8 MART DÜNYA KADINLAR GÜNÜ BASIN BİLDİRİSİ
Seyit TÜMTÜRK 
Doğu Türkistan Kültür Dayanışma
Derneği Genel Başkanı Kayseri
Kadınların sorunlarının anlatıldığı, sıkıntılarına çare arandığı 8 Mart Dünya Kadınlar Gününde, aziz milletimizin ve tüm dünya kamuoyunun dikkatini Doğu Türkistan’lı kadınların üstüne çekmek istiyoruz.
Doğu Türkistan’da yıllardan beri sürdürülen doğum kontrolü uygulamaları ile kadınların en temel hakkı olan annelik hakları ellerinden alındığı gibi zorunlu kürtaj sonucu bebeklerin de yaşama hakkı yok edilmektedir. Bununla birlikte; tıbbi olarak kesinlikle öngörülmediği halde 6-7 aylık hamile kadınlar bile kürtaja zorlanmaktadır. Bir de buna sağlıksız ortamlarda yapılan müdahaleler eklenince kürtaj edilen annelerin pek çoğu hayatlarını kaybetmektedir.
Komünist Çin hükümetinin kota ve sonucunda uyguladığı zorunlu kürtaj, yürütülen etnik soykırımın bir parçasıdır. Çin hükümeti, sistemli bir şekilde Doğu Türkistan’lı kadın ve erkekleri kısırlaştırmaktadır. Örneğin sadece 1991 yılında Hoten vilayetine bağlı Karakaş ilçesinde 18.700 Müslüman Türk anne zorla ameliyat edilerek annelik yetenekleri ortadan kaldırılmıştır. Bu uygulama için ilçeye 432 kişilik bir sağlık ekibi sevk edilmiştir. 1990-1991 yıllarında tüm Doğu Türkistan genelinde kısırlaştırmaya tabi tutulan kadınların sayısı 2 milyon civarındadır. Daha çocuk yaşta olan erkek ve kızlara dahi uygulanan bu kısırlaştırma, 21. yüzyılında henüz başlarında yaşanan büyük bir soykırımdır ve insanlık suçudur.
šu anda Doğu Türkistan’lı kadınların istekleri daha iyi bir yaşam, iş olanakları ve daha iyi gelir düzeyi elde etmek değildir. šu anda, Doğu Türkistan’lı kadın, Doğu Türkistan’lı erkekler gibi, çocuklar gibi, gençler gibi hayatta kalabilmek, yaşayabilmek ve yaşatabilmek için uğraş vermektedir. Hayatını istekleri doğrultusuna sürdürebilmek gibi en temel hakkından bile yoksundur. Bebeği henüz anne karnında iken, zülmün acı yüzü ile karşı karşıya kalmakta ve hunharca katledilmektedir. Gözünden sakınarak büyüttüğü yavruları ise sırf vatanlarını sevdikleri, Müslüman’ım dedikleri için terörist suçlaması ile karşı karşıya kalmakta, ya vatanlarını terk etmekte veya idam sehpasında son bulacak bir kadere boyun eğmektedir. Doğu Türkistan’lı kadın kimseden aş, iş istemiyor. Onların istediği sadece ve sadece yaşayabilmek ve yaşatabilmek. Gönüllerince anne olmak, evlatlarını büyütmek.
Bir avuç dolar için Çin’in zulmüne göz yuman, görmemezlikten gelenleri, zulmü alkışlayıp, zalimi övenleri, mazluma sırt çevirenleri gerçeği görmeye davet ediyoruz. Doğu Türkistan’lının, Doğu Türkistan’lı kadınların, Doğu Türkistan’lı bebeklerin seslerini duyun. Bizim kınadığımız gibi, sizde kınayın.. Çin Halk Cumhuriyetini. Sesimize ses, gücümüze güç katın
Çin Halk Cumhuriyetini Doğu Türkistan’daki işgalden, soykırımından, insan hakları ihlallerinden dolayı kınıyoruz. İşgal, baskı ve zulüm politikasından vazgeçmeye çağırıyoruz.
Dünya basını ve kamu oyunda simge haline gelmiş olan Doğu Türkistan’ın kadın ve insan hakları savunucusu Rabia Kadir halen tutuklu bulunmaktadır. Uluslar Arası Af Örgütünün en yakın ilgi alanlarında bir olan ve serbest bırakılması için mektup kampanyası başlattığı “özgürlük savaşçısı” Rabia Kadir Hanımefendinin bir an önce serbest bırakılmasını talep ediyoruz.

  • 758 defa okundu.