YUSUF HAS HACİB'İN DOĞUMUNUN 985 YILI MÜNASEBETİ İLE (2)

Prof.Dr. Mahmut KAŞKARLI 

Yusuf Has Hacib akıllı,bilgili,fazilet ve takva sahibi bir zat olduğu için halk içinde çok itibar ve hörmet görmüştür. Onun eseri Türkistan’da,Türk dünyasında her zaman sevgiyle okunmuştur.Yusuf has Hacib’in ‘Kutadgu Bilig’ Destanı insan ve devlet hayatı bilgisinin bütün çeşitlerini içine alan ve onu edebi şekilde ifade eden ‘Kamusname’(Bilimler çeşmesi)sayılabilir.Başka bir deyişle’Kutadgu Bilig’destanı ‘tavsiyaname’’temsilname’ ve’siyasetname’ ve ‘devletname’den ibaret büyük bir abide eserdir.
Kutadgu Bilig,mesnevi tarzında kaleme alınmış 6645 beyitlik bir destan olup içeriği bakımından bir siyasetnamedir. Eser İslam Türk klasik edebiyatını müjdeleyen ilk Türk eseridir.XI.yüzyılın yazılı edebiyatın en büyük mahsulu olan bu eser,sade ve ahenkli bir üslupla yazıldığından geniş Türk illerinde ve bozkırlarında okunmakla kalmayıp Türk milletinin ortak edebi yazı dilini gelişmesinde çok önemli rol oynamıştır.Eserin giriş kısmında işaret edildiği gibi Mümtaz Buğra Han tilince yani Hakaniye Türkçesiyle yazılmışolduğundan çağın Türkistan illerinin en mükemel bir edebi abidesi olmuştur.Bu eserin şöhreti birçok illere yayılmış,Çinliler bu eseri’’Edebi’l-mülük’’(edebiyat hazinesi), Maçinler de ‘’Aynü’l-memleket’’(ülkenin aynası),maşrıklılar (araplar) ise ‘’Zinetü’l-ümera’’(emirler zinneti),İranlılar da’’šahname-i Türki’’,Turanlılar’’kutadgu Bilig’’bazılarında ise’’pendname-i Mülük’’diye adlandırılmıştır.
Kutadgu Bilig zarif dili ve ahlaki konusu ile uzun müddet Türkistan’ın edebi Türkçesi’nin üzerinde büyük etki yapmıştır.Hatta Türk edebiyatına gerçek bir çığır açmıştır.Türk edebiyatı ilk defa Kutadgu Bilig ile İslami Türk nazım edebiyatının temelini kurmuştur.
Eser bütün klasik Doğu eserleri gibi Tanrı’ya hamd,peygambere ve dört halifeye övgü ile başlar.Baharın güzelliklerinin tasviri ile devam eder.šair ustalıklı bir şekilde bahar tasvirinden hükümdarın methine geçer.Yusuf Has Hacib kitabın adı ve manası hakkında bilgi eser dört timsali şahsiyet arasındaki bir münazara(münakaşa) temsilidir.Bu dört şahsiyet,yazarca aynı zamanda dört unsuru kendi bünyesinde canlandırmışlardır.
Bunlar;
1- Kün-toğdı:Hükümdar,ilig,adalet,doğru yol,köni törü.
2- Ay-toldı: Vezir, kut, baht, saadet, devlet, ikbal.
3- Ögdülmüş: Vezirin oğlu,akıl,mantık.
4- Odgurmuş: Vezirin kardeşi, kanaat ve akıbet. Kavramlarını temsil etmektedirler.

Eser dört Türk kahramanının adlarıyla değerlendirilmek istenmiştir. Bu bakımdan eserin yapısı son derece dikkat çekicidir. Eser, yapı bakımından manzum hikaye şeklinde olmakla beraber şahısların karşılıklı esere tiyatro havası katmaktadır. Kutadgu Bilig’in ilimi neşri ve aktarmasını yapan Reşid Rahmeti ARAT bu konuda şöyle diyor; “Eser şairin seçmiş olduğu yarı hikaye ve yarı temsil tarzında orada hareketi hazırlayıcı ve izah edici monologlar ve canlı tabiat tasvirleri ile süslenmiş olan sahneleri bütün olarak, öyle mükemmel bir üslup ve mimari içine yerleştirmiştir ki bu malzemeye başka ne gibi bir şekil verilebileceğini düşünmek bile güçtür.” Bütün bu hususiyetlerine göre Kutadgu Bilig yarı hikaye, yarı tiyatro tarzında kurulmuş manzum bir eserdir.
Yine Reşit Rahmeti ARAT’ın dediği gibi “Mahmud’un eseri Türk Dünyasının dış cephesini tespit ederken, Kutadgu Bilig, Türklerin manevi tarafını, siyas ve idari görünüşünü ortaya koymakta. Böylece bu iki kitap İslam medeniyeti çerçevisindeki Türk topluluklarının dil ve edebiyat ile Türk devletinin siyasi-içtimai bünyesini tanımamız için gerekli hemen bütün malzemeyi ihtiva etmektedir.”4
Prof. Dr. İbrahim KAFESOĞLU’nun işaret ettiği gibi “Kutadgu Bilig, Türk kültürünün eksik taraflarından olduğu adeta bir fikir birliği halinde ileri sürüle gelen adalet ve kanun konularını aydınlatmak bakımından elimizde mevcut belki en kıymetli kaynak durumundadır.”5
Kutadgu Bilig’de işlenen esas tema “ideal insan”dır. Yusuf Has Hacib kendi devresindeki ideal bir insanda bulunması gereken vasıflar üzerinde durur. Bu insan bütün kötü vasıflardan arınmış ve iyi huylarla bezenmiş bir insandır. Allah’a sıkı sıkıya bağlı, takva sahibi bir mümindir. Zamanın bütün ilim ve hünerlerini öğrenmiş bir alim ve hakimdir. šairin eserde yaratmak istediği bu insan adaletten ve doğruluktan yana, adaletsizlik ve haksızlıklara karşı mücedele eden cesur ve son derece erdemli insandır ki hırsızlık yapmaz, yalan söylemez, içki içmez, dedikodu etmez, son derece cömert ve iyilikseverdir. Etrafındaki insanlara merhametli ve insancıl davranır, gelenek ve göreneklere uygun hareket eder. Yusuf Has Hacib bu ideal insan tipini mücerret olarak ortaya koymaz. Onu cemiyet içine yerleştirerek fertlerin diğer fertlere ve devletle olan münasebetlerini inceler. Böylece Kutadgu Bilig hem sosyoloji hem de isyaset ilimi ile ilgili bir eser haline gelir. Bundan dolayı kelime, kelime “mesut olma bilgisi” “devlet kurma bilgisi” manasına gelen Kutadgu Bilig terim olarak siyaset name manasını kazanmıştır. Dolayısıyla Arap dünyasında bu kitap “Nizamü’l-mülük” “devletin nizamı” olarak yorumlanmıştır.
Eserde hükümdarın, vezirlerin, ordu kumandanlarının, elçilerin, sarayda çalışan insanların vasıfları tek, tek sayılır, temel vazifeleri gösterilir. Çeşitli görev ve meslekteki insanların birbirlerine nasıl davranmaları gerektiği üzerinde durulur.
Kutadgu Bilig’le ilgili önemli çalışmalar yapan Reşit Rahmeti ARAT’ın eser ve muhtevası hakkında görüşleri şöyledir; “Yusuf; bu eseri ile insan hayatının manasını tahlil ve onun cemiyet ve dolayısıyla devlet içindeki vazifesini tayin eden bir felsefe, bir hayat felsefesi sistemi kurmuştur.”6
Kutadgu Bilig’deki siyasi, hukuki, sosyal ve ahlaki fikirleri bir yandan eski Türk devlet anlayışına bir yandan İslam kültürü geleneğine, öte yandan insani değerlere bağlıdır. Türk boylarının örfi hukuk uygulamalarının büyük Türk hükümdarları tarafından düzenlemesiyle maydana getirilen töre ve Tanrı tarafından Türk hükümdarlarına bahşedilen “Hukuk” Türk devletinin ve hakimiyet anlayışının temelini teşkil eder. Bu devlet ve hukuk anlayışında törenin doğru tatbik edilmesi de adaletin teminatıdır.
Yusuf Has Hacib, hükümdara doğru töre yani adaleti vezire ise “Hukuk”u temsil ettirmekle bu iki kavramı eserinin temel unsurları olarak almıştır. Ögdülmiş’in “ukuş”u yani aklı temsil etmesi de Orhun bengü taşlarının ana unsurlarından hükümdar ve beylerin bilgi alması fikriyle paralellik içindedir. Akıbeti temsil eden Odgurmuş ise daha çok İslami geleneği aksettirir. Yusuf Has Hacib ve Karahanlılar, Hunlardan beri süre gelen Türk devlet ve siyaset anlayışını ve geleneklerini büyük ölçüde devam ettirmişlerdir. İşte Yusuf Has Hacib bu milli temel ile Türklerin yeni girdiği İslam medeniyetinin unsurlarını ustalıkla kaynaştırarak, kendi devresinde Türk-İslam sentezini kurmuş oluyordu. Kutadgu Bilig’de Yusuf Has Hacib’in “hükümdarlık güzel bir şeydir. Bundan da önemli olan töredir. Fakat bundan da önemli olan törenin tüz (eşit) tatbik edilmesidir.” šeklinde belirttiği adalet kavramı Türk cihan hakimiyetinin temel noktasıdır.7

Yusuf Has Hacib “Kutadgu Bilig” destanında, kün togdı’yı veya hükümdarı adil kanun ve yasanın sembolü haline getirmek sureti ile yüksek derece idealleştirmiştir. Destanın 18. babında Kün Togdı=eliğin Aydoltı adaletin vasıfları hakkında söyledikleri bunun açık bir örneğidir.
809: Könük özele keser men işiğ
Adır mezmen begig ya kulsig kişiğ
TT. Aktarması:
Doğruluk üzere görürüm işi
Ayırmam bey olsa, kul olsa kişi
817 : Kerek oglum erse yakın ya yaguk
Kerek barkın erse keçigli konuk
TT Aktarması
Gerek oğlum veya yakın ve yolcu
Gerek yerli veya konuk geçici
118: Törüde ikigü manga bir sanı
Keserde adın bolmagay ol meni
TT. Aktarması
Yasa karşısında bana bir hepsi
Kararlarımda fark bulmaz hiç biri
Bu mısralardan açıkça görmek mümkündür ki, Yusuf Has Hacib 11. yy. da yasa önünde herkesin eşit olması gerektiğini savunmuştur. Türk töresinin adalet anlayışını tereddütsüz bir biçimde ortaya koymuştur.

Yusuf Has Hacib bu ünlü eserinde devlet için doğru töre ve yasanın çok önemli olduğunu doğru töreyi devlet yasasını hayata geçirmek için devletin her kademesindeki görevlilerin, ahlaklı, becerikli, cesurluk gibi asıl vasıflara sahip olması gerektiğini, böyle insanlarla ülkenin kalkınacağını, milletin zenginleşeceğini, onun aksine olarak bilgisiz, ahlaksız, beceriksiz, kendi çıkarlarını düşünen zalim, korkak insanları devlet idaresinin başına gelirse devletin zayıf duruma düşerek perişan olacağını açık bir dille vurgulamıştır. Aşağıdaki beyitlerden bunu görmemiz mümkündür.
3463: Bu kök tiregüki ol könilik törü
Törü ortasa kök turamaz örü
TT. Aktarması
Bu göğün direği doğruluk yasa
Yerinde durmaz gök yasa bozulsa
103: Ajun inçke tegdi tüzüldi törü
Törü birle atıng kopurdı örü
TT. Aktarması
Kanun düzeltildi sulh oldu cihan
Kazandı büyük nam kanunla hakan
819: Bu beglik uli kör könilik turur
Köni bolsa begler tirigilik bolur
TT. Aktarması
Beyliğin temeli gör doğruluktur
Doğru olsa beyler iş sağlıklıdır
894: Kalı edgü bolsa bodun başçısı
Kamug edgü boldı anıng işicisi
TT. Aktarması
Eğer iyi olursa ulusun başı
Hepsi iyi olur o vatandaşı
895: Apang edgü bolsa bu begler özün
Bayur bodnı barça kör etlür ajun
TT. Aktarması
Bil ki iyi olsa bu beyler kendi
Zenginleşir ulus yükselir ili
2034: El artar törü birle etlür ajun
El eksür bu küç birle buzulur ajun
TT. Aktarması
İl yasayla artar dünya düzelir.
Zulüm il daraltır dünya bozulur
2023: İki neng birle elçi beglik bozar
Kirür egri yolka könidin azar
TT. Aktarması
İki şey ile bey beyliği bozar
Girer eğri yola doğrudan azar
2024: Biri küç birisi usallıl kılur
Bu iki bile beg elin artatur.
TT. Aktarması
Biri zorbalıktır birisi gaflet
İki şey ile bey yıkar memleket
2032: Köyer ot turur küç yagusu köyer
Törü suv turur aksa nimet öner
TT. Aktarması
Zulüm yanan ateş yaklaşsan yakar
Adalet akarsu nimetler çıkar
2136: Kayu beg bodunka törü bermese
Küdezmese bodnın yegüçi yese
TT. Aktarması
Eğer bey ülkeye yasa koymazsa
Gözetilmese halk kapanlar alsa
2137: Ot idti bodunka buzuldı ili
Yıkıldı seziksiz bu beglik ulı
TT. Aktarması
Ateş düşer halka ülke bozulur
šüphesiz temelden beylik yıkılır

Yusuf Has Hacib “Kutadgu Bilig” destanında devleti bilgili, akıllı, ahlaklı, yetenekli insanlar yönetimde adil yasa ile idare edilmesi gerektiğini vurgulamakla birlikte, devleti çeşitli tehlikelerden, iç ve dış düşmanlardan korunmasında askeri gücün de önemli olduğunu göstermiştir:
286: Kılıç ursa bıçsa yagı boynını
Törü birle tüzse ili budnını
TT. Aktarması
Kılıç çalıp keser düşman boynunu
Yasayla düzenler yönetimini
Eski çağlardan günümüze kadar geçen devletler ile şimdiki devletlerin hepsi, ortaya çıkma ihtimali olan iç ayaklanmaları bitaraf etmek , dış güçlerin tecavüzünden korunmak dolayısıyla devletin bağımsızlığını ve egemenliğini muhafaza etmek silahlı kuvvetlerine çok önem vere gelmektedir.8

Yusuf Has Hacib’in eserinde verdiği bilgilere göre Karahanlıların silahlı kuvvetleri saray muhafızları, özel birlikler, han ailesine bağlı kuvvetler ile beyler ve devletin diğer yöneticilerine tarafından idare edilen birliklerden oluşmaktaydı.

Yusuf Has Hacib saray muhafız birliklerinin ikiye ayrıldığını gündüz koruyan birliklere “Turgak” (Kovukçı) gece koruyan birliklere “Yatkak” (Güzetçi) denildiği işaret ederek şu mısraları yazmıştır.
608: Kunin turdı turgak tünün yatgakın
Tapındı kıyıksız bagırsaklıkın
TT. Aktarması
Gündüz kapıcıydı gece korucu
Kusursuz çalıştı dürüst doğrucu

Yusuf Has Hacib “Kutadgu Bilig” destanında savaş tarihinin tecrübelerine göre savaşta zafer kazanmak için gerekli amilleri içinde silahlı kuvvetlerin sayısı değil, onların cesurluğu, savaş kabiliyetinin üstünlüğü silahlarının iyiliği, komutanların becerikliliğine bağlı olduğu şu mısralarla göstermiştir.
2333: Öküş sü çerig erse başsız bolur
Bu başsız çeriğ sü yüreksiz bolur
TT. Aktarması
Çok er asker olsa bu başsız olur
Başsız ordu ordu asker yüreksiz olur
2336: Kalın sü yayılsa için bulgaşur
Anı itse bolmaz yaragsız tuşur
TT. Aktarması
Çok asker yayılsa içten karışır
Yönlendirmek olmaz durum zorlaşır.

Yusuf Has Hacib destanında savaşın kaderini orduya bağlı askerlerin sayısının çokluğu değil, sayı az olsa da profesyonelleşmiş Kahraman, cesur, silahları mükemmel ordunun tayin edeceğini şu beyitte ifade etmiştir.
2339: Öküş sü tileme er ödrüm tile
Er ödrüm tile hem tolum tüm bile
TT. Aktarması
Çok asker isteme seçkin er dile
Seçkin asker ile tüm silah iste
tiglig az edgü öküşte körü,
Telim tuştı artak öküş sü bile
T.T. Aktarması
Düzenli az asker,çoktan iyidir.
Çok kimse yenildi.bol asker ile.
Bu gün askeri strajedide profesyonelleşmiş askeri birliğin önemi vurgulanmaktadır.Bu bakımdan da Yusuf as Hacib’in büyük bilgi görüşlerinin doğruluğunu ve onun ne kadar uzağı görme yeteneğine sahip bir alim olduğunu müşahade etmekteyiz.

Yusuf Has Hacib’in büyük bilgi sahibi yüce bir insan olduğunu uzaydaki cisimler hakında ortaya koyduğu ilmi görüşlerinden,özellikle Ay hareketi hakkında verdiği bilgilerden açık bir şekilde görmemiz mümkündür.Yusuf Has Hacib Kutadgu Bilig destanında şu beyitlerle Ay ile Güneş’in münasebetini ifae etmektedir.
137: Bularda eng altın bu yalçık yorır
Yaşık birle utru bakışsa tolır
T.T. Aktarması:
Bunlardan en altta dolaşan Ay’dır,
Güneşle bakışsa Dolunay olur
731: Bu Ay Togsa aşnu idi az togar,
Küninge bedüyür yukaru agar.
T.T. Aktarması
Ay doğarken önce küçüçük doğar,
Gün güne büyürde,yukarı ağar.
Yusuf Has Hacib yukarıdaki şiir mısralarında Ay şeklinin yuvarlak olduğunu, kendinden ışık çıkmayacağını,fakat güneşin ışığıyla ışıklanacağını o kendi ekseni etrafında dolaşmaktan başka yer etrafında dolaşıp durmakta olan bir cismin olduğunu işaret etmiştir.11.yy.da Yusuf Has Hacib tarafından böyle bir görüşün ortaya atılması bilim dünyasında büyük bir devrim karakterli ilmi görüştür.
Astronomi biliminin tarihi gelişmesine baktığımızda dünyanın güneşi merkez edeceğini kendi ekseni etrafında dolaşmakla birlikte yine ğüneş etrafında dolaşacağını ünlü astronom Nikolay Kofirnik (1473-1543) Gök cisimlerinin harekatı adındaki eserinde 16.yy.da ortaya koyabilmiştir. (10)

  • 705 defa okundu.