildi.Bu yerlerin sevk ve idaresini tamamen Ruslar kendi inisiyatifine aldı.Rusların,bu müşavir ajanları Doğu Türkistan'a sokması daha önce General Shen ile aralarında geçen gizli anlaşmanın bir neticesiydi''.(6)
1935'in Temmuz ayında Ruslar işi daha ileri götürdüler.Rusya’dan gelen iki uzman ,Doğu Türkistan'da Rusya'dakine benzeyen siyasi polis teşkilatı kurdu.Bu örgüt halkı birbirine ispiyonlatarak bölgeye fitne ve fesat tohumları ekme misyonunu üstlenmişti.Örgüt işe önce Türkleri sindirme metoduyla başladı.Bu amaçla çeşitli işkence metodları geliştirdi.Örgüt özellikle suçlu suçsuz herkesi hesaba çekiyor,akla hayale gelmedik işkenceler tertipliyordu.(7)Yeri gelmişken burada bazı işkence örnekleri vermek istiyoruz.
- Başı ve ayakları ayrı ayrı vasıtaya bağlayarak her iki vasıtayı ters istikamete hareket ettirerek eziyet etmek.
- Vücutta bir delik açarak buraya ip sokarak, iki gün beklettikten sonra, yaranın içinde ipi testere gibi sürtmek.
- Askeri eğitimde insanları hedef tahtası yapmak.
- Maden ocaklarında zehirli gazla öldürmek.(8)
Bu ve benzer yıldırma hareketleriyle insanları canından bezdirerek Ruslar kısa sürede 30.000 'den fazla insanı tasfiye ettiler. Hapisler, sürgünler, idamlar artık sıradan hale gelmeye başladı. Manzara çok vahimdi. Durumun dayanılmaz reddiye gelmesi Türkleri tekrar ayaklanmaya ve başkaldırıya sevk etti.Forbes'in iddiasına göre bu dönemde işin içine Japonya girdi.Forbes şöyle devam ediyor:
''İslam dinine ve Türk kültürüne ilgi duyan Japonya'nın Kabil Büyükelçisi Masamoto,Afganistan Dışişleri Bakanlığı aracılığıyla sabık DTİC (Doğu Türkistan İslam cumhuriyeti) yöneticilerinden Tevfik beyle görüştü.Kaşgar'danKumul'a kadar uzanan bölgenin Çin ve Sovyet düşmanı olduğunu iyi bilen Masamoto,bir yandan 'da Doğu Türkistan'ın saygın ve önemli adamlarından M.Emin Buğra beyle dirsek temasına geçti.Yapılan görüşmede Masamoto,Emin Buğra beye Japonyanın mali ve askeri yardımıyla DTİC'nin tekrar diriltilmesini önerdi.Plana göre Japonya Doğu Türkistan'a sokulacak,bu arada halk da ayaklanacaktı.Bu şekilde Doğu Türkistan kurtarılacak ,kurulacak Doğu Türkistan Cumhuriyetini Japonya tanıyacaktı.Bu plan M.Emin Buğra beyin kafasına yattı.Buğra bey'in düşündüğü lider ise ilk aşamada Mahmut Muhiti idi''(9)
Forbes,Afgan hükümetinin M.Emin Beye 500 Afgani maaş bağladığını ileri sürmektedir.Fakat M.Emin Buğra'nın eserlerinde,ne de diğer kaynaklarda böyle bir bilgi mevcut değildir.Doğu Türkistan'da bütün bunlar olurken bir kısım vatansever de işin hal çaresini aramaktaydı.Bu zilletten ne pahasına olursa olsun kurtulmak gerekiyordu.Nitekim 1935 Ağustosu'nda Zayıp Teyci başkanlığında Köysu'da gizli bir kurultay toplandı.Köysu kurultayında Şin Şı-Say'a karşı isyan etme ve bu konuda Kansu'daki Çinli Müslümanlardan yardım isteme kararı alındı.Zayip Teyci akıllı bir hareketle Çinli idarecilerin dikkatini çekmemek için toplantıya ikinci dereceden liderleri davet etti.Fakat bütün çabalara rağmen Köysu kurultayı Çin tarafından öğrenildi.(10) Durumu öğrenen Şin Şi-Say'ın kuvvetleri hemen harekete geçip Kumul'a ani bir baskın düzenledi.Elis Han Teyci ve Kocak'ın idaresindeki Türk kuvvetleri Tasbulak'ta düşmanı durdurdu.
Bu bir anlamda Çin'in yenilgisi demekti. Tekrar harekete geçen Çin bu sefer hava desteğini de arkasına aldı.Elishan Teyci ve askerleri bu Çin ordusunu Çolpan Kuduk'ta karşıladı.Savaş tam üç gün üç gece devam etti.Her türlü donanıma sahip Çinliler Türklerin karşısında bir adım dahi ilerleyemedi.İşte bu nazik ortamda Çin'in yardımına Rusya koştu.Bu olay ne ilk ne de sondu.Yenilen Çin her seferinde Rusya desteğini arkasına alıyordu.Yardıma gelen Rus uçakları,Türklerin üzerine bomba yağdırmaya başladı.İlk defa bombardıman uçağı gören Türkler tam paniklemişlerdi ki ; Elishan teyci'nin komutanlık dehası imdada yetişti.Teyci birliklerini usta bir manevra ile açık araziden ormanlık araziye çekti.Büyük bir hezimet bu şekilde önlenmiş oluyordu.Ama Çin ilerleyemedi ve geri çekildi.(11)Bu savaşta Türklerin amansız ve cesaretle direnişinin Çin’i yıldırması,gözden kaçırılmaması gereken bir noktadır.

1 - Faruk Sümer ,Oğuzlar (tarih-Boy Teşkilatı-Destanları),sh,2.
2 - Hayit, Rusya ve Çin arasında Türkistan, sh, 321.
3 - Hayit,age,sh,321.
4 - Saray,age.sh.69.
5 - Forbes,age,sh.234.
6 - Alptekin,age.Sh.167.
7 - Alptekin,age,sh.168.
8 - Alptekin,age.sh,168-69.
9 - Forbes,age,sh,246-248.
10 - Selvi-Teyci-Kara,Kazakların Doğu Türkistan'dan Anadoluya Göçü ve Osman Taştan,sh.23.
11 - Selvi-Teyci-Kara,Kazakların Doğu Türkistan!dan Anadoluya Göçü ve Osman Taştan,sh.24

  • 729 defa okundu.