DÜNYA BASININDAN
GÖKBAYRAK 
Doğu Türkistan Kültür
Dayanışma Derneği KAYSERİ
21.04.04 / PEKİN (İHA) -
Çin tarafından "terörist" örgütler olarak ilan edilen sürgündeki Uygur Müslüman gruplar, siyasi bağımsızlık için barışçıl ve şiddet içermeyen metodlar kullanma sözü verdi.
Almanya'nın Münih şehrinde 16-18 Nisan tarihlerinde yapılan toplantının ardından Doğu Türkistan Ulusal Kongresi ve Dünya Uygur Gençlik Kongresi, "Dünya Uygur Kongresi (WUC)" adı altında birleşme kararı aldı.
Doğu Türkistan Cumhuriyeti, 1940'lı yıllarda bugünkü Çin'in kuzey batısındaki Sincan Uygur Özerk Bölgesi'nde kurulmuş, daha sonra Çin tarafından işgal edilmişti. Orta Asya'da bağımsız bir Doğu Türkistan devletini tekrar kurmaya çalışan grupların toplantı sonrası bildirisinde, "WUC, Doğu Türkistan'daki Çin işgaline karşı şiddet içermeyen barışçıl bir muhalefet sürdürüleceğini ve uluslararası kabul gören insan hakları standartlarına şartsız uyulacağını ilan eder. WUC, Doğu Türkistan'daki Uygur halkının kendi siyasi geleceklerini belirleme hususundaki temel insan haklarına Çin'in saygı duyması için, Çin hükümetine daha fazla baskı yapılması konusunda uluslararası topluma çağrıda bulunuyor" denildi.
Açıklamada, 11 Eylül 2001 terör saldırılarından sonra Çin hükümetinin de uluslararası terörizme karşı küresel bir savaş başlatma adına, Sincan bölgesindeki Uygur toplumuna karşı baskılarını daha da artırdığına dikkat çekildi

ÇİN ABD İLE İNSAN HAKLARI DİYALOGONU KESTİ

Çin, ABD ile insan hakları konusundaki tüm diyaloğunu kestiğini açıkladı 1989'daki Tiananmen olaylarından sonra her yıl BM'de Çin'i insan hakları ihlalleriyle suçlayan karar tasarıları gündeme geliyor.
Pekin, bu kararı, ABD'nin Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Komisyonu'nda bu ülkeyi insan hakları ihlalleriyle suçlayan bir tasarıyı destekleyeceğini açıklaması üzerine verdi.Çin Dışişleri Bakan Yardımcısı, šen Guofanf, Amerikan Yönetimi'nin bu gerginliği kasıtlı olarak yarattığını ve diyaloğun temeline zarar verdiğini savundu.Çin resmi haber ajansına göre ABD'nin Pekin Büyükelçisi Clark Randt, Dışişleri Bakanlığı'na çağrıldı. Çin Dışişleri Bakanlığı, ABD'nin tavrını ülkenin içişlerine "ciddi bir müdahale" olarak değerlendirdi. Amerikan Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Richard Boucher, ABD'nin tasarıya, Çin'in insan hakları konusunda verdiği sözleri tutmaması nedeniyle desteklediğini söyledi. Boucher, Çin'de, yargısız infaz, işkence ile siyasi ve dini gruplara baskıların sürdüğünü kaydetti.
Geçen yıl Washington, insan hakları konusunda ilerleme kaydettiğini belirterek Çin'in kınanmasına karşı çıkmıştı.1989'daki demokrasi yanlısı gösterilerin bastırıldığı Tiananmen olaylarından beri Birleşmiş Milletler'de her yıl Çin'i insan haklarıyla suçlayan bir karar tasarısı gündeme geliyor. ABD'nin bu kararı, Avrupa Birliği'nin Tiananmen olaylarından sonra konulan silah ambargosunu kaldırmayı düşündüğü bir döneme denk geldi.
Amerikan Yönetimi, Avrupa Birliği'nin Çin'e yönelik yaptırımları hafifletmesine karşı çıkıyor.

ÇİN'DAKİ İDAMLARIN SAYISI İLK KEZ TELAFUZ EDİLDİ:HER YIL 10 BİN KİŞİ İDAM EDİLİYOR.
16/03/2004
Çin'de her yıl yaklaşık 10 bin kişinin idam edildiği bildirildi. Güneybatıdaki Çonking bölgesi milletvekillerinden Çen Conglin, "Çin Gençliği" gazetesinin hafta sonu baskısında çıkan demecinde, Çin'de her yıl 10 bin kişinin idam cezasına çarptırıldığını, bu cezaların da infaz edildiğini söyledi. Çin'de idam cezası konusunda ilk kez yarı-resmi bir rakam basına yansımış oluyor. Milletvekili, "Her yıl infaz edilen yaklaşık 10 bin idam cezası, diğer ülkelerdeki idam cezalarının toplamından beş kat fazla" dedi. İnsan hakları örgütlerince idam yüzünden eleştirilen Çin, idam sayısını gizli tutmaya çalışıyor. Sadece yolsuzluk, uyuşturucu kaçakçılığı ve dizi cinayet gibi gerekçelerle infaz edilen idam cezalarının bazıları açıklanıyor. Uluslararası Af Örgütü, 2002'de Çin'de 1060 idam cezasının infaz edildiğinin açıklandığına dikkati çekmiş, ancak gerçek sayının bunun çok üstünde olduğunu son raporunda bildirmişti.

  • 803 defa okundu.