ABDULAZİZ KAĞAN
 
13.10.1994 Tarihli Hürriyet Gazetesinde

"Mao Dişlerini Fırçalamıyormuş" başlığı ile çıkan haberde " Çin'in eski lideri Mao Zedung'un 21 yıl boyunca özel doktorluğunu yapan Dr. Li Zhinsui, Mao'nun merhametsiz, ahlâksız ve dişlerini fırçalamayan biri olduğunu ileri sürdü. Amerikan The New York Times Gazetesi'nin haberine göre Dr.Zhinsui.yakında çıkacak olan kitabında, 1976 yılında 82 yaşında ölen Mao'nun hayatıyla ilgili birçok yönünü anlattı. 1988den bu yana ABD'de yaşayan Zhisui, Mao'nun egoist olduğunu, çevresinde birçok

Dalkavuk- bulunduğunu, bulaşıcı cinsel rahatsızlığına rağmen tedavi olmayı reddettiğini ve yatağını paylaşan birçok genç kadına hastalığını bulaştırdığını iddia etti."dediği belirtiliyor.

 

08.10.1994 Tarihli Milliyet Gazetesinde

Kamil Erdoğdu'nun "Çin'de Deprem Gibi Nükleer Deneme" başlıklı haberinde, " Avustralya’daki Canberra Sismoloji Merkezi'nden alınan habere göre Çin'in yeni bir nükleer deneme daha yaptığı bildirildi. Bu denemenin Çin dış işleri bakanlığınca da doğrulandığı ve yapılan açıklamada ülkesinin öteki nükleer güce sahip ülkelerden daha az nükleer deneme yaptığını öne sürdüğü belirtilerek, denemenin Sincan (Doğu Türkistan) eyaletinde yer alan Lop Nor'da yapıldığı ve Richter ölçeğine göre 6.1-6.3 şiddetinde kaydedilen sarsıntının, 40-150 kilotonluk bir bombadan kaynaklandığı tahmin ediliyordu. Ayrıca haberde Çin'in geçen Haziran ayında yine Lop Nor'da bir deneme yaptığı ifade ediliyor.

 

15.10.1994 Tarihinde Ortadoğu Gazetesi'nde

"Aziz Türkiye’miz Bize Sahip Çıksın!" başlıklı Necdet Ertuğrul'un haberinde Doğu Türkistan’ın Lideri Sayın İsa Yusuf Alptekin Bey'in yapmış olduğu basın toplantısındaki beyanatına yer vermiştir. Bu haberde Sayın Alptekin Bey; "Çinlilerin Türklere karşı büyük bir asimilasyon hareketi yürüttüklerini belirterek, Doğu Türkistan Türklerinin yok olma tehlikesi ile karşı karşıya kaldığını söyleyerek, Doğu Türkistan sorununun TBMM'de genel bir görüşme ile ele alınmasını isteyerek "Türkiye’nin bize sahip çıkmasını istiyoruz."dedi.

Ayrıca haberde Çinlilerin uyguladığı asimile politikalarından örnekler verilerek, Doğu Türkistan' a 1949 yılından sonraki Çinli akını hakkında bilgiler veriliyor.

Haberin altında İsa Yusuf Alptekin Beyin bütün dünyaya haykırdığı "İnsanlara Hürriyet, milletlere İstiklâl!" vecizesiyle son veriliyor.

 

17.10.1994 Tarihli Zaman Gazetesinde

 Kasım Akçil'in  "Türk İslâm Dünyasının eksik halkası Doğu Türkistan" başlıklı haberinde  "Doğu Türkistan Cumhuriyeti'nin 61. yılı münasebetiyle Erciyes Üniversitesi  Türk Dünyası Araştırma ve Uygulama Merkezi ile Doğu Türkistan Kültür ve Dayanışma Derneği tarafından ortaklaşa düzenlenen "Doğu Türkistan Paneli" Erciyes Üniversitesi Sabancı Kültür Sitesi'nde yapıldı. Panele Erciyes Üniversitesi öğretim üyeleri Prof. Dr. Ahmet Uğur, Doç. Dr. Abdulkadir Yuvalı , Doç.Dr. Mustafa Keskin ve Doğu Türkistan Kültür ve Dayanışma Demeği Başkanı Mehmet Cantürk'ün katıldığını belirterek, toplantıya katılan konuşmacılardan Prof Dr Ahmet Uğur'un "Yabancı devletlerin Türk İslam Dünyası'ndaki birleşmeyi istemediklerini, tarih sürecinde bunu engellemek için sürekli senaryolar ürettiğini belirterek.Doğu Türkistan, Türk İslam Dünyası'nın eksik kalan tek halkasıdır ama vuslat yakındır."

Kızıl Çin'in Doğu Türkistan'ı yokmuş gibi göz ardı ettiğini belirten Kayseri Doğu Türkistan Kültür ve Dayanışma Derneği Başkanı Mehmet Cantürk," Kutadgu Bilig, Divan-ı Lügat-itTürk bizim tarihi vesikalarımızda. Butarihi kimse inkar edemez."

EKİT, Ekonomik Kültür İş Birliği Teşkilatının tarih içinde Türk İslâm dünyası içinde yer alan tüm devletler tarafından uygulanmaya çalışıldığını fakat bu dünyanın dışındakilerin sürekli bunu bozmaya çalıştıklarını belirteren Doç.Dr.Abdulkadir Yuvalı, " Orta Asya ile kavuşma sağlandı. Bundan nasibini almamış tek Türk İslâm yurdu Doğu Türkistan'dır. O'da çok yakında bu mutluluğu tadacaktır"

Doç.Dr. Mustafa Keskin Kızıl Çinin Doğu Türkistan'da milyonlarca Türk'ü asimile ettiğini belirterek," Sürüne sürüne Avrupa'ya gitmektense koşa koşa Doğu'daki kardeşlerimize gitmek çok daha mantıklıdır." dediklerini ifade etmiştir.

 

18.10.1994 Tarihli Ortadoğu Gazetesinde

Sürgündeki Doğu Türkistanlılar' in başkanı İsa Yusuf Alptekin'in resmiyle birlikte "Doğu Türkistan Yine Unutuldu" başlıklı haberde Türk Cumhuriyetleri ikinci zirve toplantısı ve İzmir'de yapılacak olan Türk Devlet ve toplulukları 2. büyük kurultayına  Doğu Türkistan temsilcilerinin çağrılmadığını ve Çin zulmü altında yaşayan 35 milyon Türk' ün sesinin iki büyük Türk toplantısında duyurulamayacağı belirtilerek İsa Yusuf Alptekin'in " ilk zirveye ve Antalya'da yapılan kurultaya da davet edilmedik. Doğu Türkistan Türkü'nün her zamankinden daha çok ilgiye ihtiyacı var. Çin işgalcileri Türk'ün öz yurdunu adeta yağmalıyor. Bu kurultayda söylenecek çok şey vardı." sözlerine yer veriliyor.

 

20.10.1994 Tarihli Türkiye Gazetesi'nde

"Çin'de Dağılacak" başlıklı haberde Washington Post Gazetesi Pekin eski büro müdürü Lena H.Sun'un beyanatında " Çin dağılacak, Eylül ayından bu yana Çin'de 2400 kadar işçi olayı meydana geldiği Çin'deki değişim liderlerin kontrolünden çıktı. Çin Sosyal Bilimler Akademisi Deng Xiao Ping'in ölümünden sonra Çin'in tıpkı eski Yugoslavya gibi dağılacağı tahmininde bulundu." dediği ifade ediliyor.

 

11.11.1994 Tarihli Zaman Gazetesi'nde

"Çin'de Siyasi Tutukluların Organları İhraç Ediliyor." başlıklı haberde, Alman ARD Televizyonu'nun görüntülerle ekrana getirdiği programda, özellikle siyasi tutukluların devlet tarafından yedek organ deposu olarak görüldüğü belirtildi. Tutukluların gerekli görülen  organlarının başta politbüro üyelerine takılmak üzere, Tayvan ve Hong Kong'dan gelen siparişlerin karşılanabilmesi için alındığı belirtilerek, Chengdu Hospital Baş Tabibi Dr. Yang'ın,"  İstediğiniz organı vücudun sıcaklığını kaybetmeden bizden temin edebilirsiniz" dediğini ve bu organların nereden temin edildiği sorulduğunda" Gerek kurşuna dizilme cezası alan, gerekse asılan idam mahkûmlarından" diyerek cevap veriyor. Eski polis memuru Gao Peiqui kamera karşısında, "Çin'deki organ naklinin kaynağı siyasi tutuklular. Henüz cezaları kesinleşmemiş mahkûmlardan bile organ alınıyor. Politbüro mensuplarının genç kalmaları için küçük çocukların kanlarıyla onların kanlarının değiştirilmesi de yeni değil. Ölüme mahkûm edilen bir suçlunun böbrekleri, idam edileceği günden bir gün önce alınır. O bu haliyle 24 saat yaşar. Böylece idam edileceği veya kurşuna dizileceği zaman ölmüş olur." diyerek tüyler ürpertici ifsatlarda bulunduğu belirtiliyor.

 

23.11.1994 Tarihli Ortadoğu Gazetesinde

M.İdikut Kadıoğlu'nun " Dün- Bugün- Yarın" köşesinde, "Sarı Tehlike" başlıklı yazısında Orta Asya'daki gelişmelere kısaca değindikten sonra, ABD 'de Doğu Asya üzerine çalışmalar yapan Samuel Huntington'un Görüş ve tespitlerine yer veriyor. Bu tespitlerde "Yakın gelecekte Çin'in dünya istikrarını tehdit edeceğini" öne sürerek bunu şu faktörlere dayıyor; "Çin'in 1850 yılından sonra Japonya'nın gerisinde kalması, kendisinde bir kompleks yarattı, dünyanın her yerinde olduğu gibi Çin'de de dini inanışlar sağlamlaşıyor, güneydeki zengin Çinliler servetlerini fakir köylü Çinlilerle paylaşmak istemiyor ve Doğu Türkistan'daki zengin petrol ve uranyum yatakları Çin'e akıyor, dördüncü ve en önemli problem etnik problem. Yani dünyadaki ikinci milliyetçilik akımı. Huntington diyorki," Çin Uygurlar'ın Kazakistan'daki soydaşlarıyla ilişkiye geçebilecekleri olasılığından dolayı kaygı duyuyor" Beşinci problem olarak insan haklarını gösterdiği belirtiliyor.

 

28.11.1994 Tarihli Ortadoğu Gazetesi'nde

" Doğu Türkistan Tanıtıldı" yazı ve Doğu Türkistanlı sanatçı Abdullah KÖSE'nin resmiyle beraber verilen haberde" İzmir Türk Ocakları'nın geleneksel olarak düzenledikleri Cuma Sohbetleri'nin ilkinde, Doğu Türkistan' in kültürü ve sorunlarının anlatıldığı sohbetten sonra Doğu Türkistan Müziği'nden örnekler" verildiği belirtiliyor.

 

29.11.1994 Tarihli Ortadoğu Gazetesi'nde

" Çin'de ekonomik reformların arka planı" başlıklı haberde," Çin'de ekonomik reformlara bağlı olarak politik durumun halkı isyan etme noktasına getirdiği belirtiliyor. Çin'deki ekonomik duruma geniş yer veren Stern Dergisi'nde, Mao'nun kurduğu katı dikta rejiminden taviz vermeksizin sürdürüldüğü, özellikle sanayi tesislerinde çalışma şartlarının tahammül edilemeyecek kadar ağır olduğunu, işçilerin haftada 65 saat çalıştırıldığını ve sadece hafta sonu evlerine gidebildiklerini kaydediyor Ayrıca işçilerin haklarını savunacağı hiçbir merci bulunmadığı belirtiliyor.

  • 764 defa okundu.