DOĞU TÜRKİSTAN GERÇEĞİ VE ABD
Hasan Mesut HAZAR 
Gazeteci Yazar
Yıllardır Komünist Çin’in zulmü altında inleyen Doğu Türkistan’a, 11 Eylül terör saldırısından sonra, ABD bile sırtını çevirmişti.
Halbuki bir zamanların Amerika’sı, Doğu Türkistan gibi daha nice mazlumların özgürlük umudu ve güvencesiydi. Ama süper olmak, silah ve ekonomisi güçlü olmak değilmiş!
Ülkeler demokrasi, adalet ve insanlık değerlerine bağlı oldukları oranda büyükler!
Süperler!. Bir zamanların ABD’sinin yükselen insanlık değerleri, 11 Eylül’den sonra maalesef zulüm, adaletsizlik ve çifte standartlarla yer değiştirir oldu. Bush yönetiminin gözlerini hırs bürümüş vizyonsuz şahinleri çok kısa sürede, dünya barışının ve huzurunun ruh köküne dinamit koydu.
ABD gibi bir özgürlükler diyarını, dünyanın her dininden ve milletinden insanının sevgiyle-hayranlıkla bağrına bastığı fırsatlar ülkesini, ‘barış için tehdit unsuru’ bir hale soktu. Terörle mücadele gibi haklı ve evrensel gerçeklerin arkasına saklanılarak uygulamaya sokulan yanlış politikalar, sadece İslam Dünyası’nı değil Batı’yı ve müttefik ülke halklarını bile ABD’den nefret eder hale getirdi.
Amerikan aleyhtarlığını, dünyanın her tarafında yükselen bir nefret dalgası yaptı!

İLK KURBAN DOĞU TÜRKİSTAN
ABD’nin, 11 Eylül sonrasında müttefiklerini bile dinlemeye lüzüm görmeden uygulamaya soktuğu bu yanlış politikaların ilk kurbanlarından birisi de, maalesef mazlum Doğu Türkistan ve Uygurlar oldu. Bırakın tam bağımsızlığı, en temel insani haklarına kavuşmak için mücadele eden Doğu Türkistanlılar, ABD tarafından Çin’in merhametine (!) terkedildi.
Yaşamak istiyoruz diyen insanların terörist ilanına, kendilerine yapılan zulüm, işkence ve baskıların artmasına, idamlarla yok edilmelerine adeta yeşil ışık yakıldı! Bir defa daha kirli çıkarlar, demokrasi, adalet ve insan hakları gibi evrensel değerleri anında yuttu.
Her evrensel değerin, kendilerini demokrasi ve ögürlük şampiyonu ilan eden ülkelerin bile kendi menfaatleri gerektirdiğinde, kullanılan aldatmacalar olduğunu, ortaya koydu.

HATADAN DÖNÜŞ SİNYALLERİ
Geçtiğimiz günlerde, ABD yönetiminin yaptığı bu vahim hataların tamiri yönünde, umut verici gelişmeler yaşandı. National Endowment For Democrasy (NED) isimli düşünce kuruluşunun (www.ned.org ) ve ABD KONGRESİ’nin Çin’deki insan hakları ihlallerini inceleyen bir alt komitesinin de desteği ile Washington’da, Uygur Amerikan Derneği faaliyete geçti. Dernek, ( www.uyghuramerican.org ) isimli internet sitesini daha aktif hale getirecek çalışmalara başladı.
Beyaz Saray’ın hemen yanında en merkezi bir binada ofis tuttu. Öte yandan Mayıs ayının son haftasında, bu çalışmalara katkıda bulunmak için, Dünya Uygur Kongresi’nin lideri Erkin Alptekin ile, Uluslararası Af Örgütü’ne bağlı bir ekip, ‘Doğu Türkistan belgeseli’ hazırlamak için ABD’ye geldiler.
Erkin Alptekin, Doğu Türkistan davasının unutulmaz lideri, ömrünü bu yüce davaya adamış rahmetli İsa Yusuf Alptekin’in oğlu. Babasının bütün Türk Dünyası’na emanet ettiği ulvi mücadeleyi, büyük mahrumiyetler içinde sürdürüyor. Erkin bey, uzun bir uçak yolculuğu yaparak geldiği Washington’da, hemen temaslarına başladı.
İlk önce Türk Amerikan Dernekleri Asamblesi (ATAA) genel merkezinde çok seçkin ve kalabalık bir davetli topluluğuna, ‘Doğu Türkistan’ın Dünü, Bugünü ve Yarını’ konulu nefis bir konferans verdi.
Ertesi günü Uygur Amerikan Derneği’nin düzenlediği muhteşem geceye katıldı.
ABD Kongresi’nden ve düşünce kuruluşlarından çeşitli yetkililerle temaslarda bulundu.
ABD’DEKİ DOĞU TÜRKİSTAN TOPLULUĞU
ABD’de sayıları 100 bini aşan bir Doğu Türkistanlı (Uygur) topluluğu var.
Erkin bey konuşmalarında, ‘bu seçkin topluluğun, Çin-ABD ilişkilerinde önemli misyonu olduğunu’ hep vurguladı.
Çin’in bu topluluğun çalışmalarını, ‘terörist faaliyetler aldatmacası ’ ile izlemek yerine, Çin-ABD yakınlaşması için bir kazanç görmesi gerektiğini anlattı.
Komünist Çin’i, Doğu Türkistanlılar’a karşı yürüttüğü soykırım, işkence, baskı ve yoketme politikalarına acilen son vermeye çağırdı.
Gerek Erkin beyin başkanlığını yaptığı Dünya Uygur Kongresi’nin (www.eastturkistan.com ), gerekse Uygur Amerikan Derneği’nin yaptığı bu çalışmalar, elbette mazlum Doğu Türkistan halkının acılarını dindirmeye yeterli değil!
Ama özellikle ABD’deki bazı sağduyulu düşünce kuruluşlarının tekrar Doğu Türkistan gerçeğine dönmeleri, çok umut verici bir gelişme.
Bu ilginin artarak sürmesini ve başta TOBB, TÜSİAD ve MÜSİAD olmak üzere Türkiye’deki iş aleminin önde gelen temsilcileri ile diğer gönüllü kuruluşların da artık, Doğu Türkistan davasına daha fazla sahip çıkmaya başlamalarını diliyoruz.

  • 986 defa okundu.