ULUSLARARASI AF ÖRGÜTÜ BASIN AÇIKLAMASI
Uluslararası Af Örgütü 
7 Temmuz 2004 Haber Sevisi 164
UAÖ Index: ASA 17/032/2004
Haber Servisi No: 164
7Temmuzy 2004

ÇİN:
Ülkeden kaçan Uygurlar zorla geri döndürüldüklerinde“terörle mücadele” adı altında işkence ve idam ediliyorlar
Uluslararası Af Örgütü’nün yayınladığı bir rapora göre Çin, Uygur toplumu üzerinde uzun zamandır sürdürdüğü baskıları haklı göstermek için ‘terörle savaş’ı kullanmaktadır. Bir çok Uygur komşu ülkelere kaçmakta ama artan sayıda Uygur zorla işkence ve infazlara maruz kaldıkları Çin’e dönmek zorunda bırakılmaktadır. Uluslararası Af Örgütü “Terörizm’le savaş adı altında Uygurlara yaptığı baskıları arrttırmıştır” dedi ve şöyle devam etti: “Amerika’da yapılan 11 Eylül saldırılarından bu yana Çin Hükümeti terörle mücadele kavramını bölgedeki siyasi ve ya dini anlaşmazlıklarda uyguladığı ağır cezalara bahane olarak kullanmaktadır.
Son üç yılda Çin’in kuzey doğusunda bulunan Xinjiang Özerk Bölgesi’nde on binlerce insanın ‘terörle mücadele’ adına hapse atıldığı bildirilmiştir.Bu bölgesel yönetimin başının ‘Son yıllarda tek bir patlama ve ya suikast olayı meydana gelmemiştir’ iddiasına rağmen gerçekleşmiştir.
Çin hükümeti daha önce şiddet eylemlerine hiç karışmamış ve bunlarla ilgisi olmayan kimseleri tutuklamaya devam etmektedir. Bu da Çin’in baskı politakısının şiddet eylemleri ve “terörizm”le mücadeleden çok öteye gittiğini göstermektedir.
šimdi bir tutuklu olan 57 yaşındaki Rabiya Kadir Çin hükümeti tarafından örnek bir iş kadını olarak gösterilirdi,aynı zamanda 1995 ‘te yapılan BM Dünya Kadın Konferansı’nda resmi delegeydi. Daha sonra 11 (yaşında bir) çocuk annesi olan Rabiya Kadir 2000 yılında ‘’yabancılara istihbarat sağlamak’’şuçundan yapılan gizli bir duruşma sonucu sekiz yıl hapse mahkum edildi. Amerika Birleşik Devletleri’nde yaşayan ve eski bir siyasi suçlu olan kocasına herkesin rahatlıkla bulabildiği yerel gazetelerden gönderdiği ortaya çıktı. Rebiya Kadeer,şu anda kronik gastrit hastası olup hapiste bulunan revirde yatmaktadır.Uluslararası Af Örgütü Mart ayında cezasının bir yıl indirilmesini memnuniyetle karşılamakla birlikte hemen ve şartsız salıverilmesi konusundaki girişimlerini de sürdürmektedir.
Hükümet aynı zamanda çoğu Müslüman olan Uygurlar’ın dini haklarını kısıtlamak adına bazı camileri kapatmış, dini okulların ve uygulamaların bir kısmını da yasaklamıştır. Dini, kültürel ve sosyal haklara getirilen yasakların yanı sıra şüpheli görülen sözde ‘ayrılıkçı, terörist ve ya aşırı dinciler’’adil olmayan yargılamaların sonucunda mahkum ve ya idam edilmiş, bunun yanı sıra aileleri ve avukatları ile görüştürülmeksizin işkence ve yargısız uzun süreli alıkonmalara maruz kalmışlardır. Uluslararası Af Örgütü “Böylesine bir baskı altında,Uygur kültürünün ve dini kimliğinin kendine ifade etme alanı tehlikeli bir şekilde daralmaktadır.” dedi. Bir çok Uygur Kırgızistan; Kazakistan, Nepal ve Pakistan gibi komşu ülkelere kaçmayı seçmektedir. Ne var ki güvende olmayacaklarını bilerek Çin hükümetinin baskısından dolayı bu ülkeler sığınmacıları geri dönmeye zorlamaktadır.Çin’e geri dödüklerinde bu insanlar işkence,adil olmayan yargılamalar hatta idam gibi kaygı verici insan hakları ihlalleriyle karşılaşmaktadırlar.
Son zamanlarda meydana gelen bir olayda Shaheer Ali BM Mülteciler Yüksek Komiserliği tarafından Nepal’de mülteci olarak kabul edilmesine rağmen Çin’e zorla geri gönderildikten sonra idam edilmiştir.Bu girişimci Uygur Nepal Mülteci Bürosu tarafından gözaltına alındıktan sonra yerleşim izni bekliyordu.Bir görgü tanığının ifadesine göre daha sonra yanında en az bir başka tutukluyla beraber Çin Büyükelçiliği görevlilerince oradan alınmıştır.
Shaheer Ali Nepal’deyken XUAR cezaevinde yaşadığı 8 aylık işkenceyi anlatmıştı. İtirafa zorlamak amacıyla zincirlerle dövüldüğünü, kendisine elektrik verildiğini, ayak tırnaklarının altına çiviler çakıldığını anlatmıştır.
Geçen günlerde bir Amerikalı yetkili Guantanamo Körfezinde tutulan 22 Uygur’un işkence ve idam korkusundan dolayı ülkelerine geri göderilemediğini belirtmiştir. Uluslararası Af Örgütü edindiği güvenilir bilgilere göre Çin’den bir heyetin Guantanamo’yu ziyaretleri süresince Uygurlar yıldırma, tehdit, uykudan mahrum bırakma ve saatlerce sandalyede oturtma gibi “stres ve zorlama” tekniklerine maruz kalmışlardır.Bu tür kötü muamelelerin bir kısmı Çin heyetinin talimatı üzerine gerçekleşmiştir.
Geçmiş
Devam etmekte olan etnik gerilim Çin Hükümeti’nin Uygurların toplumsal,siyasi,ekonomik, sosyal ve kültürel haklarını sürekli ihlal etmesiyle beslenmektedir.Örneğin, Han Çinlilerinin bölgeye akın etmesi Uygurlar arasındaki işsizlik oranını arttırmıştır. Han Çinlilerinden zenginlerin Uygurları topraklarından uzaklaştırma yönünde artan bir çabaları vardır. On binlerce Uygur kitabı yasaklanmış ve yakılmış olup Xinjiang Üniversitesi’nde bir çok derste Uygur dili yasaklanmıştır.
Mülteciler Sözleşmesi’ne taraf olmasalar bile kendi ülkelerinde hayatları ve özgürlükleri tehlike altındaysa ve ya işkenceye maruz kalma olasılıkları varsa sığınılan ülkenin bireyleri ülkelerine göndermeme gibi bir zorunlulukları vardır. Bu geleneksel uluslararası kanunlarının temel prensiplerindendir.


Raporun tamamını görmek için:
Public Document
Daha fazla bilgi için Uluslararası Af Örgütünün
Londradaki basım merkezini arayınız
+44 20 7413 5566

  • 710 defa okundu.