Gulja Katliamı Üzerine Basın Bildirisi
Seyit Tümtürk 
Genel Başkan
İki dünya savaşı, bölgesel pek çok savaşın, soykırım ve etnik temizliklerin yaşandığı 20. yüzyılın ardından, 21. yüzyıl çok büyük umutlarla karşılandı. Tüm insanlığın ortak dileği, yeni yüzyılda barış içinde yaşanan bir dünyanın kurulabilmesiydi. Ne var ki; yeni yüzyılın ilk iki yılında ne savaşlar durdu ne de gözyaşı ve kan.
Dünyada en büyük asimle hareketinin uygulandığı Doğu Türkistan'da da yeni yüzyılda zulüm devam etmekte ve her geçen gün artmaktadır. 35 milyon Doğu Türkistan halkı, 20. yüzyılda olduğu gibi yeni yüzyılda da, sesini duyurmak, insan hak ve hukukunu elde etmek için büyük bir mücadele vermektedir.
Bundan henüz 7 yıl önce 5 şubat 1997 tarihinde Gulja'da kadir gecesi münasebeti ile ibadetlerini yerine getiren bir grup kadın ve çocuğun tutuklanması, mahalle halkının serbest bırakılmalarını istemesi üzerine bir kaçının öldürülmesi ile başlayan olaylar kısa sürede bir halk ayaklanmasına dönüşmüştür. Olayların hızla yayılması ve halkın tek vücut olarak hareket etmesi üzerine Çin Halk Cumhuriyeti bölgeye çok sayıda asker sevk etmiş ve ayaklanmayı çok kanlı bir şekilde bastırmıştır. Yüzlerce gencin ölümü ve tutuklanması ile sonuçlanan Gulja olaylarının üstünden 7 yıl geçmiş olmasına rağmen, adı geçen olayların ve sonuçlarının Doğu Türkistan Halkı üzerindeki etkileri ve manevi gücü devam etmektedir. Olaylarda şehit olanlar birer kahraman olarak halkın gönlünde yaşamakta ve rahmetle yad edilmektedir. Çekilen acılar, tüm mücadelelere rağmen, dünya sustukça, Çin'e ucuz işçilik, 1 milyar 300 milyonluk Pazar diye baktıkça, Doğu Türkistan'da yaşanan soykırım ve asimile göz ardı edilmeye devam edecektir. Konu ekonomik çıkar olduğu sürece kulaklar duymaz, gözler görmez, kalpler hissetmez olmaktadır. Dünyanın bu kör tutumu ve sessizliği Çin'i cesaretlendirmektedir. Çin sükutu ikrardan saymakta, Doğu Türkistan Halkını vatanlarında azınlık duruma düşürmeye çalışmaktadır. Çin, 2001 yılında "sert vuruş" adı ile başlattığı kampanya ile yüzlerce genci idam etmiş, binlercesi hapsedilmiştir. 11 Eylül olaylarından sonra da, yurt içi ve yurt dışında yaşayan 35 milyonluk Doğu Türkistan halkını topyekün terörist ilan etmiş, halka toplu olarak terörist muamelesi yapmaya başlamıştır.
Son olarak, 2004 yılının hemen başında Çin'li yöneticiler, Doğu Türkistan'da çok yoğun şekilde bir tutuklama ve idam kampanyasının daha başlayacağının işaretlerini vermektedir. Doğu Türkistan'da ilk hedefin ekonomik kalkınmanın olmaması gerektiği, ekonomik kalkınmanın terörü körükleyeceği, bu nedenle önce sözde terörün yok edilmesi gerektiği gibi açıklamalar yapılmaktadır. Bu yolla halka göz dağı verilirken, büyük bir soykırım hareketinin temelleri atılmaktadır.
Çin'in Doğu Türkistan'daki insan hakları ihlallerini, hak ve hukuk tanımamazlığını bir kez daha nefretle kınıyoruz. Çin'in akıl almaz uygulamalarına karşı tüm dünya devletlerini, sivil toplum örgütlerini konu hakkında gerekli önlemleri almaya ve görevlerini yerine getirmeye davet ediyoruz. Doğu Türkistanlılar dünyanın en büyük sömürgecisi ve işgalcisi olan Çin'e karşı hak ve hukuk arayışlarını başarıya ulaşacakları güne kadar sürdürmeye kararlıdır. Gulja ayaklanması ve tüm şehitlerimizi rahmet ile anıyoruz. Ruhları şad olsun.

  • 682 defa okundu.