Shir Ali'nin İdamı Hakkında UAA Basın Bildirisi

UAA Uygur Amerikan Birliği Yönetim Kurulu

Acil Bildiri
22 Ekim 2003 Çarşamba
Uygur Amerikan Birliği (UAA), bir Uygur siyasi eylemci ve šubat 2002'de Nepal hükümeti tarafından Çin'e iade edilen bir mülteci olan Shirali'nin idam edilmesine yönelik Çin'in almış olduğu kararı kınıyor. UAA, Çin Hükümetine siyasi ve dini görüşlerini barışçı bir şekilde ifade eden Shirali ve diğer siyasi mahkumların idamlarını durdurması çağrısında bulundu. UAA, Çin'den ülkelerine iade edilen mülteciler konusunda uluslar arası hukuk ve anlaşmalara uyması çağrısında bulunuyor.
"Xinjiang Daily"nin 21 Ekim tarihli baskısına göre šincan Yüksek Mahkemesi Shirali'yi "etnik bölücülüğe" karışması suçlamasıyla ölüm cezası verdi. Gazete Shirali'nin idam edilmiş olup olmadı yoksa hala idamı için bekliyor olduğu konusuna açıklık getirmemiş. UAA bu idamın gerçekleşip gerçekleşmediğini teyit ettirme konusunda başarılı olamadı. Fakat büyük bir ihtimalle Shirali idam edilmiştir; çünkü Çinli yetkililer genellikle mahkumları , özellikle de ölüm cezasına çarptırılmış olan Uygur siyasi mahkumları derhal idam ederler.
Hotenli bir genç olan Shirali diğer Uygurlarla birlikte Kasım 2000 tarihinde Tibet üzerinden Nepal'e kaçmalarından önce Doğu Türkistan'daki Çin yönetimine karşı şiddetli olmayan bir şekilde karşı koymakta olan bir siyasi eylemciydi. Nepal hükümeti, onlar gelir gelmez onları Khatmandu'da göz altına aldılar ve hapse attılar. BM Mülteciler Yüksek Komiserliğinden yetkililer onları ziyarete geldi ve onların Çin'de hapisteyken kötü muamele gördükleri ve işkenceye uğradıklarını ve neden ülkelerini terk ettiklerini gösteren kanıtlarını dinledikten sonra onlara mülteci statüsü verdiler. Ocak 2002'de Shirali ve diğer iki Uygur Khatmandu'daki hapisten kaybolunca UNCHR yetkilileri bu kişiler için endişelerini dile getirdi ve onların nerede olduğuna dair bilgi vermeleri konusunda Nepal yetkililerine çağrıda bulundu. Fakat Çin'in baskısından ötürü Nepal hükümeti uluslar arası hukuku ve ihlal ederek ve BM'in bu konuda dile getirdiği derin kaygıyı görmezden gelerek bu kişileri Çin'e iade etti.
Komşu ülkelerin uluslar arası hukuka aykırı olarak Uygurları Çin'e iade etmeleri ve bunların kısa süreli mahkemeler sonucu idam edilmeleri ilk defa olmuyor. Eskiden Kazakistan ve Kırgızistan tarafından iade edilen Uygur siyasi eylemciler Çin tarafından idam edildi. Uluslar arası topluluk Doğu Türkistan'daki Uygur halkın içinde bulunduğu kötü duruma ilişkin olarak ve komşu ülkelerin Uygur mültecileri iade etmemeleri konusunda Çin üzerinde yeterli baskı kurmamasından dolayı Çin hükümeti barışçı bir şekilde ayrılık isteklerini ifade eden Uygurları öldürmede serbest olduğunu ve bunun cezasını çekmeden kolayca sıyrılabileceğini düşünmekte.
Artık uluslar arası topluluğun sessizliğe son verme zamanı geldi. Artık bu kaçış, iade etme ve idam etme kısır döngüsüne bir son verme zamanı geldi. ABD, Birleşmiş Milletler, Avrupa Birliği ve ASEAN; Uygur siyasi eylemcilerinin siyasi ve dini bağımsızlık isteklerini barışçı bir şekilde ifade etmelerinden ötürü idam edilmeleri konusunda Çin' daha fazla baskı yapmaları gerekiyor; ayrıca Kazakistan, Kırgızistan, Pakistan, Nepal ve Hindistan gibi komşu ülkelerin de Çin'in baskısı altında Uygur mültecileri ülkelerine iade etmeye bir son vermeleri konusunda daha fazla baskıda bulunmalarının zamanı geldi. Her hangi bir ülkenin her hangi bir Uyguru Çin'e iade etmesi o kişinin idamından başka bir şey değil.
İşkence ve Diğer Zulümler, İnsanlık dışı veya aşağılayıcı muamele ve cezalandırmaya karşıtı yapılan anlaşma uyarınca: "Hiçbir ülke, bir kimseyi işkence tehlikesinin olabileceğini düşündüğü her hangi bir ülkeye sürgün edemez, geri döndüremez veya iade edemez." Bu yüzden Çin'deki zulüm ve baskıdan kaçmış olan Uygur göçmenlerin ülkelerine iade edilmeme gibi temel hakları var. Bu hakkın siyasi ve dini zulümden ötürü Çin'i terk eden her bir Uygur'a tanınacağı uluslar arası topluluk tarafından garanti altına alınmalıdır. Çin, Uygur halkının temel insan haklarını ihlal etme konusuna gelince imzalamış olduğu uluslar arası insan hakları anlaşmalarına hiç uymuyor. Bu acı gerçeğin ışığı altında Uygurların sığınmış olduğu ülkeler iade etmeme konusunda uluslar arası hukuk uyarınca onları iade etmemeli ve onların güvenliği, emniyeti ve mülteci statüsünü garanti altına almalıdır.
Uygur Amerikan Birliği, komşu ülkelere Uygur mültecileri ilerde iade etmeleri ve BM Mülteciler Yüksek komiserliğinin bu kişilerin davalarıyla ilgilenmeleri ve onların hayatlarını korumak için üçüncü bir ülkeye iltica etmelerini sağlamalarına yardımcı olmaları çağrısında bulunuyor. UAA, ayrıca bu ülkelerden BM prensipleri uyarınca bu kişilerin üçüncü ülkeye geçişlerinde güvenli bir yol sağlamalarını rica ediyor.
Uygur Amerikan Birliği Yönetim Kurulu


UAA Press Release on the Execution of Shirali
For Immediate Release:
Wednesday, October 22, 2003
The Uyghur American Association strongly (UAA) condemns China's recent decision to execute Shirali, a Uyghur political activist and refugee who was extradited by the Nepali government back to China in February 2002. UAA calls on the Chinese government to stop the execution of Shirali and other
Uyghur political prisoners for their peaceful expression of political and religious dissent. UAA demands the Chinese government to abide by international laws and treaties in treating extradited refugees.
According to "Xinjiang Daily", October 21st edition, Xinjiang High Court has recently sentenced Shirali to death for engaging in "ethnic separatism". The paper did not state whether he had already been executed or waiting for execution. UAA has been unsuccessful in verifying whether this execution has already taken place or not. It is highly likely that Shirali has already been executed because it is customary for the Chinese authorities to immediately execute prisoners, especially Uyghur political prisoners, who were sentenced to death.
Shirali, a Uyghur youth from Hotan, had been an active and peaceful political activist who nonviolently resisted Chinese rule in East Turkistan before he, along with some other Uyghurs, fled to Nepal via Tibet in November 2000. The Nepali government detained them in Khatmandu on their arrival and put them in a prison. UNHCR officials in Nepal visited them and granted them refugee status after listening to their testimonies how they were abused and tortured during their imprisonment in China and the reasons why they fled the country for life. UNHCR office voiced immediate concern to the Nepali authorities and asked for information after the whereabouts of Shirali and two other Uyghurs detained in Khatmandu prison became unknown in January 2002. However, under Chinese pressure, the Nepali government extradited them to China violating international law of nonrefoulement and disregarding the serious concern expressed by the United Nations.
This is not the first time that a neighboring country extradited Uyghurs against international law to China and thereby executed by the Chinese government with summary trials. In the past, China executed Uyghur political activists extradited by Kazakhstan and Kyrgyzstan. Since the international community has not put enough pressure on China regarding the plight of Uyghur people in East Turkistan as well as the neighboring countries not to repatriate Uyghur refugees, the Chinese authorities seem to have a free hand to kill any Uyghur for his peaceful expression of dissent and get away with it with impunity.
This is the time to break the silence for the international community. This is the time to break this vicious cycle of fleeing, extradition, and execution. It is time for the United States, United Nations, European Union, and ASEAN to put more pressure on China not to execute Uyghur activists for their peaceful expression of political and religious dissent as well as to put pressure on the neighboring countries of China, especially Kazakhstan, Kyrgyzstan, Pakistan, Nepal, and India, not to return Uyghur refugees under
Chinese pressure. It is clear from the Chinese practice that extradition for any Uyghur from any country to China means nothing but execution. According to the Convention against Torture and Other Cruel, Inhuman or
Degrading Treatment or Punishment, "no State Party shall expel, return (refouler) or extradite a person to another State where there are substantial grounds for believing that he would be in danger of being subjected to torture." Therefore, the principle of non-refoulement is a basic right of the Uyghur refugees that flee Chinese tyranny and oppression.
This right should be guaranteed by the international community to any Uyghur who fled China due to political and religious persecution. China never abides by the international human rights treaties it has signed when it comes to violating the fundamental human rights of the Uyghur people. In light of this cruel fact, the countries that Uyghurs fled should never extradite them to China according to the international law of nonrefoulement but guarantee their safety, security, and refugee status.
The Uyghur American Association calls on China's neighbors not to return Uyghur refugees in the future but let United Nations High Commission for Refugees to handle their cases and possibly relocate them to third countries for the protection of their life. UAA also asks these countries to provide these Uyghurs safe passage to third countries according to the principles of the United Nations.
Board of Directors
Uyghur American Association

  • 783 defa okundu.