SİNKİANG (DOĞU TÜRKİSTAN):ÇİN ORTA ASYA'SINDA ETNİK AYRIMCILIK VE KONTROL (2)
Yrd.Doç.Dr.Hayati AKTAŞ 
Karadeniz Üniv.İktisadi ve
İdari Bilimler Fak.Öğrt.Üyesi
(SİNKANG) DOĞU TÜRKİSTAN’IN COĞRAFİ KONUMU (1)
Doğu Türkistan Uygur Otonom Bölgesi Çin’in kuzeybatı sınırındadır ve 2000 km.doğu dan batıya,1650 km.kuzeyden güneye uzanır.1.600.000. k. Kar yüz ölçümüne sahip olup,Çin Halk Cumhuriyetinde en büyük idari birimdir. Moğolistan, Afganistan, Pakistan, Hindistan ve üç Orta Asya devleti Kazakistan,Kırgızistan ve Tacikistan ile genel sınırları vardır.Özbekistan ve Türkmenistan’a yakındır.Bölgenin Çin ile en yakın komşuları ise her ikisi de önemli Müslüman topluluklar olan Gönsü ve Mingxiz,Pekin’in başlıca ayrılıkçı olan Budist ve Müslüman halkı barındıran Quinghai’dir.(2) Doğu Türkistan Tiyanşan dağları tarafından kuzeyde Zhungan havzası ve güneyde Tarım havzasında Altışehir bölgesi ve Taklamakan çölü ile bölünmüştür.İki bölge farklı tarihlere ve kültürlere sahiptir.(3)

1949’ DAN ÖNCE DOĞU TÜRKİSTAN
Doğu Türkistan’ın orijinal yerleşimcileri Uygurların kendi soylarından olduklarını iddia ettikleri Türk göçmenleridir.Türklerin etnik yapısı karmaşıktır ve isimleri tarih boyunca değişmiştir.Bölgedeki Çin etkisi 18.yüzyılda oldukça güçlenmiştir.Sinkiang (Yenihudut) adı ilk defa 1768’de kullanılıyor.Qing hanedanının sürekli miliyetçi ve dini direniş ile karşılaşan askeri idaresi komşu Khokand’taki İslami güçlerle ittifak yaptı.Ancak 1831’de Çin’den Han göçmenlerine tarıma uygun arazileri işlemek üzere Güney Doğu Türkistan’a taşınmalarına izin verildi.(5) Yakup Bay’in yönetimşnde bir Müslüman ayaklanması Kaşgar’da kurulan bağımsız bir hanlığa dönüştü.1878’de Qing kuvvetleri tarafından yıkılıncaya kadar;ve Doğu Türkistan,Orta Asya’da yoğun bir İngiliz-Rus rekabetinin olduğu dönemde yani 184’de bir eyalet olarak resmen Çin imparatorluğuna katıldı.(6)
1911 devriminden sonra diktacı bir yönetim altında Doğu Türkistan Han Çinlileri,Çince konuşan Müslüman Huiler (Dıngan)ve Türkçe konuşan Müslümanlardan oluşan silahlı ayaklanmalar ve sivil savaşlar deneyiminden geçti.*Bu durum SSCB desteğiyle 1937-1942 arası hüküm süren Ma Zhonguing idaresindeki Hui birlikleri çarpışmalardan sonra Shene Shicai’nin iktidarı ele geçirmesine kadar devam etti ve bağımsız bir Kazak ve Uygur Doğu Türkistan Cumhuriyeti 1944 ten 1946 ya kadar kuzeybatı İli bölgesine hakim oldu.(7)
KOMİNİST POKİTİKA VE ASKERİ İDARE

1949’da Kominist PLA birlikleri Doğu Türkistan’ın idaresini ele geçirdi ve 1950’de bir han göçü programı ilan edildi.Vakıf (Camiler veya diğer dini kurumların malı olan arazi)ların müsaderesi ve yeniden dağıtımını ihtiva eden toprak reformu ve karşı devrimcilere karşı bir kampanya geleneksel sosyal yapı ve siyasi ve dini otoriteyi yıkmak için kulanıldı.(8)Doğu Türkistan liderlerinden sekizinin 1950 yılı başında Komünist Parti liderleriyle görüşmek için Pekin yolunda oldukları zaman bir hava kazasında ölmesi bazı Uygurlar tarafından hala Doğu Türkistan’daki otonom öncesi liderliğinin Çinli yetkililer tarafından kasti bir eleminasyonu olarak görülmeltedir.1 Ekim 1955’te Doğu Türkistan Uygur Otonom Bölgesi oluşturuldu.Moğol,Kırgız,Kazak ve Hui ilçe otonomlarıyla beraber,Her ne kadar gerçek iktidar 1949’da idareyi alan PLA birliklerinin komutanı olan Wang Zhen’e ve bölgesel Kominist Parti sekreteri Wang Enmao (her ikisi de etnik olarak Han Çinlisidir.) ya bırakıldıysa da bir Tatar olan Burhan šehidi (9) ve Uygur Seyfeddin Aziz bölgesel yönetimin başına geçtiler.(10)
Bölgenin idaresi buraya tekrar yerleştirilen Han Çinlileri,eski Guomindang askerleri ve terhis olan PLA kişilerden oluşan tamamen Han hakimiyeti olan sözde askeri Doğu Türkistan üretim ve yapı kolordosu denetimindeydiler.(11)
1958’deki Great Leap Forward’tan sonra bölgesel duyarlıklara daha az hassas olan radikal politikalar 1950’lerin başındaki ihtiyatlı yaklaşımların yerini aldı.Bölgesel Milliyetçilik ve Han ve Müslüman liderlerin SSCB’ye sempatisi sistemli olarak eleştirildi ve ve pazarlar ve islami örgütler kapandı.Wang Enmao 60.000 Kazak insanının Kazakistan’a hicretinden sonra 1962’de politikasını yumuşattı ancak kendisinin kovulduğu 196 Kültür devrimi 1971’de doğrudan askeri yönetime kadar kaoslara neden oldu.
ÇKP Liderliği 1980’lerin başında Doğu Türkistan’a yönelik uygulama başladı.Mayıs 1980’de Tibet’e yaptığı bir ziyaretten sonra HU Yaobang,ÇKP genel sekreteri,bir reform programı teklif etti.Hu Yaobang bu reform programında gerçek bir otonomi,bölgesel ihtiyaçlara göre düzenlenmiş ekonomi politikaları,ziraat hayvancılığa yatırım,kültürel eğitime dayalı ve ilmi projelerin canlandırılması ve Han görevlilerinin iç bölgelere aktarılması gibi tavsiyelerde bulunuyordu.Bu tekliflerin çok az değiştirilmiş bir şekli Doğu Türkistan’da kullanılmak üzere ÇKP Merkez Komite Sekreterliği tarafından Temmuzda kabul edildi.Hu Doğu Türkistan’da Tibet’ten daha az problem olduğunu düşünüyordu.Zira burada deniz aşırı destek olan bağımsızlık hareketi yoktu.Drahamsla’daki Dalailama ile karşılaştırabilecek sürgündeki yönetimler ve dini liderler yoktu.
Eski Doğu Türkistan Askeri komutanı Wang Zhen ile 1987’de ortadan kaldırılan Hu Yaobang arasındaki merkez liderliği çekişmesinden sonra bu reforminist politikalar terk edildi.Doğu Türkistan daki Wang Zhen yanlısı bir Han resmi görevlisi şöyle diyordu;^^^Siz onlara otonom veriyorsunuz ve onlar bunu değiştirecekler ve bir Doğu Türkistan yaratacaklar.Hu Yaobang da aslında Han kadrolarının geri çekilmesini istiyor.Bu Doğu Türkistan’ı Sovyetler Birliği ve Türkiye’ye teslim etmek olacaktı.Ancak bir hain böyle bir şey yapabilirdi.Doğu Türkistan’a istikrar kazandırmak için Wang Zhen gibi sert kşileri göndermeliyiz.(13)

KUZEYBATI ÇİN’DE ETNİK GRUPLAR
Doğu Türkistan’daki Müslümanlar (Bunların çoğu Türk dillerini konuşurlar)ve Han göçmenler arasında bölünmüştür.Müslümanlar çoğunluktadır.Ancak aynı zamanda dil bakımından ve kültürel açıdan bölünmüşlerdir.
Anahtar grup Uygurlardır.Çiftçiler,esnaf ve tüccarlar dil ve kültür ile birleşmişlerdir.Ancak Doğu Türkistan’daki diğer Türk halkları ve Orta Asya’daki ürkler ile Uygurların büyük çoğunluğu kendi vatanları olarak gördükleri Doğu Türkistan da yaşarlar.Her ne kadar bunlar Kazakistan’da ,Türkiye ve Batı Avrupa’da göçmen topluluklar ise de Uygur miliyetçiliği yeni bir olgudur.Ancak yüzyıllar süren Çin hakimiyetinden ve Orta Asya’daki Müslümanların telkinlerinden sonra artık gittikçe artan bir Uygur kimliği bilinci /şuuru) vardır.Bu özellikle Uygurların % 80’inin yaşadığı Afganistan ve Pakistan ile sınırlı olan Altınşehir bölgesindedir.
Diğer başlıca Han olmayan etnik olmayan gruplar ise Kazaklar,Kırgızlar,Özbekler,Tacikler ve Müslüman Hui’lerdir.Müslüman Hui’lerin (eski sovyetler birliğinde Dungan diye biliniyor) dil ve kültürleri Han Çinlilerine daha yakındır.(14)

GÜNÜMÜZDE DOĞU TÜRKİSTAN’DAKİ UYGUR DİLİ VE KÜLTÜRÜ
Uygur dili Türkçe ailesinin doğu yada Altay koluna aitti ve Kazak,Kırgız,Türkmen,Türk ve Orta Asya’daki kendi kopyalarıyla bir haberleşme (iletişim)vasıtası veren Özbekler ile ilgi ve münasebetleri vardır.Ancak resmi olarak öğrenmedikçe Çince ile ilgileri yoktur.(15)Standart Çince’de (Mandarin,putonghua) akıcılık memurlar ve öğretmenler için esastır.Ancak Doğu Türkistan’da konuşulan Çince’nin şaşırtıcı bir şekilde standardı,hatta Uygurlar ve Kazak akademisyenleri arasında bile düşüktür.(16)Tüccarlar ve pazardaki küçük esnaf çok az Çince konuşur ve çok az Han Çinlisi Uygurca’da etkin bir şekilde iletişim kurabilir.Bu da topluluklar arasında ciddi bir dil engeline sebep olmaktadır.Okullarda ve Doğu Türkistan Üniversitesinde Uygur dilinin öğretilmesine rağmen bu böyledir.**
Uygurca 15.ve16.yüzyıllarda İslamiyet’in kabulünden sonra Arap alfabesi ile yanıldı.Ancak Türkçe gibi 1928’de Latin alfabesine dönüştürülmedi.Haziran 1958’de,Çin dili reform programının bir parçası olarak Latin alfabesinde yapılan birkaç değişikliğe dayanan yeni bir alfabe ortaya çıkarıldı.Bu bölgedeki Rusça’nın etkisini yansıtan tecrübeye dayalı bir Kiril alfabesinin yerine getiriliyordu.
Yeni alfabe bir han telkini ve etkisi olarak görüldü ve eski alfabe 1978’de tekrar ortaya çıktı ve 1980’de hem Uygur hem Kazak dili için geçerli oldu.Günümüzdeki versiyon(şekli) kompleks sesli sistem için fonetik işaretlerle Pers-Arap alfabesinden hazırlanmıştı.šimdi bütün kitaplar ve gazeteler eski alfabe ile çıkmaktadır.(18)
Eski alfabenin yeniden doğuşu Uygurların Müslüman dünyanın diğer kısımlarına kendi kimliklerini ifade etmelerine yardımcı oluyor.(19)Dini uyum ve İslam ile birleştirilen kültürel özelikler ki bunlara erkeklerin farklı renkteki şapkaları,kadınların yaşmakları (Kaşgar ve Altınşehir) ve başörtüleri,eşarplar (Urumçi ve Turfan)dahildir.Bu kimliği kuvvetlendiriyor.Uygur folkloru ve Çin müziğinden hemen ayrılan hareketli ritmi ile Uygur popüler müziği sürekli olarak pazarlarda,lokantalarda ve düğün törenlerinde kültürel ve iddianın bir ifadesi olarak çalınıyor.(20)
Örneğin Kumul,Hami ile Gulca Yining ile Kaşgar Kai ike yer değiştirmiş görünüyor.Aslında bu iki tür isimlerin hepsi de Doğu Türkistan da kullanılmaktadır telefon müze gibi uluslar arası bilinen kelimeler dahil ;diğer Türkçe kelimelerin Çince’den alınan genç Uygurlarla moda olabileceğine bazı deliller vardır.(21)***
Doğu Türkistan’ın yakın komşusu olan Özbekistan yazılı Özbekçe için Latin alfabesini kullanmaya kara verdi.Latin el yazısı Arapça’nın yerini aldığında bir başlangıç döneminden sonra 1930’larda daha önce zorla kabul ettirilen Kiril alfabesini atılması kararı Özbekistan’ın Sovyet geçmişi ile kesin bir açıklık olarak görülmektedir.Bazı alimler ve din adamları Arap el yazısına dönüşü tartışmışlardı,ancak Latin alfabesini tercih için alınan karar Özbek liderliğinin kökten dinci İslam yerine Türkiye gibi laik ve modern milletler ile ittifak yapma niyetinin bir işareti olarak gözlemleniyor.(22)Özbekçe ,Uygurca’ya daha yakın Türk dili olduğu için Uygurların Latin alfabesine geri dönme bakışına ne kadar yaygın karşılık verdiklerini görmek oldukça ilginç olacaktır.(Dört defa alfabesinin değiştirildiği bölgede nesiller arasında bilgi ve seviye açısından bir derin uçurum yaratılmıştır.Yeni nesil ^^Latince^^ye dönmeyi arzulamaktadır.Ancak Çin yönetimi Latin alfabesine geçme aşamasında olan Kazakistan,Özbekistan gibi Türk Cumhuriyetleri ile olası bütünleşmeden endişe duyulmaktadır)
 

1 – Bu çalışma Londra Dışişleri ve Commonwealth Ofisinin araştırma ve analiz bölümü için orijinal olarak yazılmış bir makalenin tekrar gözden geçirilmiş bir versiyonudur Onların onayı ile şimdi yayınlanmaktadır.Bu nedenle kendilerine müteşekkirim,Ayrıca yazarlarda Durham Üni..Yayım kuruluna mali katkılarından dolayı müteşekkirdirler.Yeni düzenlemede İsveç,Lund Üniversitesinden Wang Jianping’in yorumlarından yararlanılmıştır.
2- Sinkiang Uygur Otonom Bölgesi Halk Yönetimi Dış İlişkiler Ofisi, Survey of Xianjiang, Urumçi, 1988. ’’Uighur’’yazılımı İngilizce yayınlarda Çince’deki ‘’Uygur’’ile yer değiştirmiştir.Zira bu şekildeki yazılım 1960 ve 70 ‘lerde kullanılan Latince ile yazıldığından Uygur dilindeki yazılıma daha uygundur.Reinhard Hahn,Seatle,1991’de yazdığı ‘Spoken Uygur’isimli eserinde ‘’Uyghur’yazılımının yerel telaffuza daha uygun olduğunu öne sürmektedir.Bu makalede de bu şekildeki yazılım kullanılmıştır.Dil,aynı zamanda 19.yüzyılın sonu ve 20.yüzyılınbaşındaki yazılarda TarachiTürki ve Doğu Türki olarak kabul ediliyordu.
Sinkiang ,her ne kadar eyalet düzeyinde bir yönetim birimi isede¸bir eyalet olarak düşünülemez .Ancak,nüfusun han olmayan çoğunluğuna hürmeten bir otonom bölge düzeyindedir.Bölgedeki Han olmayan halk Kazakistan,Türkiye ve Almanya’daki muhacir topluluklar Çin’i çağrıştırdıkları için ‘Xinjiang’adını kulanmazlar.Bunun yerine bölgeyi ‘East Turkestan’,Shargi Turkestan (Doğu Türkistan)olarak nitelendirirler.Bölge ile ilgili yapılan daha önceki çalışmalarda sık sık ‘Sinkiang’veya ‘Chinese Turkestan’terimi kullanılmıştır.Bu makalede anachronistic (tarih hatası)durumu söz konusu olsa bile,uyum tutarlılık nedeniyle baştan sona ‘Xinjiang’adı kullanılmıştır.
3 – Altı şehir konusunda kesin bir anlaşma yoktur.Bazen 8 olarak belirtilir.Bu bölge Çince’de Nanjiang (Kuzeyda Sinkiang) olarak bilinir.
4 – Uygur kimliğinin değerlendirilmesinin bir analizi için bakınız.Dru C.Gladney ‘The Ethnogenesis of the Urghur’’Cenral Asian Survey,Cilt;9,No:1,1990.
5 – Joseph Fletcher,’The Heyday of The Ch’ing Order in Mongolia,Sinkiang and Tibet’The Cambridge History of China,Cilt:10 late Ch’ing 1800-1900,kısım.s,374.
6 – Güneybati Sinkiang’daki Rus-İngiliz rekabeti ‘Great Game’ile ilgili görüşler C.P.Skrine ve Pamela Nightingale Macartney at Kaşgar,OUP 1987’de verilmektedir.
7 – Andrew D.W.Forbes.Warlords and Muims in Chinese Central Asia:a Political History of Republican Sinkiang (1911-1949)Cambridge,Üni.Bas.1986.
8 – Sinkiang’ın güneyindeki kuvvetli İslam’da Çin politikaları için.Kong Jianping’in ‘Islam in KAshgar in the 1950s’’(yayımlanmış makale)eserine bakınız.
9 – Burhan šehidi ile Çin İslam birliğinin şeref başkanıdır.Ağustos 19892da öldü.Naaşı Çin Komünist Partisi Merkez Komitesi Birleşik Cephe çalışma Bölümü,Çin Halk Siyasi Dayanışma Konferansı ve Çin İslam Birliği’nin yöneticileri ile eşliğinde gömülmek üzere Pekin’den Urumçi’ye uçakla getirildi.
10 – Andrew D.W.Forbes,Warlords and Muslims Chinese Central Asia,a Political History of Republican Sinkiang 1917-1949,Cambridge Üniversite basımevi,1986.s.215-218;Donald H.Macmillen,Chinese Communist Power and Policy in Xinjiang 1949-1977,Wetview,1979 ve ‘Sinkiang ve Wang Enmao:New Directions in power ,policy and integration’China Quarterly 99,S.569-593,Eylül 1984:Stanley Toops ‘Recent Uyg(h)ur Leaders in Xinjiang’Central Asian Survey,cilt no:2,s.77-79,1992 Wang Zhen 19932te öldü.
11 – Mcmillen (1984)s.570
12 – Mcmillen (1984)op.cit.:Yan Ruiding ‘Historical Storm on the Pamirs’Minzhu Zhangguo no:8 šubat 1922.s.22-24
13 – Ruan Ming ‘’Missed Historic Opportunity’’Minzu Zhongguo no:8 šubat 1992.s.17-18,Paris (JPRS-CAR.92-0239’dan tercüme)
14 – Sinkiang gailan (Survey of Sinkiang )s.16
15 – Kaşgarda oteldeki Uygurlar Çinceyi konuşurlar ve bunun bir azınlık dili olduğunu ima ederek Han halkının dili olan Hanzu Hua olarak nitelendirirler.(šahsi gözlem Eylül 1992)
16 – Sinkiang Sosyal Bilimlere Akademesinin üyeleri ile tartışmalardan sonra çıkarılan şahsi gözlem.Urumçi Mart 1991,Eylül 1992.
17 – Uygurca’yı akıcı konuşan bir han meslektaşım ile Turfan’ı ziyaret ettiğimde bir grup hanlının ortaya çıkardığı olumsuz reaksiyondan etkilendim.En azından Bir kısmının konuşmasında Uygurca yapabileceği halde Han Çinlileri tepki gösterdiler.šahsi gözlem Turanın uzak köyleri,Mart 1991
18 – Colin Mackerras ‘Uygur Performing Arts in Contemporary China’China Quartely 101,Mart 1985,s.58-77 Donald Macillen^^Sinkiang ve Wang Enmao:New Directions in power,policy and integration^^China Quartely 99,s.589-593 Eylül 1984;S.Robert Ramsey,The Languages of China,Princeton Universty Pres,1987,s.182-194;Ildiko Beller Hann.’’Script Changes in Xinjiang’Shirin Akiner(yay)Cultural Change and Contunuity in Central Asia,Kean Paul İnternational,1991;Urumçi,Turfan ve Kaşgar’daki kitapçılarda kişise gözlemler 1991-1992
19 – šahsi gözlem,Urumçi 1992 gelksel Uygur Müzik ve dansının önemi için bakınız.maskeras op.cit.
21 – Eastern Turkestan Information cilt 3 syı 2 Nisan 1993,Ruh Cherrington ‘’Mosques and Coffee Bars’’China Now,No:142 S.16-17
22- BBC Dünya Servis Haberleri 03.09.1993 1500GMT
(1911-‘den 1932 yılına kadar Çinli Genel Valiler tarafından yönetilen bögede irli ufaklı 100’ün üzerinde bağımsızlık uğruna ayaklanmalar olmuştur.1933 yılı8nda ülke çapında yayılan ayaklanma neticesinde Çinliler mağlup edilmiş ve 1933’de merkezi Kaşgar’da (ağırlıklı olarak güneyde altışehir bölgesinde)Doğu Türkistan İslam Cumhuriyeti adıyla bağımsız devlet kurulmuştur.Bu devletin kurulmasından Mustafa Kemal Atatürk’ün ve ittihatçıların bölgeye gönderdikleri teşkilatı mahsusaya mensup 5 kişinin önemli rolü olmuştur.Ayyıldızlı Gökbayrak,devletin resmi bayrağı olarak göndere çekilmiştir.Bu Cumhuriyet,Rusların Çinlilerle işbirliği yapması sonucu 1937 yılında yıkılmış ve bölge Çinlilerin yönetiminde Rusların kontrolü altına girmiştir.)Çev.notu
**- (Doğu Türkistan’da bir üniversite vardır.Üniversitenin resmi öğretim dili Çincedir.Çince bilmeyenlerin bu üniversitede eğitim görmesi imkansızdır.Ve diğer okullarda da Uygur ve Kazak Türkçelerinde eğitim yapılmasına karşın öncelikli dil birinci derecede Çincedir.Bu şekilde halkının dilini Çinceleştirilmesi amaçlanmaktadır.Çev.notu.)
***- Ülkenin işgal edilmesinden sonra her alanda ‘’Çinlileştirme’siyaseti uygulanmıştır.Bilhassa hudut boylarında yakın bölgelerde tamamıyla Çinlilerin yerleştirildiği yeni şehirler,ilçeler ve kasabalar kurulmış ve bölgenin yer adları Çinlileştirilmiştir.Aynı şekilde Türklerin yoğun olarak bulunduklaru tarihi şehirlerin adları da ülkenin ismi gibi değiştirilmiştir.Çev.notu)

  • 852 defa okundu.