ŞARKİ TÜRKİSTAN TARİHİ
M.Emin BUĞRA 
Devlet adamı
Türkler galip geldikten sonra tüm Çin topraklarını alıp Çin’in sınırsız zenginliğini almasına hiçbir engel kalmadığı durumlarda da Çin’in kendisinin bir sömünrgesiş haline getirmedi Çin İmparatorluğunun askeri gücünü zayıflatmaktan fazla ileri gitmedi, bağımsızlıklarını ellerinden almadı.sömürge haline gelen tüm askerleri dağılıp giden Çin imparatoru anlaşma istediği zaman Türk Hükümdarları hemen anlaşmayı kabul ediyorlardı. Çin’in askeri gücü zayıflayıp askeri yürüyüş yapma imkanı olmadığı zamanlarda Türkler büyük askeri güç ve donanıma sahip olsa bile Çin’in zayıflığından faydalanarak işgal etme niyatinde olmadı. Belkide bunları iki komşu millet arasındaki barışçıl ve güvenli yaşam için nemli bir fırsat diyerek Çin’e dostluk ellerini uzatan ve iç güvenliğini saplamak açısından önemli katkılarda olmuştur. Bu konudaki örneklere tarihi kitaplardan çok rastlanır. Çin’de olan birkaç defalı isyan ve kan döküşleri bastırmak için Çin imparatorluğuna Türk Hükümdarları yardım etmiştir onları güvenliği ve disiplini kurulduktan sonra yurtlarını onlara teslim ederek ordan ayrıldılar. Böyle fırsatlardsan yaralanarak türklerin Çin’i istila niyeti olmadığı tarihi okuyan herhangi bir kişinin gözünün önüne gelir. Bunların hepsi Çin tarinlerinde veya Çin tarihlerini kaynak olarak yazmış olan tarihi eserlerde rastlanıyor. Çin tareihçilerin eserlerin Çinli ve Türkler arasındaki savaşlarında Türkler galip geldikten sonra ele geçen Çin topraklarında Çin Halkını bastırdığı veya şehirleri yakıp yağmalamaya dair güvenirlir bir kaynak yoktur. Türk İmaparatorları Çinden mağlup olup zayıf duruma düştüğü zamanlarda da hiçbir zaman Çin2 boyun eğmayi vergi ödemeyi onların altında kalmayı kabul etmemiştir, kul gibi yaşamaktan ceseret ile savaşıp onurlarıyla ölmüştür. Bir dönem Çinlilere boyun eğip itaat edenler küçük hanlıklar veya Türk İmparatorluğuna ihanet eden kısmen isyancılardan ibaret idi. Fakat Türk imparatorluğundan herhangi biri hakkında Çin tarihlerinde bile böyle bir kaynak bulunmamıştır.
Çin Siyaseti:İstila, İnsanlık Dışı ve Hainlik Türklerin müdafa gücü zayıfladığı zaman Çin İmparatorları hemen tüm barıuş anlaşmalarını yırtıp iki millet halkını güvenliği ve rahatını düşünmeksizin Türk yurtlarına saldırmaya başlıyorlardı. Çinlilerin saldırdıkları yerlerde katliam, yağma, katliamdan sağ kalan masum insanları yurtlarından kovmak onları çöllerde açlıktan ölümle yüzyüze bırakmak Çin’in en uzak bölgelerine sürgün etmek onları zorlayarak asimile etmeye benzer rezil vahşi faaliyetlerine çok rastlanırdı . Bu çeşit vahşilerce zülum siyasetlerini Çin’in radikal ve kindar tarihçileri gururlanarak yazıyorlar. Moğolistan’da Çin’in ardışık yürüten birkaç defalı katliamlar sonucunda bu ülkenin harap olduğundan yukarıda bahsettik .Doğu Türkistan’da Kumul, Bargu, Kucu, Roran, vs. vilayetler birkaç defa çin askerleri tarafında harağ edilmiş ve halklarının katliamam maruz kaldığı bilinmektedir. Bu vilayetler içinde yaklaşık 20’ye yakın şehri olan Roran Vilayeti Çin’in katliam ve yağmalamalarına maruz kaldığından dolayı tamamiyle harp olup bir çöle dönüşmüştür. Miladi 1750 (hicri 1172) 2inci yılı Çin askerleri tüm Beşbalık ve İli Vilayetinin halkını kılçtan geçirdikten sonra sağ kalanları Çin’e sürgüne götürmüştür. Neticede bu vilayetler birkaç yıl insansız bir çöle dönüşmüştür. Dah 6 şehir ve Turfan’dan göç edenler Tarancıların (çifçi) bu vilayetleri yeniden inşa vegeliştirdiğini tümDoğu Türkistan halkı bilir. Çin tarihçileri kendi eserlerinde bu facialı soykırımlardan gururla söz etmiştir. Çin devleti zaıyflayan veya Türlerin gücü arttığı dönemlerde Çin İmparatatorluğunun yakalalığı ve Türk hükümdarlarına Prenzlerine hatta küçük Hanlarına kızlarına verip Çin’in güzel nefis mallarını hediye edip, bu dürüst cesur halkın kendisne dost ederek onların saldırsından korunmak veya onların gücünden fgaydalanma niyetinde olduğuna dair örnekleri Çin Tarinlerinden örnek vererek yukarıda bahsettik. Fakat Çinlilerin bu hareketlerinden maaçları barış ve güvenlik olmaksızın belkide güçlü ittifak ve güçlü askeri gücü açısından üstün Türklerin arasına husumet ve fitne fesat tohumunu dağıtmayı amaçlamaktan ibaret olup Türklerin Gücüne zayıflatıp Devlşetini yıkıp yurtlarını sömürge haline getirmeyi amaçlamıştır. Barışçıl ve iyi niyetli Türkler Çinlilerin böyle hain tuzaklarına çok düşmüştür. Bu vakaları Kültigin Mengütaş’ında Biliğ Kağan çoık derin ve etkili kelimelerle bunu anlatmaktadır. Çin Devleti güçlü dönemlerde olsun veya zayıfladığı dönemlerde olsun Türk Milletini kendisinin can düşmanı olarak bilmiştir. Barış dönemlerinde vaya savaş dönemlerinde olsun herhangi bir şekilde insancıl veya dürüst olmadığı tarih kaynakların da inkar edilemeyen bir hakikattir. Bunlar Çin Tarihinin verdiği özel bilgilerdir. Onun için insaflı vicdanlı davranan her bir kişinin görüşünde ispat edilmiş bir davadan ibarettir.

  • 804 defa okundu.